İlk devrenin son haftasına 20 puanla dördüncü sırada giren Düzkaya ile 12 puanla onuncu sırada bulunan Türk Ocağı arasında dün oynanan “derbi”de, her iki takımın da hedefleri dikkate alındığında “sevinen” taraf olmadı. Düzkaya’nın aldığı bir puan yukarı tırmanmasına yetmediği gibi, üstelik kendisini takip eden rakiplerine yakalanma riskini arttırdı. Hasan Topaloğlu ile yeni bir “hava kazanan” ve Süper Lig hedefine “kilitlenen”, cezalı ve sakat oyuncusu “bol”, kadrosu “dar” Türk Ocağına da bir puan çok yaramadı. Devre arasında yapacağı “nokta” transferlerle, ikinci devrede büyük atağa kalkması beklenen Ocak için dün, “mutlak” üç puan gerekli idi.
Her iki takımın da “tempo” düzeyi düşük başladığı karşılaşmanın ilk on beş dakikasında, Hüseyin Şevki’nin desteğinde, Mehmet Çil ve Bekir ile Ocak kalesinde pozisyon arayan ancak bulamayan Düzkaya, görüntü olarak daha etkili idi. Ancak pozisyonsuz. Saman alevi gibi yanıp sönen bu baskının sonunda, sol kanattan İsmet, sağ kanattan M. Uçar ve geriden de Aksel’in desteklediği Şenol’lu Ocak, ikinci bölge oyuncularının, üçüncü bölgeye yakınlaşması ile de kontrolü ele aldı. Ve bu arada bir tanesi “penaltı” itirazlarına neden olan mutlak iki gol fırsatı yakaladı. Ayrıca, bir tanesi “el-top” ilişkisi olmak kaydı ile kale sahasından kaleye attıkları üç şut şans eseri geri döndü. Bu ekstra pozisyonlara rağmen, oyunun ilk devresi “keçiboynuzu” tadından öteye gitmedi.
Takımlar ikinci devreye de aynı tempoda başladı. Ancak bu defa ortaya çıkan “gol pozisyonları” oyuna renk kattı, heyecan getirdi. Sakat olan Şenol ikinci devreye çıkmayınca hücum gücü, Aksel-Mehmet Uçar’ın organizasyonlarına kaldı. Düzkaya’da ise Mehmet Çil ve Hüseyin Türk’e. Neticede oyun her iki takımada gitti-geldi. Goller ise, Yankı ve Mehmet Çil’den. Ocak son dakikada üç puanı kaçırdı ise de, skor ve puan taksiminde “adalet” vardı.
































