Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kıbrıs ve Türkiye’den Syriza çıkamaz

 

Yunanistan’da, 25 Ocak’ta yapılan seçimlerde, RADİKAL SOL KOALİSYONU SYRIZA nerdeyse tek başına iktidara geliyordu. Şimdi yanında Bağımsız Helen Partisi ile programını hayata geçirmeye uğraşacak.
Bu programda ana hedef, dayatılan EKONOMİK YIKIM paketlerine direnmek ve Yunan ekonomisini, dışa bağımlılıktan kurtarıp, kendi ayakları üzerinde durur hale getirmektir.
Yunan ekonomisi, dış yardımlara ihtiyaç duyduğu müddetçe, azgın dış sömürü de katlanarak devam edecek ve yoksullaşma daha da artacaktır.
9 milyon 800 bin seçmenin olduğu Yunanistan’da, Syriza oyların yüzde 36.3’ünü alarak, 300 üyeli Yunan parlamentosunda 149 sandalyenin sahibi oldu. Böylece, Alexis Tsipras liderliğindeki Syriza, 2009 yılında yüzde 6,4 olan oy oranını beş buçuk senede 6’ya katladı. Ancak Syriza tek başına iktidar olma şansını sadece 2 sandalye ile kaçırdı.
Syriza’yı, sağcı Bağımsız Helenler Partisi ile koalisyona iten ana unsur, her iki partinin de Avrupa’nın ve kapitalist düzenin ekonomik dayatmalarına karşı olan kararlı tutumlarıdır. Kıbrıs ve Türkiye’de ise kapitalist dayatmalarla mücadele yerine, bu dayatmalara boyun eğen, sözde sol hareketler var.
SYRİZA, uluslararası arenada, sol’un gerektirdiği ENTERNASYONALİST ÇİZGİ’ye kararlılıkla bağlıdır. Batı Trakya’daki Türk azınlığa karşı en tutarlı çizgiyi izleyen Syriza, bunun karşılığını gördü.
Batı Trakya’dan çıkan 3 Türk milletvekilinin tümü de Syriza Partisi’ndendir.
Kıbrıs Rum Sol hareketi, Kıbrıs Türklerinin Kıbrıs Cumhuriyetindeki eşitlik haklarını ve Devlet içindeki % 30’luk yönetim paylaşımını, yıllardan beri hiç dikkate almayan politikalarıyla, Kıbrıs Türkleri içindeki desteğini ise gittikçe yitirmektedir.
Kıbrıs Türk Solcuları da, Rum vatandaşların Kuzeyde kalan mal ve mülkleri için, BERRAK bir politika izlememektedir.
Türkiye’nin Kıbrıs’ta uyguladığı nüfus taşıma politikasına karşı çıkmak yerine, bundan siyasi rant elde etmeye çalışan Kıbrıs Türk solcularının ENTERNASYONALİST olma perspektifi, hiçbir zaman OLMAMIŞTIR.
Türkiye Soluna gelince, 1970lerin, 1980lerin efsanevi ve ENTERNASYONALİST Türkiye Solu, özellikle Kıbrıs ve Kürt Sorunlarında sınıfta kalmışlardır.
Kıbrıs Sorununda, 1995 yılından sonra, DENKTAŞ’ın bölünmeci, ırkçı politikalarını destekleyenlerin, Kürt sorununda, devletin yanında saf tutanların solculuğundan bahsedilebilinir mi?
SYRIZA, sadece Yunanistan’a değil, tüm dünya soluna, yeni bir hız, yeni bir dinamizm getirmeye adaydır.
SYRIZA lideri ALEXIS, ezber bozmaya, dini yemine karşı çıkarak başlamıştır. Oysa, bizim Kıbrıs Rum Sol liderler, yanlarına kiliseyi ve papazları alarak siyaset yapmayı bir marifet saymışlardı.
İnandığınız fikirleriniz varsa, bunları hayata geçirmek için, BEDEL ÖDEMEYİ göze alacaksınız. Bedel ödemeden, radikal programlar HAYATA GEÇİRİLEMEZ.
Şimdi, tüm kapitalist ülkeler ve IMF, Syriza’yı dize getirip, dünyadaki ezilen sınıfları çaresiz göstermek için, ellerinden gelenin fazlasını yapmaya çalışacaklardır.
Tüm dünya ezilenleri ve demokratik güçler ise, SYRIZA UMUDUNUN yaşaması için, çok fedakarlık gerektiğini unutmadan, ULUSLARARASI DAYANIŞMA bayraklarını yükseklerde tutmak zorundadırlar.