Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısKöşe YazarlarıManşet

Cenevre’de çok şeyler oldu

Erdoğan Özbalıkçı

17-18 Mart’ta Cenevre’de BM önderliğinde yapılan BEŞ ARTI BİR zirvesine herkes istediği yönden bakıp yorum yapıyor.

Özellikle Kıbrıs Türk tarafında gerek iktidar gerekse muhalefet kanadı bu zirveyi önemsizleştirmeye çalışıyor. Bu durumu ve nedenlerini iyi tahlil etmeliyiz.

İktidar kanadının bu zirveyi küçümseyen açıklamalarını anlamak kolaydır. Bu kanat STATÜKODAN BESLENMEKTEDİR. Kıbrıs konusunda yapılacak bir ilerleme, bu çevrelerin yağmalarının önünde engel olacağı için,  herhangi bir ilerlemeyi engellemek için ellerinden gelenlerini yapacaklardır.

Çözüm istediğini söyleyenlerin ÖNEMLİ BİR KISMININ  ise bu dönemde hiç de olumlu konuşmadığını, bu zirveyi küçümsemek için ellerinden gelenin FAZLASINI yaptıklarını mutlaka tespit etmeliyiz.

Bu tavrın iki nedeni var:

BİRİNCİ NEDEN,  Tatar’la çözümün  mümkün olamayacağını ileri sürerek, çözümü kendi iktidarları döneminde sağlayacaklarını vurgulamak.

Kısaca çözüm yerine gelecek için siyasal yatırım yapmaya devam etmek…

Özellikle CTP içerisinde eski görüşmecilerden biri ısrarla bu pasif  ve BOZGUNCU çizgiyi savunmaktadır.

Ancak  bu tavır, BARIŞ İÇİN MÜCADELEDE FREN görevi yapmaktadır. 2004 sürecinde Çözüme inanan önderlikler, kitleleri HAREKETLENDİREREK, hem ULUSLAR ARASI KAMUOYUNDA hem de Türkiye’de önemli taraftar bulmuşlardı.

İKİNCİ NEDEN  ise, muhalefet kanadının içinde, STATÜKODAN NEMALANAN veya ÇÖZÜM durumunda KAYIPLARI OLACAĞINI DÜŞÜNENLERİN gücüdür. Bu gücü küçümsememek gerekir.

Özellikle Rum arazilerinin yağmalanmasından ve bu araziler üzerindeki yapılaşmadan nemalanan önemli bir kesimin sol kanadın içerisinde olması çok dikkat edicidir.

Bu kesimler, Rum malı üzerinde yazlık  ev yapanlar, lüks villalar edinenler de çözüm yerine bu halin devamını sessizce onaylamaktadırlar…

Rum mallarının yağmalanmasına karşı açılan davalarda, hukukçuların bu davalarda , çeşitli gerekçelerle esas MAL SAHİPLERİ YERİNE , yağmalayanların yanında yer alması İBRET VERİCİDİR.

Gerçek tablo nedir:

BM’nin önderliğinde toplumlar yeniden görüşmeye ZORLANMAKTADIR:

Gutteres’in açıklamalarına dikkatlice bakmakta yarar vardır.

Bu açıklamalarda en önemli satır “İŞ BİRLİĞİ  DEĞİL, GÜVEN YARATICI ÖNLEMLER” olduğuna vurgu yapılmasıdır.

Bu vurgulamada İKİ AYRI DEVLET TEZİ RET EDİLMEKTEDİR.

Güven yaratıcı önlemlerde 4 YENİ KAPININ açılamına vurgu yapılması STATÜKOYA KARŞI bir açışlımdır.

Ara bölgede Güneş Enerji sisteminin her iki tarafı da kapsayacak şekilde geliştirilmesinin desteklenmesi, her iki toplumun ENERJİ PROBLEMLERİ için yaratıcı bir işbirliği önerisidir.

Mezarlıkların tamiri , mayınların temizlenmesi de karşılıklı saygı ve karşılıklı güven duygularını geliştirecek düzenlemelerdir.

Ortak Gençlik Komitelerinin kurulması, her iki toplum arasında karşılıklı işbirliği ve anlayışının gelişmesinde ÖNEMLİ BİR ADIMDIR.

Çevre ve İKLİM KOŞULARINDA  işbirliği, zaten Kıbrıs’ın geleceğini etkileyecek olan yeni ortak politikaların yaratılmasına hızmet edecektir.

Bu önerilerin içinde en önemli kısım, YENİ BİR ÖZEL TEMSİLCİNİN ATANMASI  ve TEMMUZ SONUNDA Garantör ülkelerin de yeniden hazır bulunacakları yeni bir ZİRVENİN YAPILMASI KARARIDIR.

Zirvelerin DEVAM ETMESİ bile bu toplantıda önemli bir sonuca ulaşıldığının işaretidir.

Rum tarafında gerek AKEL ve gerekse DİSİ ‘nin de  bu zirveden memnun olduklarını açıklamaları, başka önemli bir işarettir.