Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Saray’ın yolu Lefkoşa Belediyesi’nden geçer

Adayların topluma yansımayan heyecanlılığından kaynaklanan erken bir start ile başlayan seçimler sonunda bitti. Yeni bir başkanımız var artık. Önce ülkeye sonra bize en son da kendilerine hayırlı olsun. Seçimle yatıp seçimle yatan ülkemizde, şimdi de partilerimizde ki kurultay heyecanı başladı. Özellikle Meclis’te en yüksek sandalye ile temsil edilen Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler ve Ulusal Birlik Partisi için hareketleniyor.

CTP-BG, dümeni kırık gemi gibi. Kapılmış akıntıya gidiyor. Dümeni tamiri bir kenara bırakın, bir de kaptan lazım bu gemiye. Aslında bu yolda gidilecek köyün minareleri çoktan göründü. İstikamet belli. Sayın Mehmet Ali Talat geri dönecek. Onun dönüşünde sorun yok. Sorun dönerken yanında kimleri alacağıdır. Parti içi dengeyi kurup kuramayacağıdır. Gerçi “Bunu kuramayacağından şüphe etse bu geri dönüşü yapmaz” diyenler çoğunluktadır. Ama bu tarz konuşanlar bile küçük kayıplar olabileceğini ifade etmektedirler. Şimdiki başkan Sayın Özkan Yorgancıoğlu aday olmayacağını ilan ederek Sayın Talat’ın rahat hareket etmesini sağladığı ise aşikardır. Üstelik ikinci turda da olsa kazanan adayı destekleyerek ilk turda ki yenilgiyi hafifleterek bunu sağladığı malumdur. Açıkçası CTP-BG de hava bulutlu ama parçalı bulutludur.
Ulusal Birlik Partisi’nde ise durum daha vahim. Orada ki gemi üstüne üstlük su da alıyor. Fareler gemiyi çoktan terk etti. Bu şekilde kalınmakta ısrar edilirse gemi dibi boylayacak.
Seçim ciddi başarısızlıkla sonuçlandı. Parti içinde ciddi liderlik sorunu var. Bırakın parti içi liderliği dışarıda bambaşka bir oluşumun sağın liderliğine soyunması tehlikesi bile mevcut. Kanaatimce eğer parti hızla kendini toparlamazsa, toparlanıyoruzcular ortalığı onlardan önce toparlayacak gibi görünüyor.
Aynı sıkıntının misline sahip üçüncü parti ise Demokrat Parti Ulusal Güçler’dir. Gemi örneğinden yola çıkacak olursak, kayalıklar içinde kontrolsüz devamlı su alarak, akıntıya kapılmış gidiyorlar. Belli ki onlarınki bundan sonra var olma savaşı olacaktır.
Gemiyi yüzdüren en rahat parti olarak Toplumcu Demokrasi Partisi görünmektedir. Sayın Akıncı’nın seçim kazanması ile bu kez rüzgarı arkasına almış bulunmaktadır. Buna karşın ülke çapında örgütlenmeyi ise hâlâ daha başaramamaları ciddi bir sorundur. Bu sorunu aştıkları zaman 2004’te CTP’nin yakaladığı ivmeyi günümüzde yakalamaları hiçten olacaktır.
Kısacası, tüm partiler kendilerine çekidüzen vermek durumundadır. Bunun içinde çok uzun zamanları yoktur. Hemen toparlanmak durumundadırlar. Aksi halde onları toparlayıp ortadan kaldıracak başka oluşumlar yoldadır.
İzninizle seçime yönelik bir tespit ile yazıyı sonlandırayım. Göstergelere göre bundan böyle Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak isteyen aday ya da parti, kendine yakın adayı, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi, Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanlığı’na mutlaka getirmelidir. Söyle bir anımsamak gerekirse, Sayın Talat, Sayın Erk’in başkan olduğu dönemde seçilmişti. Sayın Eroğlu, Sayın Bulutoğluları Lefkoşa’ya başkan olduktan sonra saraya taşınmıştı. Şimdi ise Sayın Akıncı, Sayın Harmancı’nın açtığı yoldan yürüdü. Son 3 dönemde bu hassas olayın siyasi partilerimizin gözünden kaçmayacağı ve bundan böyle Silahtar Burcuna giden yolda Lefkoşa Türk Belediye Başkanlığı seçimine ayrı bir önem vereceği kesindir.

ANLAYAMADIKLARIM
Ben anlayamıyorum ve galiba anlatamıyorum da. Ey insanlar! Bu ülkede günün birinde demokrasi öğrenilecekse sığınılacak bir “baba” figürü olmadan öğrenilecek. Bu böyle biline…

VE ŞİİR…
Bu haftaki şiirimiz Londra’da yaşamakta olan Sayın Mustafa M. Boratac’dan. Kendilerinin “Düşümdeki Sen” isimli şiirini sunuyorum.

Düşümdeki Sen
Varsın sen avuçlarında yeşeren baharı sakla,
Bırak da o masum bakışların sadece bana kalsın.
Git gidebildiğin yere, isterse yoluna güller saçılsın.
Yeter ki bende hala o güzel hatıran saklı kalsın.
Varsın ta uzaklarda, sen hep aydınlıklara boğul,
Bırak da ben de, yine senin gönlünde yatayım.
Gül, eğlen, mutlu ol, hayatin neşeyle dolsun,
Ben de rüyalarımda, senin hayalinle avunayım…