Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Çocuk işçiliği ve nerde bu çocuklar?

Basında çok da yer bulmasa da 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele günüdür. Hatta bu çocuk işçiliği meselesi ülkenin gündeminde değil. Başka bir konu üzerinde çalışırken Milli Eğitim Bakanlığı’nın verileri arasında bazı rakamlar dikkatimi çekti. Dünyada çok önem verilen bir konu ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum.

Gelelim rakamlara… KKTC ilkokullarında 2023 verilerine göre çağ nüfusu 4500 civarında… İlkokul 5’inci sınıfların sayısı da bu rakama çok yakın. Bu rakamı 10 yıl öncesine göre kıyasladığınızda çok ciddi bir fark var. O dönemde çağ nüfusu 3500 civarındaydı… Elbette bu öğrenci artışını da konuşmak gerekiyor ama esas merak ettiğim ve üzerinde durulması gereken konu başka…

Lise son veya başka bir ifade ile 12’nci sınıflarda KKTC genelindeki öğrenci sayısı 2600 civarı. Yani ilkokuldan mezun olan çocukların yarıya yakını lise sona ulaşamıyor. Yüzdelikle bunu ifade edersek ilkokuldan mezun olanların %43’ü lise sona gelemiyor.

Anayasamıza göre eğitim 15 yaşına kadar zorunlu… Yani 9’uncu sınıfın sonuna kadar…

Peki bu çocukların hangi dönemde eğitimin dışına itildiğini biliyor muyuz? Pek sanmıyorum.

Bu konuda bir çalışma var mı? Zannetmiyorum.

Peki nerde bu çocuklar? Bilmiyoruz.

Bilmek için çaba harcıyor muyuz? Harcamıyoruz çünkü farkında değiliz.

Tabii ki bizde mezun takibi ve buna bağlı olarak bir network olmadığı için bu çocukların ne yaptığını bilmiyoruz.

****

Ancak bu konu bütün dünyanın gündeminde… Özellikle covid-19 salgını sonrası dönemde, ilk defa 20 yıldan sonra çocuk işçiliği oranlarında artış var. Yine yakın komşumuz Türkiye’de TÜİK verilerine göre çocuk işçi sayısı arttı ve ailesi işsiz kalan çocukların okulu bırakıp aile bütçesine katkı için çalışmaya başladığı belirtiliyor.

Peki KKTC’de durum nedir?

KKTC okullarındaki öğrencilerin %10’a yakını ana dili Türkçe olmayan çocuklardan oluşmaktadır. Yine aynı şekilde çok ciddi sayıda Türkiyeli işçilerin çocukları vardır. Türkçe bilseler bile kültürel ve ekonomik anlamda ciddi sıkıntılar yaşamaktadırlar. Hal böyle iken eğitimin dışına itilen çocukların büyük bir çoğunluğunun bu iki gruba mensup çocuklardan olabileceği düşünüyorum.

Tüm dünyada da gelir düzeyi düşük, ezilenlerin çocuklarının okulu bırakma eğilimi gösterdiği birçok araştırmada ortaya çıkmıştır.

Yani ortaokula başlayanların yarıya yakını, liseden mezun olamıyorsa bunun üstünde kafa yormak gerekiyor. Elbette Türkiye’den ve üçüncü ülkelerden gelen işçi çocuklarının biz kısmının ülkelerine geri döndüğünü de düşünsek bile ortada eğitimin dışına itilen ciddi bir çocuk sayısı var.

Hem Milli Eğitim Bakanlığı hem de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ciddi denetim yapması gerekiyor. Çünkü bizde çocukların çalışması bir de övünç kaynağı da kabul ediliyor. Ya aileye katkı sağladığı için taktir ediliyor ya da tatil yapması gerekirken tatilde çalışan çocuklar alkışlanıyor.

Eğitimin dışına itilen bu çocukların ucuz iş gücü olarak kullanıldığı gerçeği gün gibi ortada…