Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

SORUN VE OLAY NE “SOLDUR NE SAĞ!” (VE KISACA TAKILDIĞIM)     

Seçim oldu bitti derken ve sonuçlar ortalara dökülüp üzerlerine yorumlar faslı gelince baktım, artık medyadaki haberlerde  “1970’lerden kalma çoktan unutulup gitmesi gereken iki “izm”li kelime yine sahneye sürülmüş, üstelik iddiaları ile!

AZICIK  araştırdım “hayır bizden kaynaklı değil!” Aramızdaki bazı TC muhabir ve yazarlarının telaffuzlarından kaynaklanmış!”

Ki seçim sonuçlarını TC’deki mensubu oldukları medya organlarına geçerlerken  nicedir unutulduğunca “sol partilerin sağ partiler karşında zafer elde ettiklerini” yazdılardı!

BİR ara gerçekten öyle mi diye şüpheye düştüm.. Çünkü ne zamandır artık kafa yapıları “solda” olanların bile konumlarını ifadelerinde yer almayan bu bir zamanların toplumu kaynatan tartışmalı “kelimeleri” işitilmiyordu!.

YANİ artık “ne kimse kimseleri Moskova yolcusu” yapıyordu ne de kimseler “kapitalistler” diyerek zaten son yıllarda canı çıkan iş insanlarına “mütegallibe” olarak bakıyordu..                                                                                            KISACA ülkenin kaderi “sağ-sol” tercihlerinin tartışmalarında değil.. “Dirayetli yönetimlerle oluşturulacak, “denetimlerin” öncülüğü ile ciddiyetlerinde geliştirilecek “üretim” odaklı ekonomiler vurgularında  değerlendiriliyordu..

YANİ insanları “ideolojileriyle” ayrımcı gayrımcı tutumlarda değil;  toplum katlarında kendilerine ait ve kendileri için biçilen görev ve yetkilenmelerinde, sadece ve ciddiyetle işlerini  en iyisiyle gerçekleştirecekleri realitelerde değerlendirirken bu “Sağ-Sol danerden çıktı diye şaşırdımdı doğrusu!

YANLIŞ ANLAŞILMAYA! Namusu  ve kurallar kanunlar çerçevesinde “işini görevini en iyi şekilde alaveresiz dalaveresiz yapan yurttaşlardan  söz ediyorum…

NE var ki hem de yerel seçimlerde sonuçlar ortalara döküldükte TC’ye geçilen haberlerde “kazanan tarafın misyonunu belirtmek söz konusu olmuş olmalı bir kez daha “CTP’ye  Sol,  UBP’ye de Sağ  kanatları takılarak seeçmenleri bir kez daha  “cepheleştirmeye” çalıştılar! Oysa:

***

SEÇİM SONUÇLARININ açıklanmasından  bu yanadır yazıyorum: Sandıktan çıkan sonuçlar (yerel Yönetimlere de değil) seçmenin resmen öncesi ve şimdilerin mevcut koalisyon hükümetlerinin yetersiz eksik hatta “kötü” denecek yönetimlerini protesto eden artık yeter diyen bir ulusal tepkinin sonucuydu!

ANKARA’nın onca parasal yardımlarına karşın sorunlarını çözüp gelişeme olanağı bulamayan KKTC’nin  UBP ağırlıklı Koalisyon Hükümetlerine sandıklarda verilen tepkisel cevaplardı..

Ki bu kesimlerin içinde çiftçi de vardı esnaf da.. Öğretmen de  vardı memur esnaf da.. Ki biliyoruz: Kaç zamandır memlekette tüm çalışan kesimlerin hoşnutsuzluğunda kıyasıya eleştirilen yönetim zafiyetleri yanı sıra batıp giden ekonomilerin feryat halinde çıkan sesleri işitilmektedir!

Dün de yazdım: Geçen yerel seçimler oylamaları  bu bozuk düzenlere “artık yeter” denilerek verilen cevaplardı!

YANİ ne Sağ’dı ne de Sol! Ki çoktandır bu “izm”leri unutmuştuk!                                                                                            Nasılsa seçimde öne çıkan CTP’nin marifeti olduğuna inanmıyorum ama toplumu uzun yıllar sonra “sol-sağ cenahlarda” kurtuluş arayan insanlar ayırımlarında kategorize etmek  sorunlara yeni sorunlar eklemekten öte değildir!  Ki artık bu memlekette hayvancı da mağdurdur kasap da!  et  satın almak isteyen yurttaş da! Hepsinin de ortak sorunu “kaybetmek” üzerinedir!

***

ELBETTE bu sıkıntılı günler de gelip geçecektir… Öncesi dönemlerde olduğu gibi.. Fakat ülkede tüm kesimlerce evelenip gevelendiği halde  eğer tüm sektörlerde ve toplum katlarında istikrar sağlanamıyorsa yüz kere düşünmek gerekir çünkü ne çölde yaşıyoruz ne deryalarda..  Toprağımız da vardır ekilip biçilen seralarımız da vardır bahçelerimiz de…

Sanayi tesislerimizin,  inşaat sektörlerimizin, turizmimizin hatta para basan para yutan kumarhanelerimiz bile varsa bizim yapacağımız bunların çarklarını çevirerek para basmaktır!   Oysa TC’den katkısı olmasa hep birlikte aç kalacağız! Böyle bir düzen yada devlet olmaz olamaz!

***

KISACA TAKILDIĞIM: (YUNANİSTAN ÇILDIRDI!) Gün geçmiyor ki medya haberlerinde yer almasın! Egede ttbikat yapan Türk uçaklarına bile radar kilidi atarak tacizliği hat safhaya diken Yunan savbaş uçakları resmen tacizde bulunuyorlar. Adeta “hadi Türkiye vur beni, en azından bir savaş uçağımı düşür” dercesine tahriklerini yoğunlaştırıyor ki büyük olasılıkla “seni bir saatte yerle yeksan ederiz” diyen Türkiye’deki ilgili yetkililer şimdilik “ya sabır” çekmekteler!

NEREYE kadar! Çünkü söz konusu  Yunan tahrikleri karşılık görmediklerinden azgınlaşırlarken tahammülleri de tüketiyorlar.. Bir gün kıyamet kopacak hiç hoşlarına gitmeyecek!

VE sonrasında hem TC Yunan cephesinde hem de Kıbrıs’ta o meşum dediğimiz “karanlık günler dönemi başlayacak!”

Kİ Yunanistan’da on dört üssü bulunan Amerika’nın ne yapacağı.. NATO’nun iki üye ülke arasındaki dalaşmayı nasıl durdurup sakinleştirireceği de bilinmiyor..

BİLDİĞİMİZ Yunanistan’ın bu düşmanca tahrikleridir ki Türkiye sonunda Uçak gemisi sahibi de oldu hem de en donanımlarından. Üstelik artık tank da yapıyor İnsansız savaş uçakları da.. Kısaca Doğu Akdeniz’de kopacak bir Yunan Türk arbedesi yirmi dört saatte biter ama gerisinde yıllarca sürecek hm siyasi hem sosyoekonomik yıkıntılar bırakır!                                                                                   ***

FAKAT galiba Batı’nın da Amerika’nın da istediği budur. Yoksa başka türlü Türkiye’nin sürekli yükselişini durduramayacaklar.. Dolayısıyla Yunanistanı zoka olarak kullanıyorlar! Kısaca gidişat hiç de iyi değil! –