Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Biden’ın Kıbrıs’ı ziyareti ve Rusya

Kıbrıs’ın tümü üzerinde büyük bir  satranç oyunu oynanmaktadır. Bu satranç oyununu görmeden değerlendirmelerde bulunmak ve Kıbrıs sorununu  Türk Rum çatışmasına indirgemek, gelişmeleri anlamamak ve başarısızlığa uğramak demektir.
Amerikan Başkan Yardımcısı Biden, Kıbrıslıların kara kaşı- kara gözü için gelmemektedir. Biden, Akdeniz ve Orta Doğu’daki Amerikan ve Batı çıkarları için yeni bir ayarın yapılmasını sağlamak için, her iki tarafa baskı yapmak için, adayı ziyaret etmektedir.
Son 52 yıldan beri, bu Kıbrıs’a yapılan en üst düzey ziyarettir ve tarihi öneme sahiptir. Biden, bu tarihi ziyaretinde, istediklerini, Türkiye ve Yunanistan’ın katkılarıyla da mutlaka sağlayacaktır.
Amerika’nın bu hamlesine karşı, Rusya’nın rahatsızlığını, Rum tarafındaki Simerini Grubu’nda yer alan İnternet gazetesine konuşan, Rusya’nın Kıbrıs Büyükelçisi  OSADCHİY çok açık bir şekilde vermiştir.
“Biz BM kararlarının hükümlerine ve Kıbrıs içi çıkarlarına dayanan bir çözümden yanayız. Yani, gelecekte yeniden birleşecek Kıbrıs’ın yönetimi bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip, iki bölgeli iki toplumlu, siyasi eşitliğe sahip, tek egemenliği, tek uluslararası temsiliyeti ve tek vatandaşlığı olan bir federasyon olacağını söyleyen hükümleri kastediyorum. Çözümün tam da bu şekilde olacağına inanıyor ve umuyorum. Çözümün süratle geleceğini umuyoruz ancak çözümün suni şekilde hızlandırılması çabalarının karşısındayız.”
OSADCHİY, çözümün hızlı bir şekilde gelmesine karşı iken, Amerika ise bir an önce yeni ayarın yapılması ve Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının Batı’ya nakledilmesini, Batı’nın Rusya’ya olan büyük enerji bağımlılığının azalmasını istemektedir. Biden’ın Kıbrıs’a gelişinin ana amacı budur.
Simerini Grubu’nun “Kıbrıs MEB’i içerisinde doğal gaz yatakları bulunmasının Kıbrıs sorununun çözümünde belirleyici rol oynayacağına inanıyor musunuz?” sorusuna da muhatap olan Stanislav Osatchiy’in cevabı  da çok öğreticidir.
“(Doğal gaz yatakları)” Kıbrıs sorununun çözümü açısından yeni ve çok önemli bir unsur yaratıyor. Bu unsurun Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz bölgesindeki jeopolitik rolünü yükseltmesi olumludur. Hidrokarbonların bir yandan çözüm için harcanmakta olan yapıcı çabalara ek bir ivme de teşkil edebileceğini düşünüyorum. Ancak öte yandan Kıbrıs sorununun çözümüyle kendi siyasi ve ekonomik nedenleri yüzünden ilgilenen bazı “yabancı oyuncuların” öncelikle kendi çıkarlarına olacak, Kıbrıslıların isteklerini gerektiği ölçüde yansıtmayacak bir çözüm dayatma çabalarını yoğunlaştırmaları tehlikesini de artırıyor.
Osadchiy “ABD Doğu Ukrayna’daki referandumdan önce Rusya’yı, referandum yapılırsa tedbir alacağı konusunda uyarmıştı. Bunu tehdit mi görüyorsunuz?” sorusuna “Evet tehdittir” dedi, şunları ekledi:
“Rusya’ya karşı yaptırımların tırmandırılması ve Batı’nın tehditlerinin ete-kemiğe büründüğünü doğruluyor. Bu açıdan şu üç noktanın altını çizmek zorundayım:
1-Rus karşıtı yaptırım alınmasına hiçbir sebep yoktur çünkü Ukrayna’daki kriz Rusya’nın faaliyetlerinden değil, Batı’nın kışkırtmasından kaynaklandı.
2-Rusya, birisinin cevabını almadan tehdit diliyle konuşmasına müsaade edecek bir ülke değildir.
3- Şunun açıkça anlaşılması gerekir ki, Rusya’ya karşı ekonomik yaptırımlar ve Rusya’nın karşı tedbirler, iki tarafı keskin bıçaktır. Bu yaptırımların uygulanması, başrol oyuncularını da mağdur edecek. Maalesef, kaçınılmaz olarak Kıbrıs gibi küçük Avrupa ülkeleri de büyük zarara uğrayacak.”
Rus büyükelçisinin Simerini Grubu’na verdiği beyanat, Amerikan Başkan Yardımcısı’nın ziyaretine karşı bir meydan okuma ve Kıbrıslıları tehdit etme olarak da algılanabilir.
Kıbrıs üzerinde, büyük güçlerin satranç oyunu, yoğun bir şekilde devam ederken, içte, bu sorunu Türk-Rum çatışmasına, mal- mülk kavgasına indirgemek çok sığ bir bakış açısıdır.
Sığ bakış açıları ise daima yenilgi ve hüsran getirmektedir.