Kıbrıs Türk Hava Yolları ortadan kalktı kalkalı, ya da kaldırıldı kaldırılalı dış ulaşımda, özellikle de üçüncü ülkelere geliş gidişte ciddi sorunlar yaşamaya başladık.
Malumunuzdur, şu anda İngiltere’ye Ercan’dan uçan sadece iki şirket var. Bir tanesi zaten Türk Hava Yolları. THY ile Londra’ya uçacaksanız muhtemelen İstanbul’da uçak değişikliği yapmak durumundasınız. Aşırı rötarlarda bağlantı uçağı yakalayamayabilir kaçırabilirsiniz. Daha iyi bir ihtimalle de siz uçağı yakalarken valizleriniz İstanbul’da kalabilir.
THY dışında Londra’ya uçuş yapan tek hava yolu Pegasus. O en azından uçak değişimine gitmiyor. Sabiha Gökçen Havaalanı’nda bir saate yakın bekleyip Avrupa’nın en batısına yola çıkıyor.
Aslında iki uçak şirketi arasında ciddi konsept farkı var. Bunun sonucunda ücretlendirme bakımından bir rekabet içine girmiyorlar. Hal böyle olunca da uçak biletleri bir anda prim yapmış şirket hissesi gibi pahalılaşabiliyor. Özellikle özel dönemlerde Londra’ya uçmak bir aileye adeta küçük bir servete mal oluyor.
Son bayramda da bu böyle oldu. Uçak ücretleri borsa senedi gibi, bayram yanaştıkça arttı.
Şimdi siz bana “Ahali de uyansa da önceden biletini daha ucuzken alsaydı” diyebilirsiniz. Bu deyişinizde de ilk anda haklı olabilirsiniz. Ne var ki bende bu deyişinize karşılık, bayram tatilinin süresinin hükümetimizce de son dakika belirlendiğini anımsamak gerektiğini ifade etmek isterim. Haftanın ilk gününün çalışılacağının açıklandığı dakikalarda bahsettiğim uçakların fiyatları çoktan uçmuştu.
“Demokrasilerde çareler tükenmez” demiş atalarımız. Bu durumda insanımız da çare üretme yoluna gitmiş, internet üzerinden Baf ve Larnaka Havaalanlarını kullanarak Londra’ya ve diğer Avrupa kentlerine uçan şirketlerin ücretlendirmesi takibe almıştır.
Ne ilginçtir ki bu inceleme sonucunda, Güney’den Londra’ya uçmanın bireye yarı fiyata geldiği saptanmış, haber kısa zamanda sosyal medyadan yayılmış, bu sayede de yüzlerce Kıbrıslı Türk, Baf ve Larnaka Havaalanlarını kullanarak tatile uçmuştur.
İş sadece bununla kalsa neyse… Olaya bir de tersten bakalım. Londra’da yaşayan bir İngiliz ya da Türk olsanız, aynı coğrafyada tatil yapmaya niyetlenseniz, ulaşım da pahalı olan yolu mu tercih edersiniz? Yoksa seyahatinizi mümkün olduğu kadar ucuzlatan seçeneklere mi kayarsınız?
İşin ilginç yanı tatil zamanları dışında da gerek Türkiye, gerek İngiltere uçak biletlerinin denetlendiğini söylemek mümkün değildir. Şirketler de bir yerde Güney Kıbrıs havaalanlarını kullanan rakipleri olduğunu bilmeli, ona göre ücret politikası uygulamalıdır.
Son bayramda, KKTC ekonomisi ulaşımın pahalılığı ve yetersizliği nedeni ile yine kayıp etmiştir. İnsanımız haklı olarak başka arayışlara yönelmiştir. Bu kaybın önlenmesine yönelik, akılcı tedbirler alınması elzemdir.
Ayrıca, hükümetin resmi tatil sürelerini çok önceden açıklaması yanı sıra, üçüncü ülkelere uçan şirket sayısını artırma çabası göstermesinde fayda vardır . Ücretlendirme ise mutlaka denetlenmelidir. Aksi halde Ercan, uzun vade de sadece Türkiye’ye uçan uçakların kullandığı “mahalli” bir havaalanına dönüşecektir.
ANLAYAMADIKLARIM
Rum basını, on iki bin hektar arazinin, mal tazmin komisyonu kararı ile bedeli ödenerek Türkleştirildiğini yazmış. Ne demek yani bu şimdi? Mal mülk sorunu bitme yolunda mı? Anlamadım bu mesajı…
Ve Şiir:
Ey Kalbim… Çok Yoruldum…
Ey kalbim! yine bana, fazlaca yüklenirsin
Bilmem, kavgan ne benle; örsle çekiç, döversin…
Ne gözlerimde uykum, ne huzurum var bana;
İki taş arasında, değirmensin, ezersin…
Gün bitmez gece bitmez öğütürsün canımı
Çin’de bir çocuk ölse, sorarsın hesabını…
Yanar elbette canım, yanar çocuğa amma;
Sen bana unutturdun, nice günü, akşamı…
Ne içkim keser beni, ne yaktığım sigara
Ne… Yazı ve şiirler, ne küfretmem Allah’a…
“İnsan mıyım mahlûk muyum ot muyum?”
Dediğince Veysel’in… Saldın nice soruya…
Ey kalbim! Çok yoruldum, dökülüp gidiyorum
Bir ekmektim, küflendim; su’yum, çürüyüyorum…
El âlem sanır beni AŞK dökülür üstümden;
Bilmezler ki içimde… Bir mumum, eriyorum…
Akıl işi mi şimdi, bu vaktinde gecenin
Doludizgin koşturmak, peşinde şiirlerin…
Öyle çok özlerim ki şimdi uyuyanları;
Yorgun yolcusu olsam o hancı gözlerinin…
Ey Kalbim! Bırak beni… Azat et ne olursun
De ki yanlış yazıyım, defterden sil, n’olursun…
Tükendim… Çok tükendim… Ömrüm ağırdır bana;
İnsaf et ve bağışla… Sal gideyim, n’olursun…
Bak! Ezan vakti şimdi…
Camiler ışıklandı…
İmamlar ve müminler abdestlerini aldı…
Bu ezanın, imamın, müminin ve abdestin;
Ey Kalbim! Cümle yükü, yalnız bana mı kaldı?
Yorgunum… Çok yorgunum… Gayri ne deyim daha…
Ezan vakti içkimi, harman ettim hayata…
Ey kalbim! Sen de beni, anlamazsan kim anlar;
Bir (.)oka yaramadın… Mukayyet ol aklıma…
BÜLENT FEVZİOĞLU
YORUMSUZ
.jpg)
OBJEKTİFİMDEN – Doğanköy Camii – Girne
































