Türkiye’de beklenen seçimler yapılıp sonuçlandı. Seçmenler kendilerine göre önümüzdeki beş yılda Türkiye’nin yönünü çizmiş oldular.
Seçimlerde her zaman ideolojik tercihler ön plana çıkmaz. Birçok kez piyasadaki ekonomik koşullar seçmen davranışlarını belirler. Makroekonomik göstergeler seçmenin davranışlarında önemli bir göstergedir. Yani siyaset ve ekonomi karşılıklı etkileşimdedir. Seçmen ülkedeki ekonomik gidişata göre tercih yapar. Eğer ülkedeki ekonomik gidişatı beğenmiyorsa ceza verir bu bir sorumluluk hipotezidir. Türkiye’de seçmen sorumluluk hipotezine ne kadar uyum sağladı ve/veya bu hipotez Türkiye seçmeni üzerinde etkili oldu mu? Bence hayır! Seçmen takdiri iktidar yaptı. Entelektüel yapı bunu gerektirdi.
Türkiye’nin ekonomi politikası sürdürülebilir değildir. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın döviz rezervleri bozulmuştur. Finansal istikrar risklerine karşı alternatif önlemler almak zorundadır. Türkiye’nin ekonomi politikası düşünüldüğünde Türk lirasında değer kaybı ve döviz işlemleri üzerinde sıkılaşan regülasyonlar gibi alternatif önlemlerin büyük ihtimalle daha da radikali gündeme gelecektir. Faiz politikasında iyileşme olmaması halinde yani “faiz sebep enflasyon sonuç” görüşü değişmediği sürece döviz kurları daha da yukarı gitmeye devam edecektir.
Dış finansman ihtiyacı Temmuz 2023 ayından başlamak üzere yıl sonuna kadar daha da artarak devam edecek. Mevcut heterodoks politikalar sonucu Türk lirasının daha da güçsüz bir hale gelmesi kaçınılmaz olacaktır.
Tüm bu sonucu belli ekonomik gidişatın seçmen üzerindeki etki teoremleri fırsatçı politikaların önüne geçemediği zaman kişinin bireysel menfaatleri ön plana çıkmaktadır ki seçmen Türkiye seçimlerinde bu doğrultuda tercih yapmıştır.
Şimdi bu gün itibariyle yeni kabine oluşturuldu herkes tarafından kabul gören Sayın Mehmet Şimşek ekonominin başına getirildi. Sayın Şimşek’in yukarıda saydığım sorunlara ve politika değişikliğine nasıl bir yaklaşım sergileyeceğini çok merak ediyorum. Buradaki meselenin Ortodoks politikaya dönüp dönmeyeceği ve sayın Erdoğan’ın ısrarla üzerinde durduğu heterodoks politikalara devam edip etmeyeceği konusudur. Bunu bir-iki haftaya kadar göreceğiz.
































