Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Türkiye kendi ayağına ateş etmiş

İki cengāver çıktı meydane, ikisi de birbirinden merdane; ikisi de pabucu ters giydirir şeytane. İkisi de otokrat, hem de kendini beğenmiş; birbirlerine şöyle birer ense çekmiş. Dünya nefesini tutmuş onları izlemiş.
Tayyip Erdoğan, yakın arkadaşı Vladimir Putin’i hem kırdı hem kızdırdı. Halbuki ne de güzel sevgi gösterilerinde bulunuyorlardı. O kadar ki Türkiye üzerinden Avrupa’ya gidecek olan gaz hattının adını “Türk Akımı” koymuştu Putin. Millet de pek sevinmişti.
Rus uçağı düşürüldü, her şey alt üst oldu. Peki, ama bu uçak niye düşürüldü? Türkiye’ye karşı bir tehlike arz ediyor muydu? Bir veya iki uçakla Kıbrıs’a bile saldırı düzenlenmez, değil Türkiye’ye. Bir uçak 17 saniye Türk hava sahasını ihlal etmiş. Bu nedenle düşürülmüş.
Erdoğan’ın hafta içinde muhtarlara yaptığı konuşmayı dikkatle dinledim. Benim görebildiğim kadarıyla Erdoğan’ın derdi başka: Uçakların bombaladığı yerde DAİŞ yokmuş. Sivil halkı ve özellikle de Türkmenleri bombalıyordu. Erdoğan’ın öfkesinin esas nedeni buymuş. (Yani Rus uçağını düşürmek için bahane aranıyordu ve o gün bulundu. Putin “Saldırı önceden planlanmıştı” sözlerini boşuna söylemedi. “Nerden biliyorsun be kör?” misali.)
Erdoğan saraya topladığı muhtarları kandırabilir ama dünyanın karnı bu türden sözlere toktur. Evet, o bölgede DAİŞ yoktur ama El-Kaide’nin temsilcisi El-Nusra vardır. DAİŞ, El-Nusra’dan daha fazla kelle koparmış olması nedeniyle dünyanın El-Nusra’ya sempati beslemesi beklenemez. Halbuki Türkiye’nin El-Nusra ile aşna fişna olduğu biliniyor. (Erdoğan’ın Esed (Esat) düşmanlığı, onu canavarla aynı yatağı paylaşmaya itiyor.)
O bölgede Türkmenlerin yaşadığı bir gerçek. Ama Erdoğan’ın ve özellikle de Türk medyasının büyütmeye çalıştığı kadar değil. Rus uçağının düştüğü yerden çekilen film fargmanları internette yayınlandı. Videoların en az biri DAİŞ logosu ile yayınlandı. Nerden nereye? Uçak parçalarını elinde tutan adamla yanındaki kişi ne Arap’a benziyordu ne de Türkmen’e; ne Arapça konuşuyorlardı ne de Türkçe. Çeçnce konuştukları iddia edildi. Gerçekten Çeçen iseler bunlar ya DAİŞ ya da EL-Nusra mensubudurlar. Türkmen tugaylarına bağlı olma ihtimalleri çok zayıf. Putin zaten özellikle de Rusya yurttaşı olan Çeçenlerin peşindedir.
Putin birçok konuda ikiyüzlülük yapmış olabilir. Kırım ve Ukrayna konularıda olduğu gibi. Ama bu konuda ta baştan beri gayet şeffaftır. “Eline her silâh alan teroristtir” tanımını yapmıştır. Suriye’de ufaklı büyüklü birkaç yüz terorizm örgütü olduğunu iddi etti. Anlayacağınız, Putin, Esat’a karşı savaşan herkesi hedef almıştır ve almaya da devam edecektir. (Sempati duyduğu tek örgüt PYD’dir. O da Erdoğan’ın hiç hoşuna gitmiyor.)        
Bazı iddialar ortaya atılmıştır: Türkiye, uçağı Amerika’nın pohpohlaması sonucu düşürmüştür. Ben olaydan sonra gerek Amerika’nın gerekse NATO’nun yaptıkları açıklamalara bakarak bunun pek muhtemel olmadığını sanıyorum. Ya da önce pohpohladılar sonra da açıkta bıraktılar. “Hava sahasını koruma hakkı vardır” ifadesi biraz da dostlar alış verişte görsün kabilinden yapılmış açıklamalardır. Pentagon’un açıklaması bana daha bir manidar geldi: “Bu Türkiye ile Rusya hükümetlerini ilgilendiren bir olaydır”. İngiliz asıllı Amerikalı bir tarih profesörü diyor ki “Amerika ve İngiltere’nin sevgisine güvenilmez. Adamı sevgiyle kucaklarlar ve canı çıkana kadar koyvermezler.” Ölüm öpücüklerinden sakınmak gerekir.
Nereden bakılırsa bakılsın, hesapsız kitapsız bir iş yapıldığı görülecektir. Bir bit uğruna yorgan yakılmıştır. Olayın olumlu yanı şu ki savaş olmayacak, Rusya’dan gaz akmaya devam edecek. Avrupalıları ve özellikle Almanları ürkütmemek adına Türkiye’ye gaz vermek zorundadır. Akkuyu nükleer santral inşaatı ilk zamanlarda belki bir miktar yavaşlatılacak ama şöyle veya böyle inşaat sürdürülecektir.
“Türk mallarına ambargo konmayacak” açıklamasına rağmen ambargo fiilen başlatılmıştır. Türk malı taşıyan TIRlar sınır kapılarında bekletiliyor. Öyle sanıyorum ki, en azından belli bir süre, Türkiye’den sadece acil ihtiyaç duydukları eşyaları satın alacaklar. 
İş adamları ve Rusya’yı gezmeye giden turistler insanlık dışı muamelelere tabi tutuluyorlar. Kimileri tecrit odalarında bekletiliyorlar, kimileri de sudan sebeplerle göz altına alınmışlar. Ruslar bu işlerde uzmandırlar. Geçmişte buna benzer çok işler yapmışlardır.
Turistlere Türkiye’ye gitmeme emri verilmiştir. Rusya’da kimse Putin’in emirleri dışına çakamaz. Ne var ki böyle bir uygulamadan her iki ülke de zarar görecektir. Türkiye’ye Rusya’dan senede 4-5 milyon turist gittiği söyleniyor. Bu turistleri taşımak, gezdirmek ve eğlendirmek için epey yatırım yapılmıştır. Bu yatırımın azımsanmayacak bir miktarı Rus iş adamları tarafından yapılmıştır. Sonuç olarak bu ambargodan bir kesim Rus da rahatsız olacak.
Rusya, Türkiye’ye gözle görülmeyen zararlar verme olanaklarına da sahiptir. Aklıma gelen ilk soru şu: Yarın öbürgün Rusya PKK’ya veya PYD’ye omuzdan atılan füze sistemi “9K38 İgla” verir mi? (İgla “iğne” demk olduğuna göre bu iğneler Türkiye’nin canını acıtabilir.)
Putin en az Erdoğan kadar mağrur ve anut bir insandır. Türkmen bölgelerini ve Türkiye’nin desteklediği grupların bulunduğu bölgeleri eskisinden çok daha şiddetli bambalayacak. Taş  üstünde taş bırakmayacak, Türkiye de sesini çıkaramayacaktır.
Bir inat, bir murat uğruna altın yumurtlayan tavuk öldürülmüştür.