Amerika ve İngiltere Ukrayna krizinden sonra tüm dünyada Rusya’ya karşı bir mücadele başlattı.
Bu mücadelede ekonomik yön de her geçen gün daha ayrıntılı bir şekilde ortaya çıkıyor.
Bilindiği gibi, Amerika Güney Kıbrısa uyguladığı silah ambargosunu, Rus gemilerine Kıbrıs limanlarında hızmet verilmemesi koşuluyla kaldırmıştı.
Ancak Güney Kıbrıs’ın Ruslar için bir ekonomik faaliyet alanı olduğunu herkes biliyor.
Özellikle Leymosun, nerdeyse bir Rus şehri. Ruslar bu şehirde işyerleri kurup çalıştırmanın yanı sıra, önemli miktarda bir parayı da ev ve arazilere yatırmaktadırlar.
Amerika,İngiltere ve diğer Batılı ülkeler, Rus ekonomisini dünya çapında zayıflatmayı esas alan bir politika izlemektedirler.
Dünyanın neresinde olursa olsun, Rus etkisini kırmaya çalışıyorlar.
Güney Kıbrıs da bu mücadeleden adım adım payını almaya başladı.
Kıbrıs Cumhuriyeti bu konuda çok sıkıştırılınca, Yeni Cumhurbaşkanı Hristodulidis de konuyla ilgili olağanüstü toplantılarını her gün gündeme aldı.
ABD ve İngiltere’nin Rus oligarklarla iş birliği yaptıkları gerekçesiyle bazı Kıbrıslı Rum özel ve tüzel kişileri yaptırım listesine alması konusundaki gelişmeler Rum ekonomisini derinden etkileyecektir.
Rum Basını “Kıbrıslıların Kovuşturulması Başladı-Amerikalılar ile İngilizlerin Kıbrıs Makamlarına Yönelik Yaptırımlar Konusundaki Mesajı” başlıklı haberlerinde, herhangi bir zaman kaybı olmadan Rus oligarklara yardımcı olan Kıbrıslıların kovuşturulmasını ileriye götürmesi yönünde Rum makamlara mesaj gönderdiğini yazdı.
Aslında bu mesaj, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in listeye dahil edilen kişi veya şirketlerin isimlerine ilişkin bilgi talebinin ardından geldi.
Hristodulidis, zaman kazanmaya çalışmaktadır.Ancak bu konuda zaman kazanmak artık mümkün olmayacaktır.
Geçtiğimiz hafta, Ruslarla işbirliği yapan 30 Avukatın isimleri ortaya çıktı.Ancak bu isimler sadece ilk adımlardır.
Türkiye’deki şirketlerin Rus Oligarklarla işbirliği konuları da Batı basınında yer almaya başladı.
14 Mayıs seçimlerinden sonra,Türkiye’deki Rus sermayesinin de sorgulanacağı kesindir.
Kuzey Kıbrıs’a gelince. Bu ülkenin ULUSLAR ARASI KURALLARIN DIŞINDA olmasından faydalanan Rus iş adamlarının özel işler kurmalarının yanı sıra, ailelerinin de önemli miktarda ev aldığı bilinmektedir.
Rusya’ya karşı ekonomik alanda bir sıkıştırma politikası izleyen Amerika ve İngiltere’nin ,Kuzey Kıbrıs’taki yatırımlar konusunda Türkiye ile önemli çelişkilerin doğması kaçınılmazdır.
Rus askerlerinin Ukrayna’daki işgalinden sonra, Batı’nın bunu kabulleneceğini sanmak, önünü göremeyen bir bakış açısıdır.
Amerika ve İngiltere’nin, Doğu Akdeniz’de Rusların güçlenmesine karşı sessiz kalacağını düşünmek, artık mümkün değildir.
































