Toplumlararası görüşmeler devam ederken, her toplantıdan sonra gündeme yeni konular düşmektedir.Bu konuların her biri hayati öneme sahiptir..
Şimdi de, Pazartesi günkü görüşmeden sonra, gündeme EURO’YA GEÇİŞ gelip yerleşti.
Türk Toplumu lideri Mustafa Akıncı, Pazartesi akşamı ,Rum Lider Nikos Anastasiadis ile gerçekleştirdiği 3.5 saatlik toplantıda, Avrupa Birliği uyum çalışmaları için bir Ad-Hoc Komite kurulması konusunda anlaşmaya vardığını açıklayarak, komitenin kuzeyin olası bir referandumdan sonra bir sene içerisinde Euro’ya geçmesi ve AB gümrük mevzuatına uygunluğu için çalışmalar yapacağını açıkladı.
Akıncı, söz konusu geçiş dönemi için AB’den konunun uzmanlarının adaya gelip Kuzey Kıbrıs yetkilileri ile çalışmalar yapacağını da belirtti.
“Euro’ya geçişimiz ve diğer gümrük mevzuatı hakkında AB Uzmanları adaya gelerek bizim uzmanlarımızla çalışacak” diyen Akıncı referandum sonrası çözümle birlikte 1 yıl içinde Euro’ya geçmenin hesaplarının yapıldığını ifade etti.
Türk Lirası'ndan Euro'ya geçiş konusunun teknik detaylarının Türkiye'yle de istişare edilerek yürütüleceğine dikkat çeken Akıncı, gümrük mevzuatınınsa vakit kaybedilmeden değiştirilerek "yeşil hat"ın ortadan kaldırılmasının amaçlandığını açıkladı.
Akıncı’nın bu söylemleri son derece önemlidir.
Kıbrıs’ta 1974 sonrasındaki en önemli parçalanma ekonomi cephesinde oldu…
Kıbrıs Türklerinin büyük bir çoğunluğu, birikimlerini Kıbrıs Lirasından TL ye geçişte kaybetti. O dönemin sorumluları Kıbrıs Lirasını enflasyonist TL ye çevirmekle hem halkın birikimlerine bedava el koydular, hem de emeğin değerini alabildiğine düşürdüler.
TL ile artık denk bir bütçe yapmak hayal olmuştu…
Halkın emeğinden kuruş kuruş biriktirdiği paraları, bir gecede gelen % 136 lık devalüasyonlarla sıfıra indirgendi.
TL ile geçişte,adım adım ücretler düşürülerek, Türkiye piyasasındaki değerlerin altına indirgendi.
Son günlerde, Türkiye’deki iç karışıklıklardan etkilenen TL’nin döviz karşısındaki değer kaybı bile, EURO’ya geçişin Kuzey Kıbrıs ekonomisi için ne kadar önemli pozitif etkisi olacağını açıkça belirtmektedir.
Ekonomi, yap boz oyunu değildir. Her yeni geçiş sürecinde çeşitli dinamiklerin iyice analiz edilmesi ve duruma göre yeni çözüm yollarının üretilmesi esastır.
Euro’ya geçişte, denk bütçesi olmayan ve para politikalarında tamamıyla Türkiye’ye bağımlı olan Kuzey Kıbrıs ekonomisinin belli bir dönem daha Türkiye’den ve diğer dış ülkelerden maddi kaynak sağlamasının belirleyici önemi unutulmamalıdır.
Dolayısıyla Euro’ya geçiş’te son sözü yine Türkiye hükümetinin söyleyeceği kesindir.
Euro’ya geçişle birlikte, Kıbrıs Türk toplumu da yeniden üretmeyi esas alan bir ekonomik model yaratma yollarını aramalıdır.
Hantal bürokratik yapıyı tasfiye edip, insanları yeniden üretici ve artı değer yaratıcı hale getirmek de, Euro’ya geçişle birlikte ele alınması gereken ve uzun vadeli planları gerektiren diğer bir önemli adımdır.
Yavaş yavaş, Kıbrıs Sorununun bitmesiyle gündeme gelecek önemli ekonomik problemler de gün yüzüne çıkmaktadır.
Kısaca, Kıbrıs Sorununun bitmesi, yeni bir başlangıçtır…Milad’dır.
































