Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası doların değerinden memnun. Hatta biraz daha yukarılara çıkmasını bile istiyor.
Biraz geçmişine bakarsak Türkiye Merkez Bankası enflasyonun altında faiz belirlerdi. O dönemlerde tasarruf sahipleri telaşa kapılıp Türk Lirası’ndan dövize yöneldiler.
Böyle olunca dolarizasyon baş gösterdi ve girdi maliyetleri arttı. Bu durumda fiyatlar genel düzeyi yükseldi ve sürekli yükselen enflasyon meydana gelmeye başladı.
Tasarruf eğiliminin dolarizasyona kayması sonucu bunu önlemek düşüncesiyle Kur Korumalı Mevduat diye bir enstrüman icad edildi ve halk bu enstrümana teşvik edildi. Fakat enflasyon yükselmeye devam etti bu arada kur korumalı mevduatın Türkiye’ye ciddi bir maliyeti oldu. Hazine ciddi anlamda borçlanma yaptı.
Enflasyon tırmandı döviz kurları tırmandı ve tam bir sarmal içine girildi. Enflasyon %50’leri aşınca TCMB para kurulu politika faizlerini yükseltme kararı aldı ve her toplantı sonucunda faizleri yükseltmeye başladı. Bu durum enflasyon oranı ile faizler oranının nerdeyse eşit hale gelmesine kadar devam etti ve yüksek faizden yararlanmak için Türkiye’ye döviz girişi başladı ve hatta yerli yatırımcılar da Türk Lirası enstrümanlarına yöneldiler.
Böylece döviz kurunda kısmi düşüşler oldu. Nasıl oluyor bu düşüş diye sorulursa, şöyle açıklayım; Gelen yabancı döviz getiriyor ve dövizi Türkiye’de bozdurup Türk Lirası’na dönüyor. Bu operasyon sonucu dövize talep azalıyor ve fiyatı yükselmiyor. Yatırımcılar şuan için memnun, neden? Çünkü iyi bir faiz getirisi ile yüksek kazançlar elde ediyorlar. Tehlike ilerleyen süreçte tekrar Türk Lirasının dolara çevrilip piyasadan çıkacakları zaman yaşanacak. Taşıma su ile değirmen dönmez.
Yukarıda bahsettiğim mekanizma Türkiye Cumhuriyeti’nin maliyetlerini artırıcı bir unsur olurken piyasanın da pahalı olmasına bir etken teşkil ediyor.
Çünkü faizler çok yüksek ve sürdürülebilir bir uygulama değildir. Türkiye Cumhuriyeti bu maliyetler altında ezilirken halk pahalılıktan dolayı çok zor durumda.
Tabi bu durum ayni para kullanımından ve para politikasının tek yönlü çalışmasından ötürü bizi de direkt etkisi altına almakta ve kendi sebeplerimize Türkiye’nin bahsetmiş olduğum sebepleri de eklenince Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ki mekanizma daha da fazla bozulmaktadır.
































