Yerbilim Mühendisleri Odası Başkanı Oğuz Vadilili, Havadis’in sorularını yanıtladı ve Kronos-1 kuyusunda bulunan gazı değerlendirdi. Vadilili sorulara şu yanıtları verdi:
Kronos-1 kuyusunda ki keşfi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kıbrıslı Rumlar adamızın Münhasır Ekonomik alanları ilan ettikleri 12 numaralı blok Afrodit sahasında 2011 yılında 4,5 Tcf (trilyon fit küp), 2018 de blok 6’da Calypso–1 de 5-8 tcf, 2019 da 10 numaralı blokta Glaucus–1 isimli kuyuda ise ilk tespitlere göre 5 tcf lik bir doğal gaz rezervi keşfettiklerini açıkladılar.
Şimdi yenile İtalyan Eni ve Fransız Total Energy şirketleri ortaklığının kazı yaptığı Kronos-1 kuyusunda yaklaşık 2,5 tcf gaz rezervi bulunduğunu açıklaması yaptılar. Bu da yaklaşık 71 milyar metre küp doğalgaz anlamına gelmektedir. Bununla beraber bu güne kadar adamıza ait 14-18 Tcf (trilyon fit küp) lik bir doğalgaz keşfi açıklanmıştır. Keşif rakamları üzerinden üretilebilir doğalgazın miktarının ise 11.7 tcf ile 14.7 tcf aralığında olması beklenmektedir. Bu miktarlar azımsanacak, görmezden gelinecek miktarlar değildir fakat bu rakamlar ile bölgede oyun kurucu olmak da mümkün değildir.
Kronos-1 kuyusunu dikkate alırsak açıklanan 2.5 tcf lik rakamı şuan için rezerv bilgisi olamaz. Çünkü açılan tek kuyu ile rezerv değil bulgu değeri açıklanabilir. Bu değerin rezerv değerine dönüşebilmesi için yeni kuyular ile keşif yapılan sahanın testler ile sağlaması yapılmalıdır. Tabii İtalyan Eni ve Fransız Total Energy şirketleri büyük ve köklü şirketlerdir. Doğu Akdeniz havzasında son derece tecrübe sahibi şirketlerdir. Bölgenin jeolojik yapısına çok hakimdirler. Açıkladıkları bulgu değeri doğru kabul edilse bile bunun yaklaşık 1,8 tcf lik miktarı ileriki aşamada üretile bilinir.
Şimdilik yapılan tüm keşifler Mısır’ın Zohr sahasında 849 milyar m3 büyüklüğünde yani 30 Tcf keşfine halen ulaşamamıştır. Ama bugüne kadar ki çalışmaların hakkını da vermek gerekirse yapılan keşifler damlaya damlaya göl olma yolunda ilerlemektedir.
Rezervlerin piyasa karşılığı nedir?
Tüm Kıbrıs MEB’in deki keşifler doğalgazın güncel yaklaşık spot piyasa değeri olan 3000Euro/1000m3 (290 Euro/1Mwh) kullanılarak hesaplanırsa yaklaşık 1 ile 1,2 Trilyon Euro ya karşılık gelmektedir. Bu birim fiyatlar ile şu an Kronos-1 kuyusu için üretilebilir gaz değeri yaklaşık 153 Milyar Euro dur. Bildiğiniz gibi son 1 yıldır doğalgaz fiyatları çok astronomik noktalara ulaşmıştır. 3000Euro/1000m3 (290 Euro/1Mwh) lük birim fiyat sıra dışı bir rakamdır. Her yönü ile dünyada normalin dışında bir hayat yaşanıyor. Bu sıra dışı hayat gaz fiyatlarına da yansımış durumdadır.
Doğalgazın piyasa değerlerinin orta vade de normalleşme aşaması süreci ile birlikte 1000 Euro/1000m3 civarında seyredeceği analistler tarafından öngörülmektedir. Adamızın keşfedilmiş doğal rezervlerinin piyasaya sunulmasının ise 3 yıllık bir alt yapı süreci alacağı da bilinmektedir.
Bundan dolayı toplam doğal gaz rezervleri için 1000 Euro/1000m3 üzerinden hesaplanırsa yaklaşık 350-450 milyar Euro’luk bir maddi değer Kıbrıs adası MEB’in de bulunmaktadır. Kronos-1 kuyusu için ise yaklaşık 50 milyar dolarlık bir maddi değer gerçekçi bir rakam olacaktır. Tabii bu rakamlar kuyu başı ham rakamlardır. Bunlardan şirketlerin ortaklık payları, üretim ve işletme değerleri de düşülecektir. Ona rağmen Kıbrıs adası ekonomisi göz önüne alındığında bu rakamlar adamız için hiç de azımsanacak rakamlar değillerdir.
Tabii rezervlere sadece maddi kazanım olarak değil de enerji kaynağı üzerinden bakar ve elektrik üretimi üzerinden bir varsayım yaparsak bu rezervler adamızın tümünün yaklaşık 200 yıllık enerji kaynağıdır. Kıbrıslı Rumlar bunun farkında olacaklar ki Güney de Vasiliko’da elektrik üretimini yapmak için gaz kullanmayı projelendirip, ihaleleri tamamladılar.
Peki süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çok net söylemek gerekirse bu süreçte Kıbrıslı Türkler seyirci pozisyonuna itilmiştir. Kronos-1 kuyusu Türkiye Cumhuriyetinin hak iddia ettiği parsel de fakat hak iddia etmediği lokasyondadır. Burada hak talebi Kıbrıslı Türklerdedir. Lakin bunu dillendiren hak talep eden yetkili ara ki bulasın.
Umarım son dönemde uygulamaya konulan egemen eşit iki ayrı devlet politikası denizel yetki alanlarında iki ayrı MEB oluşumuna evirilmez. Bu Kıbrıslı Türkler için son derece olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Yani kuzeyde Kıbrıslı Türklerin egemenliğinde, güneyde ise sadece Kıbrıslı Rumların egemen olduğu münhasır ekonomik alanlar umarım oluşmaz. Adanın kuzeyinin jeolojik koşulları doğalgaz yataklarının oluşumu için çok fazla uygun değildir. Adanın güneyi jeolojik açıdan şanslıdır. Umarım bu uyarımız siyasiler tarafından dikkate alınır. .
Umarım Kıbrıslı Türkler bu gelişmelere bugüne kadar olduğu gibi bugün den sonra da seyirci kalmaz!!! Kıbrıslı Türklerin yaşananların ortağı değil de seyirci kalması daha fazla sağlanmaya devam edilirse, Doğu Akdeniz’in tek kaybedeni Kıbrıslı Türkler olacaktır!!
































