Malum kış geldi. Havalar iyice değişti. Doğal olarak grip salgınları başladı. İnsanlar etrafta salya sümük dolanıyor. Sağlık Bakanlığımız “Ülkemizde henüz domuz gribi yok” diyerek “Mevsimsel grip” tanımlaması ile salgın hakkında halkımıza bilgi verdi ki hemen ertesi gün ilk tanı alan hastanın Yakın Doğu Hastanesinde yattığı açıklandı.
Son birkaç haftadır, Türkiye medyası “Domuz Gribi” alarmı veriyor. Bizim medya her ne kadar daha itidalli (ki bu ilk vaka açıklanınca sona erdi) ise de halkımızın “domuz” sözünden aklı gidiyor ve Türkiye medyasından gelen haberlere daha çok itibar ediyor
dddfsfsdasdasdd.jpg)
Aslında Türkiye ile bu kadar iç içe iken bu domuz gribinin Akdeniz’i bir uçak veya bir gemi ile aşıp adamıza gelemeyeceğini düşünmek pek de akıl işi değildi. Bu nedenle de insanımıza “haksızsınız” demek cidden büyük haksızlık olur. Netice de de bu süreçte bir tane kesin tanı konmuş hastamız oldu. Daha da olması olasıdır.
Peki ama işin aslı ne? Nedir bu Domuz Gribi- Mevsimsel Grip muhabbetinin arka yüzü?
Bir sürü yazı, bildiri, duyuru yapıldı. Sizlerde bunları defalarca okumuşunuzdur. Bir kez de ben yazayım. Yazayım ama farklı olsun. Öyle basit yazayım ki ilkokul son sınıf öğrencisi olan çocuk bile okudu mu anlasın.
Siz daha fazla sıkmadan lafı uzatmayayım da anlatmaya başlayayım:
Grip etkeni her yıl genetik yapısını değiştiren bir virüstür. Zaten teknoloji ve ilaç sanayinin onu dünya üzerinde kazıyamamasının temel nedeni budur. Üretilen aşılara karşı etken virüs, yüz yıllardır genetik yapısını devamlı değiştirme yeteneği sayesinde direndi, direniyor, direnecektir.
Genetik yapısı değişen grip virüsü, medyatik isimlerle dünya üzerinde tanınmaktadır. At gribi, kuş gribi, en sonunda da domuz gribi gibi. Ancak hepimiz biliyoruz ki netice olarak bunların hepsi, beş aşağı beş yukarı benzer belirtiler ile seyreden griptir.
Peki grip bekledi bekledi de şimdi zamanımızda mı tehlikeli olmaya başladı?
Tabii ki hayır. Grip nedeniyle yıllar öncesi de büyük salgınlarda insanlar öldüler. O zamanlar da şimdi de ölen insanlar daha ziyade beslenmesi yetersiz bebekler, direnci düşük yaşlılardı. Ölüm sebebi ise yüzde doksan gribin Zatürreye dönüşmesiydi.
Buradan da anlayacağınız gibi gribin Zatürre yani tıp dilindeki adıyla pnömoni “Akciğerin yaygın iltihaplanması hastalığı denilen” hastalığa dönüşmeden öldürücü olması nerdeyse mümkün değildir. O zaman yapılacak şey bellidir.
Öncelikle grip olmanın önüne geçilmelidir. Ki bunun olmaması için eminim yüzlerce makale okumuşunuzdur. Ellerin iyi yıkanması, tokalaşıp öpüşmekten kaçınmak, bulunulan kapalı ortamların sık sık havalandırılması, başlıca tedbirlerdir.
Grip olmuşsanız ise yapılacak tek şey vardır. Pnomoni yani Zatürre olmanın önüne geçmek. Bunu önlemek için de bir hekim kontrolünde uygun ilaçlarla mücadele etmek gerekir.
Türkiye Sağlık Bakanlığı bu yıl şu ana kadar beş yüze yakın H1N1 yani domuz gribi vakası tespit edildiğini açıklamıştır. Biz de ise henüz böyle bir tanımlama yapılan vaka sayısı birdir. Ancak yukarıda yazdıklarımı da dikkatle okumuşsanız anlamışsınızdır ki bunun hiç önemi yoktur. Zira artık “Domuz Gribi” özel değil olağan bir griptir.
Kış boyunca yaşlılar, şeker hastaları, kalp hastaları, kanser ve benzeri nedenlerle dirençleri düşük kişiler, gebeler, dikkatli olmalı mutlaka korunmalıdır.
Yazı farklı olacak dedim. Mümkün olduğu kadar tıp formatı dışında ve herkesin anlayabileceği dilde anlatmaya çalıştım. Umarım becerdim. Tedaviye hiç girmiyorum. Onu hekiminize bırakıyorum
Sağlıkla kalın…
































