Yeni hükümet görevi devraldı.
Yeni Başbakan ve Bakanlarımız görevlerine, “Bıyıklılar hükümeti kurdular. Kabinede kadın bakan yok”, “Serdar Bey, çaktırmadan dört bakanlığı aldı. Esas büyük ortak o”, “Bu hükümet uzun sürmez, Beşir Bey bunlara hayır ettirmez”, “Bir şey çıkmaz bunlardan, yakında erken seçim olur” gibi olumsuz ve dedikodusal kaynaklı eleştirilerle başladılar…
Göreve başlar başlamaz da, herkes çok akıllı ya bu ülkede, onların işe nereden başlamaları konusunda akıl vermeye başladı. “Demokratikleşme en hassas noktadır. Geçici onuncu madde derhal ele alınmalıdır” diyenler galiba daha yüksekten ses çıkarmaya başladıkları medyada daha çok yer aldılar. Tabii ki yaşamı direkt ilgilendiren, KAMU REFORMU, EĞİTİM, SAĞLIK, EKONOMİ konuları hakkında da fikir beyan edenlerin sayısı da küçümsenecek miktarda değildir.
Doğal olarak kabul etmeniz gerekir ki, bu kadar akıllı (!) insan arasında en akıllı (!) insan olan bendenizin de fikrini söyleme ve yazma hakkı olsun artık.
Şaka bir yana ama hakikaten de bu hükümet işe nerden başlamalı?
Bence önce Sibel hükümeti kurulmazdan önce yaşanan tartışmalardan başlamalı. Hani şu seçimi ekime öteleyip, bazı düzenlemeler yapılması düşünülmüştü de, seçimin daha da erkene alınması nedeniyle vazgeçilmişti ya… İşte tam da o noktadan işe başlanmalı.
Daha da açık yazmak gerekirse:
Siyasi partiler yasası ve Seçim yasası hızla ellenip günün koşullarına, halkın beklentilerine uygun hale getirilmelidir. Bütün ülke tek seçim bölgesi haline dönüştürülmeli, bölgecilik ortadan kaldırılmalıdır. Halkın oylarının iradeye yansımasına engel olan baraj düşürülmeli, mutabakat sağlanırsa kaldırılmalıdır. Vekil transferlerinin zorlaşmasını sağlayacak önlemler alınmalıdır. Hatta vekillik süresi belli bir dönem sayısı ile kısıtlanmalıdır. Kamu çalışanlarına, siyaset yasağı kaldırılmalı, partiler anormal delege yapısından kurtarılmalıdır…
Halkın bu yöndeki beklentilerine kesinlikle ve ivedilikle cevap verilmelidir. Aceleye getirilen seçim yüzünden ertelenen bu eylem, yine bir başka seçim arifesine bırakılmamalıdır. Aksi halde her seçim döneminde gündeme alınılmaya çalışılan bu konu gerçekleşmezse, sandıklara gitme oranı daha da düşecektir… Ayrıca bu yasaların ellenmesi mali bir külfet gerektirmeyeceğinden moral motivasyon, hatta sinerji açısından da oldukça önemli bir adım olacaktır. Ondan sonra yapılması beklenen pek çok yasa için toplumun psikolojik desteği alınmış olacaktır.
Peki bu yeni hükümetin programında yok mu? Var tabii. Ama öncelik önemli. Üstelik biz programlarda yazılı olan birçok şeyin yapılmadığını, yazıldığı ile kalıp, tozlu raflara kaldırıldığını da çok yaşadık.
İkazım bunlardandır… Benden söylemesi…
Anlayamadıklarım…
Bakanların bile son dakika belli olduğu koalisyon hükümetinde; bazılarının müsteşarlık müdürlük için evlerinde şimdiden tebrik kabul etmelerini gerçekten anlayamıyorum…
Ve şiir…
Çocuğun Çığlığı
Durdurun şu silah seslerini
Korkuyorum…
Oyuncak silahlarımı kaldır anne
İstemiyorum…
Göremiyorum duyamıyorum
Titriyorum…
Baba, ne olursun çabuk geri dön
Özlüyorum…
Bombalar düşüyor evimize
Yanıyorum…
Her tarafım kanıyor ey insanlık
Ölüyorum…
Eylül 2013
































