Hiş kuşku yok ki, çok mutlu zamanlarının yanı sıra, çok sıkıntılı günleri de olmuş ama ikisi de yılmamış.
Mutlu olmak için her şeyi yapmışlar… Sıkıntılara beraberce göğüs germişler. Her ikisi de tipik birer Kıbrıslı Türk gibi misafirperver ve içten.
Yıllar öncesini anlatırlarken, gözleri 50 yıl öncesini yeniden yaşıyor gibi.
Ellerinizden öperiz Cemaliye teyze İsa dayı.

Ali Atamer: Sevgili Tunacan çifti bizlere kendinizi tanıtır mısınız?
C.T: 1 buçuk yaşında Lefke’ye geldim. Babam madende işlerdi. Ben Lefke de okula gitmeye başladım. Ondan sonra annemiz hayvan beslerdi onlarınan uğraşırdık. Bahçelerde tarlalarda geçti hep. Keçiciklerimiz vardı. Ortaokul bir odalı bir sobalı bir yerdi. Ben gitmedim oraya zaten. 16 yaşından bu yaşıma gadar hala daha çalışırım. İşimi severdim. Hiç yorulma nedir bilmem. Eski arkadaşlarımınan hala daha buluşuruk eskileri anarık. Okumamı da bilirim hesabımı da. Her gün gazetemi okurum. Sabah 6 da kalkarım gece 7 ye gadar ben uğraşırım. Oturamam. İsa bu yönden çok şanslı bir adam.
İ.T: Ne para vardı ne bişey. Beni bir gün okula yollamadılar. Odun getirirdik dağdan. Babamın davarı vardı, bahçe beklerdik. Çok fakirlik vardı. O gadar çalışırdık gene da para yok. 30 para 20 para alırdık. Babam alırdı parayı. 6 mil uzaklıktan odun getirir eşeklerin üstünde satardık 6 şiline. Vallahi benim mazimde hep iş var. Yaşayamadık bazı şeyleri şimdiki gençler gibi.

Ali Atamer: Tanışmanız portakal-mandalin bahçelerin de mi oldu?
C.T: Biz orda tanıştık ama hemenden bişey olmadı.
İ.T: Ben bunların bahçeye gider alır o portakalları götürürdüm mağusaya. Orda tanışdık.
C.T: Gocamın getirdiği haki bir pantolon sayesinde ilk pantolonumu başladım geymeye işte. İsa Ne evli ne bişeyidik ha. Al bu pantolanu gey da git dedi. Ben da geydim
Ali Atamer: İsa Bey eşine pantolon alma nedenin neydi?
İ.T: Çok güzeldi. O zaman namus vardı. Yani kötü niyetle vermedim gendine pantolonu.
C.T: Ben o gadar gızın içinde en güzeliydim. Ve çok güçlüydüm. 2 tahta kasayı yalnız başıma omzumda taşırdım. Yani pantolon vesile olmadı.
Ali Atamer: Kız isteme günü bizimle paylaşacağınız mutlaka güzel anlar vardır.
C.T: Aldı annesini geldi. Ben da zanettim gene portakala toplama işi var. Meğerlim istemeye gelmişler. Eski usul gave yaptık. Gızcağazı isterim İsa’ya dediler. E o zaman utandım girdim içeri.
İ.T: Portakal toplama sezonu bitinca gittim istedim gendini. 3 kere gittik geldik te alalım gızı. Çünkü iki taraf da birbirini sorar, araştırır o sırada.
C.T: 5 mayısta nikah olduk. Şimdiki törenler gibi yaptık. Nikah memurunun evinde 2 şahitinan oldu. 10 kilo lokum aldım. Lefkoşa’ya gittik bir tane resim çektik geldik. Şimdi da onlarca resim çekerler. Yeşil gelinlik geydim. Bizim adam çok dayanamadı 10 kasım da rest çekti evlendik.
Ali Atamer: İsa bey Cemaliye hanımla evlenmeye nasıl karar verdin?
C.T: E ben alınmaycak gadın mıydım be ali. Altın parçası bir gadındım. Nerde bulacaydı böyle gadın. 16 yaşında genç bir kız. İnsanın geçinmesi elindedir. Ben güzel şeyler düşündüm İsa için. Ve bugünlere geldik.
İ.T: Ben da öksüzdüm. Tam bana göre bir hanımdı dedim.
C.T: Ben gocama hem söverim hem severim. Şaka dedim şaka. Biz nişanlı olduk el ele gezmedik. Bizim sevgimiz içimizdedir. Hala daha bugün oldu elimi tutmaz. Her hafta sinemaya giderdik. Ama şimdi televizyonlar gösterir gerek yok gidelim.
İ.T: Hayat o zamandı be çocuklar.
Ali Atamer: Eskiden Dillere destan düğünler olur ve günlerce sürermiş.
İ.T: Bizim 3-4 saat oldu bitti. Bir kına gecesi yaptık. Memedaliler geldi 15 şiline çaldılar bize. 12 ye gadar kına gecesi yaptık.
C.T: Ondan sonra gittik Bağlı köye.
İ.T: Hatice hanım vardı gelin onarıcısı. O bayan deyzenizin başına, taçını tuttursun diye iğne godu. Ama iğne te etine gadar değdi. Bu başım ağrır başım ağrır söylenir. Dedi artık çıkarın kafamda ne varısa çünkü bayılıyom dedi. Bir çıkardık kanlar hep gelinliğine gadar aktı. Şükür olsun düğün bitti ve ondan sonra oldu bu olay.
Ali Atamer: Karşılıklı oynama imkanı bulabildi miydiniz?
C.T: Oynayan vardı ama gelin güveyi garşılıklı oynamadık.
İ.T: Ben hayatımda oynamadım. Rum düğünlerine da giderdim. Daha zengin düğünleri vardı onların. Ama müziklerimiz benzer.
C.T: 5 lira topladık düğünde. Az bişey. Şimdi da Çalsın sazlar oynasın gızlar. Şimdiki düğünler gibi yapardım. Gene ben onlardan daha iyi oynarım.
Ali Atamer: Aşk-sevgi serüveninde karı-koca ilişkileriniz nasıldı?
C.T: Gadın ütüleyecek, yemeğini yapacak. Ben bunu bilirim. Daş bile gaynatsam ne yaptın demez bu adam. Herifim dışarıda çalıştığı için akşam yemeği hazır. Kıyafetleri ütülü sırtı başı alfa olacak. Gene ben bunları yapmazsam ona değil bana gülerler.
Ali Atamer: 53 yıllık aşk hep bir yastıkta mı geçti?
C.T: Allah herkese nasip etsin.
İ.T: Torunda nasip etsin. Vallahi öyle mutluluk yok hayatta. Torunlar daha tatlı.
C.T: Ektiğimiz gülün fidanları ne güzel. Biz çok işledik şimdi da bey gibi yaşarık. Bu hayata çıplak gelin çıplak giden. Ama ben tanrıdan bir evim olsun oturayım bir da hastalık olmasın diledim. Allahtan başka bişey istemem. Sayarsan sayılın seversen sevilin. Bu böyle biline.
İ.T: Ömür bir dayikaya gelmez. Onun için eyi yaşamak lazım. Kimsenin kalbini gırmaycan. Karakterli bir insan olacan ki herkes seni sevsin. Ben alnım açık başım dik yaşadım. Herkese eyilik yaptım. Hayata karşı dürüstüm. Kimseyi gırmadım. Eşim da dahil.
C.T: Ben ayrelli çöpü değilim ya da gorsın benşi gosun tavaya. Ben ona garılık yaptım o da bana heriflik. Birbirimizi hiç üzmedik. Garın seni, sen da onu sayacan
İ.T: Aldatmaycan. Dürüst olacan mert olacan.
C.T: İsa adam gibi yaşadı.
İ.T: Para deli etti herkesi. Saygı galmadı. Dürüst olursan kimse çekil demez.
































