İŞ KADINI YA DA İŞ ADAMI YOK: Ülkenin başarılı iş insanlarından biri olan Demirbağ Möble Satış Sorumlusu Ufuk Demirbağ “İş kadını” ve “İş adamı” terimlerine tam anlamı ile karşı. Bu kavramları çağ dışı olarak gören Demirbağ’a göre olması gereken ismiyle cinsiyet ayrımı içermeyen dernekler
Başarılı girişimleri ile takdir toplayan Demirbağ Möble Satış Sorumlusu Ufuk Demirbağ, cinsiyet ayrımına bakılmaksızın, kişilerin yaptıkları işlerle anılması gerektiğini söyledi.
1985 yılında Sabri Demirbağ tarafından kurulan şirketin yönetimine 2002 yılından Ufuk Demribağ, 2007 yılında da Umut Demirbağ dahil oldu. Ancak iki kardeş 2002 yılı öncesinde şirket yönetiminde bulunmasa bile anne ve babasına her zaman şirket işlerinde yardım etti.
16 yıllık geçmişi var…
Demirbağ Möble yetkililerinden Ufuk Demirbağ, şirketin kuruluşu ve kendisinin şirkete nasıl adım attığını anlattı. Şirketin 1985 yılından babaları Sabri Demirbağ tarafından kurulduğunu ifade eden Demirbağ, şu anda şirkette tek kadın yönetici kendisinin değil ayni zamanda kız kardeşinin de yer aldığını söyledi.
2002 yılında Yakın doğu Üniversitesi’nden mezun olduktan şirkette çalışmaya başladığını ifade eden Demirbağ, kız kardeşi Umut’un ise 5 yıl sonra direktör olarak göreve başladığını belirtti.
“Kendimizi geliştirdik”
Şirketin 2015 yılına kadar bayağı genişlediğini anlatan Demirbağ, 1999 yılı itibari ile sadece mutfak değil mobilya alanında da ürünler getirmeye başladıklarını söyledi.
Demirbağ “Ardından home elektrik bölümünü de açtık. Beyaz eşya bünyemizin içerisinde… 2000 yılında aksesuar bölümümüzü açtık. Organize sanayi bölgesinde mutfak aksamları üzerine bir yerimiz de var” dedi.
“Benden önce sorumlu annemdi”
Ufuk Demirbağ, kendisinden önce mağaza sorumlusunun annesi olduğunu ifade etti ve anne ve babasına ait olan bir iş olduğunda, ister istemez kendisini o sektörün içinde bulduğunu kaydetti.
Öğrenci olduğu yıllarda okuldan çıkar çıkmaz mağazaya gelip annesine babasına yardım ettiğini ifade eden Demirbağ şu şekilde konuştu:
“Babam bize erkek çocuğu olmadığını iki tane kız çocuğu olduğunu söyledi ve bu işi devam ettirip ettirmemek istediğimizi sordu. Bir idealimiz varsa bunun sorun olmayacağını belirtti. Eğer öyle ise şirketi daha fazla büyütmeye götürmeyeceğini anlattı. “Küçültüp belli noktada bırakacağım” dedi.
Ben mesleki olarak orta okuldan sonra muhasebe eğitimi aldım. Hemen arkasından işletme üzerine eğitim aldım ve bu işi devam ettirmek istediğimizi söyledim.
Kız kardeşimin de çizim üzerine bir yeteneği vardı. O da baba ben işletme okumak istiyorum dedi.”
“Satış müdürü değil, satış elemanı olarak işe girdim”
2002 yılında okulu bitirdikten sonra satış müdürü değil satış elemanı olarak şirkette işe girdiğini anlatan Demirbağ, iş adabını öğrenmek için 2004 yılına kadar bir fabrikada çalıştığını söyledi.
Demirbağ Möble’de 5 yıldır satış müdürü görevini yürüttüğünü kaydeden Ufuk Demirbağ, “Sadece okulla iş bitmiyor. Tecrübe kazanmak gerek. Ben bu nedenle bu yollardan geçtim” dedi.
“Yeri geldiğinde temizlik bile yapıyorum”
Masa başı işlerden çok satış ve insan odaklı işleri tercih ettiğini kaydeden Demirbağ, yeri geldiğinde temizlik de yaptığını belirtti. Demirbağ, kendisinin ilgileneceği bölümün daha çok satış ve insan ilişkileri üzerine olduğunu kaydetti.
“Keşke personel olsam demişliğim var”
İşini çok sevdiğini söyleyen Demirbağ “2007 yılında evlendim… 2009 yılında bir kızım oldu ve kızımın 39 buçuk derece ateşi olduğu zamanlar burada olmam gerekti. O noktalarda keşke demiştim keşke bende personel olsam izin kağıdımı verip çıkabilsem dediğim günler oldu” ifadesini kullandı.
"İnsanlar işini severse yaptığı iş değildir"
Şirket prensiplerinin güler yüz ve müşterilerden gelen sorulara cevap verebilmek olduğundan söz eden Demribağ, Demirbağ Möble’nin müşterisiyle çalışanıyla bir aile olduğunu belirtti. Demirbağ, “İnsanlar işini severse yaptığı iş iş değildir, sevginin işe yansımasıdır” dedi.
“105 kadın personel”
Ufuk Demirbağ şirket personelinin büyük bir kısmının kadınlardan oluştuğuna dikkati çekti. Toplam 205 personelin 105’inin kadın, 90’ının ise erkek olduğuna işaret eden Demirbağ, erkek personelin de kendilerine çok saygılı davrandığını söyledi.
“Bazen kadınlar erkekler tarafından küçümseniyor”
Bazı yerlerde ayni sektörde bulundukları erkekler tarafından kadınların küçümsendiğini ifade den Demirbağ şu şekilde konuştu:
“Elinin hamuru ile erkek işine karışma diye bir söz vardır. İşte bu söz gibi davranışlarla karşılaştığımız oluyor. Ayni sektörde olduğumuz beyler bizden hoşnut değil Sanayi odası ve Ticaret Odası içinde kadınları destekleyenler de desteklemeyenler de var.
Ayrıca ismim nedeniyle de bazen müşterilerde beni erkek olarak düşünüyor. Geldiklerinde Ufuk Beyle görüşmek istediklerini söylüyorlar.”
“İşadamları Derneği düşüncesi ortadan kalkmalı”
İşadamları, İş kadınları gibi cinsiyet ayrımı ifade eden düşüncenin ortadan kalması gerektiğini ifade eden Demirbağ şu şekilde konuştu:
“Kim, hangi kişi, hangi mesleği yapmak istiyorsa yapabilir… Fiziksel anlamda demiyorum fiziksel anlamda beylerin bir üstünlüğü var. Bayanlara göre daha güçlü olabilirler. Fakat bu tarz yönetim konularında bizim gibi işletmelerde dilerim bayanların daha çok söz hakkı olur.
Toplumda daha saygın yerlere gelebilirler. İşadamları Derneği’ne benim bir tepkim var. Bu düşünceyi ortadan kaldırmamız gerek. Ben ne işadamları ne de iş kadınları derneğine üyeyim. Ticaret Odası, Sanayi Odası var. Daha genel kavramlar olmalı. Bu çağda iş kadını iş adamı ayrımı olmamalı.”
.jpg)
“Eşler birbirine destek olmalı”
Kadınların üzerinde büyük yükler olduğundan söz eden Demirbağ, bu nedenle eşlerin bir birini desteklemesinin önemine değindi. Bu yönden kendisini şanslı hissettiğini kaydeden Ufuk Demirbağ devamla şunları söyledi:
“Bayanların üzerinde büyük yük var. Örneğin çocuklara bakmak evle ilgilenmek gibi… Bu nedenle erkeklerde eşlerine destek olmalı. Ben kendimi bu yönden şanslı hissediyorum. Eve döndüğümde eşim asla bu gün yemek yok demedi. 6 yaşında bir kızım var. Bir birimize destek oluyoruz.
Her başarılı kadının arkasında başarılı bir erkek var. Hayat müşterek. Ben her gün 6 da kalkar hazırlanmaya başlarım. Saat 07.00 gibi kızımı kaldırırım ve hazırlanmaya başlar. 08.00’da evden çıkar ve 08.10’da işimde olurum.”
“Babam bize asla baskı yapmadı”
“Kıbrıs’ta ebeveynler ne iş yapıyorsa çocuklar da o işin başına geçmek zorundadır” gibi bir anlayışın hakim olduğuna dikkati çeken Demirbağ, ancak babalarının kendilerine bu yönde kesinlikle baskı yapmadığını anlattı. Demirbağ, kendisinin severek bu işin başında olduğunu belirtti.
“Sanayi kuruluşlarına üye olsunlar”
Demirbağ, kadınlara sanayi kuruluşlarına üye olmalarını tavsiye etti ve bunun faydasını göreceklerini belirtti. Kendisinin genç profesyonellere üye olduğunu ifade eden Demirbağ, bunun eğitsel açıdan büyük faydasını gördüğünün altını çizdi.
Ufuk Demirbağ ayrıca, Sanayi odasının yaptığı seminerlere mümkün oldukça katıldığını ve gazete, dergi ve kitapları takip ettiğini söyleyerek, “Kadınlar asla pes etmesin. Ekonomi kadınların emeği ile daha güzel yerlere gelecek” mesajını verdi.
































