Kıbrıs Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Konstaninos Yoannu bu hafta, meclis Göçmen Komiteleri toplantısında uygulayacakları yeni politikaları açıkladı:
Yoannu, Kıbrıs Türk taşınmazlarının kullanımına ilişkin yasaların yeniden düzenlenmesi, Kıbrıs Türk taşınmazlarının değerlerinin yeniden belirlenerek bu taşınmazların kiralanması vb. kullanımından elde edilen gelirlerin günümüz şartlarına uyarlanması ve Kıbrıs Türk taşınmazlarının kimler tarafından nasıl kullanıldıklarına ilişkin süreç ve bilgilerin şeffaf hale getirilmesinin amaçlandığını ifade etti.
Kıbrıs Türk Taşınmazları Bilgi İşlem Sistemi’nin oluşturulması ve kurulmasıyla Kıbrıs Türk taşınmazlarının değerleri, kiralanmaları, tahsisleri gibi bilgilerin bütünlüklü şekilde ulaşılabilecek duruma gelmesini öngördüklerini vurgulayan Yoannu, ilgili yasal düzenlemelerle bu hedefi gerçekleştireceklerini belirtti.
Yoannu, göçmenlere yapılan kira yardımlarının belirlenmesine de yeni kriterler getirileceğini, prosedürlerin basitleştirileceğini belirtirken devlet arazisine inşa edilen göçmen evlerinin hak sahipleri ve bu kişilerin mirasçılarına verilme ve kullanım izinleri hakkında yasa tasarısının da meclise sunulduğunu ifade etti.
Rumlar 1974’tten sonra koşulların çok değiştiğini, bu nedenle Türk mallarının kullanımının yeniden gözden geçirileceğini açıklarken, bizler de Kuzey’deki İçişleri Bakanlığının bu konuda yeni adımlar atmasını görebilecek miyiz?
Kuzey’de kalan Rum malları, eşdeğerciler yerine yandaşlara nasıl dağıtıldı. Rum mallarının kime ve hangi gerekçelerle dağıtıldığı konusunda şeffaf bilgiler nerde?
Bu konuda bir envanter var mı?Herkes bunu merak ediyor.
Güney Kıbrıs’ta mal bırakmış olan Kıbrıs Türklerinin birçoğu, bıraktığı malın değerinde mal almazken, iskan sorunu devamlı kanayan bir yara olarak ortada dururken, Bu konunun yeniden CİDDİ BİR ŞEKİLDE ele alınması gerekmektedir.
Kuzey’de kalan Rum malları üzerindeki ciddi yapılaşma da gelecek düşünülerek yeniden ele alınmalıdır.
Esas mal sahibinin onayı alınmadan tapuları dağıtılan Rum malları bugün özellikle yabancılar tarafından alınmakta ve üzerlerine lüks konutlar yapılmaktadır.
Türkler erken unutur derler. Loizidu Davası ve sonuçları, Orams Davası demek ki ne hükümet yetkilileri ne de müteahitler tarafından dikkate alınmamaktadır.
Günü geldiğinde, mülkiyet davaları hem Kuzey Kıbrıs yaşayanlarını hem de Türkiye’yi derinden etkileyecektir.
Deprem bölgelerinde çürük binalar yapılırken, gelecek hiç düşünülmediği için, Türkiye şimdi büyük bir felaketle yüzleşmek zorunda kalmaktadır.
Aynı şekilde, Rum malları üzerindeki yapılaşmada ve bu malların satışında gelecek düşünülmediği için, büyük bir bedel ödeyeceğimiz kesindir.
Rum İçişleri Bakanı , Güney’de kalmış Türk malları konusunu yeniden ele alırken,Kuzey’deki İçişleri Bakanı’ndan da bu konuda yeni adımlar atmasını istemek her göçmenin doğal hakkıdır.
































