Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısManşet

Okullar tam açıldı derken…

barış Uzunahmet

Herhalde son günlerde yaşadıklarımız yeryüzünde sadece KKTC’de olur. Dünyadaki en izole kabilenin yaşadığı Bengal Körfezi’ndeki Kuzey Sentinel Adası’da bile okulların açılmasına bir-iki gün kala “okulların açılması ertelendi” denilmez. Üstelik de Milli Eğitim Bakanı hafta içinde devletin yayın organları BRT ve TAK’a okulların açılması ve son durumla ilgili açıklama yaptıktan sonra erteleme kararının gelmesi tam da trajikomik bir durum…

Okulların açılmasının bir hafta ertelenmesi ilgili gerekçeli bakanlar kurulu kararı daha da trajikomik… Öğretmen atamaları yapılamamış da onun için okulların açılması ötelendi… Sanki KKTC’de ilk defa eksik öğretmenle okullar açıldı da bu defa hükümetimiz “çocuklarımızı düşündü” diyeceğim.

Beceri yoksunu bu hükümet pembe yalan söylemeyi bile beceremiyor. Yani bu ötelemenin gerekçesini “okullarda tadilatlar devam ediyor, inşaat artıkları arasında çocukları tehlikeye atmak istemeyiz, vatandaştan özür dileriz” deselerdi, halk çok daha anlayışla karşılayacaktı.

Öğretmen atamasını yapamamışlarmış… Yapaydınız tutan mı var? Eğitim ve çocuklarımız zerre kadar umurunuzda olsaydı zaten geçici öğretmen atamalarını yapardınız ve okullar zamanında açılırdı.

Ülkede devlet-parti bütünleşmesi o kadar ileri seviyeye ulaştı ki bakanlar kurulunda alınan kararlar UBP kurultayına göre alınıyor. Okulların açılmasının bir hafta sonraya ötelenmesinin tamamen UBP’deki başkanlık yarışı ve kurultayla alakalı olduğunu sokaktaki herkes biliyor. Hükümetin vurdumduymazlığı o kadar ileri boyutta ki vatandaşa “iyi ki UBP kurultayı 1-2 ay sonra değildi, vallahi okulları o zamana kadar açtırtmazlardı” dedirtiyor.

Akademik takvimde o kadar çok bayram, seyran, milli gün, dini tatil var ki bir de bu bir haftalık gecikme, çocukların okula gittiği günler iyice azaltıyor. Örneğin Kurban Bayramı Haziran ayı başında olduğu için 4 Haziran’da ders kesimi yapılacak. Yani Eylül’den bir hafta, Haziran’dan bir hafta otomatikman gitmiş durumda…

Bu nesil zaten covid salgını dolayısı ile çok sayıda eğitim eksikliği yaşamış nesildir. Her kayıp bu öğrenciler için çok önemlidir.

Zaten devlet okulları ile özel okullar arasındaki eşitsizlik her geçen gün artarken, devlet okulları konteyner sınıflar ile dolup taşarken, hükümetin bu iş bilmezliği artık vatandaşın sinir uçları ile oynamaktadır.

Elbette ki bu olayın çocuklar açısından bir de psikolojik tarafı da vardır. Okulun ilk günü her öğrenci için özeldir. Hele hele ilk defa okula gidecekler için… Düşünün ki 4 yaşa, ana sınıfa ve birinci sınıfa ilk defa başlayacak çocuklar dört gözle okula gitmek için beklemektedir. Günler öncesinden hazırlanmışlar, yeni üniformalar, ayakkabılar, çantalar alınmış okulun açılmasını beklemektedir. Çocuklar açısından tam bir hayal kırıklığı… Şimdi gel de anlat bakalım 5-6 yaşındaki çocuklara okulların açılmasının bir hafta ötelendiğini…

Ne anlatacağız bu çocuklara? “Dedeler, amcalar, babalar, teyzeler, partiyi değil ülkeyi paylaşamıyorlar onun için okulların açılması bir hafta ertelendi” mi diyeceğiz?

Bize ne sizin kurultayınızdan… Ben çocuklarım ve torunlarım için doğru dürüst bir eğitim isterim.

Allah aşkına 1960’larda Kıbrıslı Türk göçmenler için inşa edilen bugünün Göçmenköy’ünde 1971-72’de betonarme okul binası vardı. Bugün o insanların torun çocukları, 50 sene sonra konteyner sınıflarda ders yapmak zorunda bırakıldı.

Eğitimde geldiğimiz nokta ne yazık ki bu… Siz da daha kurultay ile uğraşın…