Geçen hafta boyunca özellikle kanser gününe dair yazılanları çizilenleri takip ettik. Dikkatinizi çekmiştir. En çok vurgulanan şey, ülkemizde kanserden ölümlerin, kalp hastalıklarından sonra ikinci sırayı tuttuğu, ancak aradaki farkın hızla kapandığı, birkaç yıl içerisinde Kanserden ölümlerin ilk sıraya ulaşacağının kaçınılmaz olacağıydı.
Ben tam da bu noktada takılı kaldım işte. Takılma sebebim ise bu istatistiki bilginin medyada ki yansıma şekliydi. Açıkçası hangi ölüm sebebinin önce geldiği ön plana çıkarılıyor, buna karşın sayının her yıl bir evvelkinden daha fazla olduğu önemsenmiyor, daha da kötüsü bu hastalıkların bir numaralı etkeni olarak bilinen nokta ise adeta göz ardı ediliyordu.
Neden kimin etkisi ile bu yola gidildi çok anlamış değilim. Ama bu köşenin yazarı ve mesleğinde otuz üç yılını doldurmuş bir hekim olarak her iki hastalığın gelişiminde en çok suçlanması gereken etkeni, bir kez daha ifşa etmekten kaçınırsam, sizin kadar kendime de ihanet etmiş olurum diye düşünüyorum.
Evet sevgili okurlar kanserin ve kalp-damar hastalıklarının en önemli etkeni kayıtsız şartsız SİGARA’dır.
Sigara ve benzeri tütün ürünlerine karşı insanı korumak adına çok sayıda yasamız vardır ama uygulayanımız denetleyenimiz yoktur. Her ortamda sigara içildiği gibi her yaştaki insan sigaraya rahatlıkla ulaşıp satın alabilmektedir.
Oysa Türkiye’de bu konuda çok yol alınmıştır. Hatta alınmaya devam edilmektedir. Orada “Dumansız Hava Sahası” Projesi büyük bir başarı ile uygulanmaktadır. Avrupa ve dünyada bu projenin en iyi uygulananlar listesinde daima ilk beşte olunmasına rağmen, konunun üstüne üstüne gidilmekte, proje geliştirilmektedir.
Türkiye’de şimdi de “Dumansız Hava Sahası” için 3 yıllık yeni bir dönem başlatılıyor. Sağlık Bakanlığı yeni eylem planıyla tütün ürünleri kullanımını azaltmayı ve toplumu bilinçlendirmeyi hedefliyor.
Durmak bilmeden bu konuda çalışan TC. Sağlık Bakanlığı’nın Ulusal Tütün Kontrol Programı 2015-2018 Eylem Planı da yürürlüğe girdi. O planının detaylarını bize de örnek olur diye özetlemekte fayda görüyorum:
AÇIK ALANA DA SINIR: AVM, sinema vb. yerlerin girişlerinde pasif etkilenim mesafesinde sigara yasağı.
KARA PAKET GELİYOR: İlk kez Avustralya’nın uyguladığı kara paket diye de bilinen tek tip düz paket uygulaması konusunda gerekli mevzuat değişiklikleri yapılarak hayata geçirilecek.
KAPLAMA VE KILIFA AYAR: Sağlık uyarılarını kapatan kaplama ve benzeri kılıfların önüne geçilecek.
GENÇLERE KİMLİK DENETİMİ: Gençlerden 18 yaş için kimlik sorulacak. Eğitim kurumlarına 100 metre mesafede sigara satışı yasaklanacak.
BIRAKIN MESAJLARI: Sigara Bırakma Hattı hizmetleri SMS, elektronik posta ve web uygulamaları aracılığı ile geliştirilecek.
TİRYAKİSİZ İŞ YERLERİ GELİYOR: Sigara içen çalışanı bulunmayan iş yerlerinin olması için özendirme çalışması yapılacak.
VERGİLER ÇAPRAZ GELECEK: Sigara ve diğer tütün ürünlerinin vergilendirme politikası, karşılıklı olarak birbirlerine yönelmeye yol açmayacak şekilde düzenlenecek.
TÜFE’DEN ÇIKARILACAK: Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) tütün ve tütün ürünlerini içermemesine yönelik gerekli mevzuat düzenlemesi için çalışma başlatılacak.
ÇİFTÇİYE TEŞVİK: Tek sigara, yaprak sigara kâğıdının satışı önlenecek.
Anlayacağınız Ankara hükümeti bu konuda dünyada bir numara olmak için iyice kolları sıvadı. Peki ya biz? Her zaman Türkiye’yi takip etmekle övünen biz neden bu kadar gerideyiz? Bunun bir açıklaması var mı?
Her sene, kanser gününde yapılan ağlamalara son verilip icraat yapmanın, bir karar vermenin zamanı gelmiştir. Ya kanser ve kalp-damar hastalıklarının bir numaralı etkeni ile mücadele edilecek ya da her yıl aynı terane dinlenecektir.
Hastalıklar oluştuktan sonra onlarla mücadele etmek hem zor hem pahalıdır. Oysa en önemli etken hakkında halkta bir bilinç oluşturulursa mücadele hem daha kolay hem de daha başarılı olacak, mutlaka sonuç alınacaktır.
VE ŞİİR…
Bu haftaki şiirimizi Sayın Cemaliye Jenny Sağlam’ın “BİR BEN VARIM” isimli kitabından seçtim.
Be Gülüm
İlk ışık sana tertemiz bir sayfa açarken
Karalamak niye?.. Umutla doldurmak varken
Dalmış derinlere, yarınları düşünürken
Boşa gidiyor bugünün… Uyan be gülüm…
Gerçek mutluluk yoksa da hiçbir nesnede
Gönlündeki, erişilmez sandığın en pahalı arzuyu hedefle
Yürekten inanç, bir demet sabır ve kendine güvenle
Yapamayacağın hiçbir şey yoktur be gülüm…
Dar görüşlü insanlarla, nefes tüketme
Söylediklerini kaale alıp, kendini üzme
Tavuklarla yemlenip, oturduğun sürece
Şahinlerle uçamazsın be gülüm…
ANLAYAMADIKLARIM
Bu Ticaret Odası ve Sanayi Odası yöneticilerinin anlayışını anlamam mümkün değil. Bu ülke de memurun işçinin geliri düştükçe kendi kazançlarının da azalacağını farkında değiller mi?
































