Meslek seçimi son yıllarda gençler arasında ciddi bir sorun… Geçtiğimiz gün bir arkadaşla yaptığım sohbette lise son sınıf olan oğlunun hangi mesleği seçeceğine karar veremediğini söyledi.
Son yıllarda benim de dikkatimi çekti. Lise son sınıfa gelmiş çok sayıda genç hangi mesleği seçeceğinin kararını veremiyor. Üniversitede öğrenim görmek istediği bölüm konusunda çok ciddi bir kararsızlık var. Elbette ki eğitim sistemi de bunu tetikliyor.
Üniversite kapısına dayanmadan çok öncesinde ciddi bir yönlendirme olmadığı için gençler lise son sınıfa geldiklerinde bocalıyor. 3-4 farklı konuda tercih yapmak zorunda kalıyor.
Örneğin İngiltere’de üniversiteye gidecek bir öğrenci alabileceği A Level notlarını düşünerek tahminen gitmek istediği 5 üniversite seçer ve bu en sonunda iki üniversiteye düşer. Ve çok büyük bir olasılıkla seçilen sadece tek bir meslek vardır.
KKTC’de ise 20’nin üzerinde üniversite olması ve öğrencilerinin birinde değilse bile bir başkasında istediği konuda eğitim görebilmesi meslek seçimini de etkiliyor sanırım.
Öğrenciler arasında üniversitede bölüm seçerken farklı gerekçeler vardır. Kimisi iyi bir meslek sahibi olmak isterken, kimisi de iyi para kazandıran bir meslek olmasını tercih eder. Bir başka grup da “üniversiteyi en rahat nasıl bitiririm” derdindedir. Bunları da ülkede bir liyakat sistemi olmadığından “nasıl olsa bir işe girmek için mesleğin pek önemi yok” diyebilmektedir.
Böylesi bir ortamda bilerek isteyerek bir mesleği seçen ve o meslekte mutlu olan kaç insan vardır? Buna olumlu cevap verenler kesinlikle azınlıktadır.
Bugün dünyada çok iyi meslek sahibi olup, çok para kazanan insanlar mevcut olmasına rağmen mutlu değildirler. Çünkü başkalarının yönlendirmeleri ile sevdikleri, mutlu olacakları meslekleri seçmemişlerdir.
Onun için eğitim sistemlerinde yönlendirme çok önemlidir. Öğrenciler ilgi, alaka ve yeteneklerine göre yönlendirilmelidir.
Türkiye’nin en önemli eğitim yazarlarından Abbas Güçlü, Milliyet’teki son yazısında bu konu ile çok önemli noktalara değindi. Özellikle sınav sistemi ile ilgili söylediği “ÖSYM’nin gerçekleştirdiği deli saçması sınavlarla doğru bir meslek seçimi yapmak mümkün değil” ifadesi ne yenir ne yutulur… Son zamanlarda sınav sistemine yönelik yapılan en sert eleştirilerden biri…
Elbette ki ÖSYM’nin yaptığı sınavlar KKTC’yi de yakından ilgilendiriyor. Her ne kadar da eskiye göre Türkiye’ye giden öğrencilerimizde bir azalma olsa da ÖSYM’nin yaptığı YKS sınavına öğrencilerimiz hala girmektedir.
Bu tür sınavlar gençlerin sevdiği, hayalini kuruduğu meslekleri seçmesine engel teşkil etmektedir. Çocukların gençlerin yeteneklerine göre yönlenmesini engellemektedir.
Elbette burada aile de önemlidir. Öğrencilerin seçimlerinde ailelerin de önemi vardır. Zaman zaman aileler çocuklarını yanlış yönlendirdiği de olmaktadır. Geçmiş tecrübeler bize bunları göstermiştir.
Çocuklarımızın mutlu olacağı mesleklere yöneltecek eğitim sistemine umarım bir gün biz de kavuşuruz…
Ne de olsa umut fakirin ekmeği…
































