Türkiye’de yerel seçimler bitti. Tartışmaları sürse de halk tercihleri doğrultusunda yeni belediye başkanlarını ve diğer yerel yöneticilerini seçti. Şimdi sıra bizde.
Yerel seçimler, bana genel seçimlerden daha da önemli gelir. Zira bu esnada seçilen kişiler direkt hayatınızın püf noktalarını etkileyen icraatlar sergileyebilirler. Bunu özellikle son dönemde sık yaşıyoruz. Bir bakarsınız, yerel yönetime seçilen kişiler sayesinde güzel bir ortamda yaşıyorsunuz, bir bakıyorsunuz çöp yığınları arasındasınız.
Ülkemiz gerçeğinde, seçmeninin, yerel seçimlerde adayların kimler olduğuna, genel seçimlerden daha çok dikkat ettiği kesindir. Vatandaş bu seçimlerde, beğendiği veya takdir ettiği bir adaya, her zaman oy verdiği partiden aday olmasa da destek verebilmektedir. Bunun örneklerini oldukça sık yaşadık, yaşamaktayız. Zaten bu sebeptendir ki bazı adaylar parti oylarının üstüne çıkarak yıllarca başkan seçilmektedirler.
Her nedense ben seçmenin genel seçimlere göre, yerel seçimlerde daha bir ince eleyip sık dokuyup oy kullandığına inanırım. En azından, vatandaş bu seçimlerde kişisel çıkarlarını biraz daha geri plana itmiş gibi gelir bana.
Peki ama bir seçmen, seçilecek olan belediye başkanından ne bekleyebilir? Ne yapmasını nasıl bir yaşam alanı yaratmasını ister?
Tabii ki bu soruların cevabı insandan insana fark edebilir. Ben burada kendi beklentilerimi sıralayayım. Siz arkasını getirin…
• Şehir her zaman temiz olmalı.
• Şehrin içinde yiyecek içecek olarak satılan her şey sağlıklı olmalı.
• Yolları güvenli ve çukursuz olmalı. Trafik alt ve üst geçitlerle rahatlatılmalı. Bisiklet yolları yapılarak bisiklet kullanımı teşvik edilmeli…
• Geceleri aydınlık olmalı.
• Şehirlerin hava almasını sağlayacak yeşil alanlar, parklar olmalı. Bunlar her zaman bakımlı ve temiz tutulmalı.
• Tiyatro, sinema festival vs gibi sanatsal etkinlikleri desteklemeli, organize etmeli.
• Şehrin spor kulüplerine maddi manevi destek olmalı.
• Kanalizasyon tamamlanmalı ve çalışmalı.
• Şehrin yardım ve bakıma muhtaç veya yaşlı hastalarına destek verecek, yaşamlarını kolaylaştıracak birimleri olmalı.
• Tabela kirliliği önlenmeli.
• Çocukların ve gençlerin okul saatleri dışında kendilerini geliştireceği sportif ve sosyal alanlar yaratılmalı. Çocuk ve gençlerin buralara gelmeleri özendirilmeli.
• Fatura ödemeleri vatandaşın ayağına kadar gidip sağlanmalı. Vatandaşın belediyeye uğrayarak kaybedeceği zamanın önüne geçilmeli.
• Görüntü kirliliği kadar gürültü kirliliğine de önem verilmeli. Eğlence merkezleri ikamet alanlarından ayrılmalı…
Alın işte benim bir belediyeden beklediklerimin asgarisi bunlar. Böylelikle kendimin kişisel seçmen manifestomu hazırlamış oldum. Bu koşulları sağlayana ya da sağlayabileceğine inandığım kişiye oyumu vereceğim. Ya siz?
Anlayamadıklarım
Her sabah bozulup akşama tekrar kurulan bir hükümetle nereye kadar gideceğiz? Bir anlasam…
Bu hafta sonu günlerden Kalavaç olacak
Geçen pazar İstanbul’dan gelen doktor dostlarım, Faik ve Erol Bankeroğlu kardeşler ile birlikte Kalavaç’a gittik. Daha köyün girişinde hummalı bir çalışma vardı. Meğer bu hafta sonu yapacakları geleneksel panayırın telaşı içindeymişler. Geçen yıl yaşanan taşıt park yeri yetersizliğine karşı yeni park yerleri hazırlıyorlardı.
Şaka değil, geçen yıl otuz bin olan ziyaretçi sayılarını bu yıl kırk bine çıkarmayı hedefliyorlarmış.
Muhtar Ömer Meraklı her zamanki gibi bizi yalnız bırakmadı. Çalışmalarını diğer arkadaşlarına devrederek köyü bize gezdirdi. Kıbrıs’taki ilk Osmanlı köyünün tarihi dokusunu dostlarla beraber bir kez daha kokladık.
Köylü panayırından son derece gururlu. “Bizimki diğerlerinden farklı” diyorlar ve ekliyorlar: “Panayır sırasında burada satılıp sergilenecek her şey bu köyün ürünü olacak, çevre köylerden bir şey almayacağız”…
Köye özel el işleri yanı sıra kleftigo ve kebabın bolca sunulacağını hazırlıklardan rahatlıkla anlamak mümkün.
Oraya gitmişken Yakup ve Nilgün Yakupoğluları’nın kendi kaynaklarınca yarattıkları, elektrik ve su borcuna rağmen inatla açık tutmaya çalıştıkları “Kültür Evi”ni, Osmanlı çeşmesini, yüz yaşına merdiven dayamış Ayşe nineyi, taş evleri, ters kapılı camiyi mutlaka ziyaret ediniz.
Gerçekten iddialı olan bu insanların heyecanına ortak olmak isteyenler, bu pazar hiçbir angajman yapmayıp, araçlarının rotasını Kalavaç’a çevirebilirler. Bu hazırlıkları gördükten sonra, beni dinleyenlerin iyi bir gün geçireceğine eminim. Şimdiden iyi eğlenceler…
VE ŞİİR
YOL
Önce neneler dedeler gitti
Dönüşü olmayan bu yoldan
Gün geldi,
Analar babalar gitti artlarından
Zamana aldırmadan yaşarken
Bir de baktık akranlarımızın ilanları
Boy boy gazete sayfalarında
Çare yok gidilecek bu yoldan
Hem de dönüşü hiç olmadan…
































