Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Zeytinlik’te üreticiler dertli

Zeytinlik’te, zeytin ve zeytinyağı üreticileri, yıllarca zeytinyağına alıcı bulamayınca çareyi üretimi yavaşlatmakta bulduklarını belirtti.
İlkim koşulları nedeni ile bu yıl zaten hasadın az olduğunu söyleyen Zeytinlik’te üreticiler, “Ürünümüze pazar bulamıyoruz. Zaten istenilen hasat da elde edilemedi o nedenle bu yıl sadece ihtiyacımız kadar zeytin topladık, tüketebileceğiz miktarda zeytinyağı çıkardık” dedi.
KKTC’de zeytin ve zeytinyağı sektörünün her geçen gün dibe vurduğunu ileri süren üreticiler, “Hasat olsa da ürünümüzü satamıyoruz. Her yıl daha da kötüye gidiyoruz. Artık üreticinin tek kurtuluşu, uzun yıllar, ithalatın yasaklanıp, ihracatın önünün açılması ve iç piyasada pazar yaratılmasıdır” dedi.

“Zeytin Festivali amacına hizmet etmiyor”
Zeytinlik’te üreticiler, bölgede 12 yıldır düzenlenen Zeytin Festivali’nin amacına hizmet etmediğini öne sürdü.
Zeytinlik’te üreticiler, “Ülkemizde zeytin ürününün üretim ve kullanımının teşvik edilmesi amacıyla her yıl Zeytinlik’te festival düzenlenir. Ama yerli ve kaliteli üretim heba olup giderken gerek hükümetimiz gerekse halkımız ucuz ve kalitesiz yağa yöneliyor. Ne üretici destekleniyor ne de üretim. Zaten köyümüzde düzenlenen festival de amacına hizmet etmiyor. Zeytinlik’te hemen herkes zeytin ve zeytinyağı üretimi yaptığı halde stantlar Karpaz’dan Güzelyurt’tan gelen üreticilere kiralanıyor. Ayrıca, festivalden sonra hiçbir yetkili, üreticinin halini sormuyor. Yerli üretime zaten hiç destek verilmiyor” diye dert yandı.

Zeytin üreticileri ne dedi? Zeytin üreticileri ne dedi? Zeytin üreticileri ne dedi?

Fevzi Geylan
“Eskiden siyah zeytine ‘siyah altın’ derlerdi. Çünkü zeytin altın değerindeydi. Şimdi ise ne iç pazarda değer görüyor ne de ihraç edilebiliyor. Ben 1966 yılında bir yıllık zeytin hasılatı ile düşün yaptım, evimin tüm mobilyalarını aldım. Şimdi siyah altın dalında kalıyor. Zeytinyağlarımız ise varillerde heba olup gidiyor. Ben kendi adıma artık eskisi gibi ağaçlarıma bakmıyorum. Kendi ihtiyacım kadar zeytin topluyor, tüketeceğim kadar zeytinyağı elde ediyorum. Gerisi dalında kalıyor. Çünkü zeytin üreticiliği masraflı iş ve kazanç olmadığı için bu masrafı yapamıyoruz.”

Aziz Geylan
“Devletimiz, geçmişte olduğu gibi yerli zeytin ve zeytinyağına değer vermiyor. Çok uzun yıllar bu ülkede ihtiyaçtan fazla zeytin ve zeytinyağı bulunmasına karşın Türkiye’den ithal edildi. Dolayısıyla yerli üretici çöktü. Son bir buçuk yıldır ithal izni belli bir kota ile veriliyor diye biliyorum ama yılların yaralarını sarmak mümkün değil. Zaten memlekette artık öyle herkes zeytin üretmiyor, çünkü yerli üretici ürününe pazar bulamıyor. Babamın anlatmasına göre 1980’li yıllarda daha zeytin değirmendeyken alıcısını bulurdu. Maronit değirmenin kapısında bekler Zeyko Yağ Fabrikası, ürünü alır en geç 15 gün içerisinde de üreticiyi ödermiş. Şimdi ise markete bile zeytinyağı veremiyoruz.”

 

Ahmet Esenboğa
“Köyümüzün adı Zeytinlik ve bu köyün hemen hepsi zeytin üreticisi. Ancak artık her şey lafta. Köyde Zeytin festivali düzenlenir, tüm stantlar Karpaz’dan Güzelyurt’tan gelen zeytin üreticilerine kiralanır. Öte yandan artık ürettiğimizi satamıyoruz. Ne zeytine ne de zeytinyağına alıcı bulamıyoruz. Bizler de çaresiz artık kendi ihtiyacımız kadar zeytin topluyor, tüketebileceğimiz kadar zeytinyağı çıkartıyoruz.  Kazanç sağlayamadığımız için ağaçların gerekli rutin bakımlarını da yapamıyoruz. Çoğumuz zaten hiç zeytin toplamıyoruz. KKTC’de zeytin ve zeytinyağı üreticiliği dibe vurdu. Bugün üretici ek iş yapmazda ekmeğini zeytin ve zeytinyağı üretiminden çıkarmayı beklerse acından ölür.”

Ömer Mavigözlü
“Bu yıl Zeytinlik’te zaten hasat yok denecek kadar az oldu. Yağış ve fırtına tam çiçek açtığı dönem zeytin ağaçlarını vurdu. Ancak böyle olmasaydı da zaten Pazar bulamayacaktık ve zeytinlerimiz, variller dolusu zeytinyağımız yine elimizde kalacaktı. Devlet zeytin ve zeytinyağı üreticisine teşvik vermiyor. KKTC’de Pazar bulamıyoruz. Ürünümüzü ihraç da edemiyoruz. Devlet, eğer Zeyko Yağ Fabrikası’nı AB nezdinde girişimcilere verseydi bugün yerli üretici bu durumda olmazdı. Zeytinlik’te üretim iyice dibe vurdu. Devlet, hükümet veya diğer ilgili kurumlar yerli zeytin ve zeytinyağından tamamen el çekti. Zeytinlik’te sergi çadırının altındaki zeytin ağaçları bile 10 yıldır güneş, yağış görmez, kaderine terk edildi.”

Şakir Hıdırel
“Zeytin ve zeytinyağı üretimi ülkede neredeyse durma noktasına geldi. Devlet, yerli üreticisine sahip çıkmıyor. Ürünümüze iç pazarda alıcı bulamıyoruz. İhracatın önü zaten kapalı. Zeytinlerimiz dallarında heba oluyor. Zeytinyağlarımız variller içerisinde evlerimizde bekliyor sonra da çöpe dökülüyor. Dolayısıyla artık üretici emek ürettiği ürününün artık gözleri önünde çöp olmasını istemediği için ağacına bakmıyor, ihtiyacı kadar zeytin topluyor ve ihtiyacı kadar yağ çıkartıyor. Bugün marketlerde her türlü gıda maddesi satılıyor ama her ne hikmet ise biz 5 şişe zeytinyağı götürsek markete hemen devletin denetleyici adamları marketlere gidip, sırf markasız olduğu için yağları geri topluyor. Biz artık bunları yaşamaktan bıktık, usandık.”

Özer Berova
“Zeytinlik’te bu yıl geçmiş yıllara oranla hasat olmadı ama duyduğum kadarı ile diğer bölgelerde de bu böyle. Çünkü iklim şartları yani fırtına ve düzensiz yağan şiddetli yağış üretimi olumsuz etkiledi. Öte yandan üretici artık bu işi gerektiği gibi yapmıyor. Çoğu ağaç gerek duyulmasına karşın budanmıyor. Gerekli ilaçlamalar yapılmıyor. Çünkü üretici, pazar bulamadığı için artık ihtiyacından fazlasını üretmek istemiyor. Yerli zeytin ve zeytinyağının tek kurtuluşu geçmişteki gibi bir kuruluşun çıkıp, yerli ürünü satın alması ile mümkündür. Başka türlü belimizi doğrultamayacak duruma geldik. Ayrıca zeytin ve zeytinyağı üreticileri birlik olmalıdır. Ben üç üniversite okudum. Yedi kardeşiz diğerleri de hep üniversite mezunu. Babam bizi sadece zeytin üreticiliği ile bugünlere getirdi. Şimdi ise yerli ürünün yüzüne bakan yok.”

Zeytinlik’te, zeytin ve zeytinyağı üreticileri, devlet yetkililerine çağrıda bulunarak yerli üretime destek verilmesini istedi