Pandemi ile birlikte dünyada yaşayan insanlarda yaşam biçimlerinden tutun da çalışma yaşamalarındaki davranışlarına kadar değişiklikler yaşanıyor. İki yılı aşkındır devam eden pandemi iş yaşamında evden çalışma yöntemini geliştirdi. Evden çalışabilenler bu seçeneği tercih ediyorlar. Ancak eğitimde durum öyle değil. Avrupa’da hemen hemen her yerde okullar açık. Öğretmenler okula gidiyor.
İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre öğretmenlerin yarıya yakını beş yıl içinde öğretmenliği bırakmayı düşündüğünü ortaya çıktı. Öğretmenler pandemi döneminde iş yüklerinin arttığını ve artık bunun “yönetilemez” hale geldiğini söylüyor. İki yıl içinde meslekten ayrılmayı düşünenlerin ise iş yükünün meslekten ayrılmalarına önemli bir motivasyon olduğunu belirtti.
Kabul etmek gerekir ki İngiltere’de pandemi öncesinde de öğretmenlerin iş yükü birçok Avrupa ülkesine göre daha yüksekti. KKTC’ye göre kıyasladığımızda KKTC’de öğretmenlerin çalışma saatleri daha azdır. Eşim İngiliz eğitim sistemi içerisinde bir ilkokulda çalışıyor. Çalışma saati 8.15-16.00 arasında ve sadece bir saat öğle arası var. Geri kalan saatlerde öğretmenin boş saati yok. Teneffüsler dışında sürekli ders veriyor.
Avrupa’nın birçok yerinde öğretmenin okulda kaldığı süre belki İngiltere’dekine benziyor ama öğretmenin KKTC’de olduğu gibi aralarda boş saatleri olan ülkeler de var.
İngiltere’deki bu yoğun tempo öğretmenleri meslekten soğutuyor ve işi bırakmalarına neden oluyor. Çünkü iş yükü sadece okul ile sınırlı değil. Eve de iş getirmek zorunda kalan öğretmenler var. Sendikaların iddiasına göre evdeki çalışmalar ile birlikte öğretmenlerin haftalık çalışma saati 50 saati geçiyor.
Ulusal Eğitim Sendikası’nın yaptığı bu araştırmaya göre de öğretmenlerin %60’ının iş sırasında stresli oldukları ortaya çıktı.
Pandemi döneminde KKTC’deki öğretmenlerin de ciddi sıkıntılar yaşadığını gözlüyoruz. Ancak bizde bu konular ile ilgili bilimsel çalışmaları yapılmadığı için sıkıntıların ne olduğu, nasıl giderileceği de ciddi bir sorun…
KKTC’de iyi kötü bir pandemi süreci yaşandı yaşanıyor. Eğitim bundan ciddi şekilde etkilendi. Bu süreçte daha çok çocuk odaklı konuya bakıldı ama öğretmenler de bu sistemin önemli dişlilerinden biridir. Öğretmenler bu süreçte neler yaşadı, ne gibi sorunlar ile karşılaştı, şu anda devam eden eğitim içerisinde ne gibi sorunları var? Bu tür soruların cevaplarını bulmak zorundayız.
Mesela “bıktım usandım” diyen işi bırakmak isteyen kaç öğretmen vardır? Bu pandemi süresince çok sayıda öğretmenin emekli olduğu söyleniyor. Yaştan dolayı mı yoksa pandeminin yarattığı sorunlar ve motivasyon eksikliğinden mi emekli olduklarını bilmiyoruz. Türk Lirası’nın döviz karşısında değer kaybetmesinin de pandemi döneminde öğretmenlerdeki emekli sayısının artmasına neden olduğunu söyleyenler de var.
İşte bu soruların cevaplarını bulmak için bilimsel çalışma gerektirir. Bizde bunlar yok. İşin ilginç tarafı ülkede 20’den fazla üniversite var, onlar da bu tür çalışmalar yapmıyorlar. Yapıyorlarsa da kamuoyu ile paylaşmıyorlar.
Eğitimde öğretmen önemli, her ne kadar da öğrenci merkezli bir eğitimden bahsetsek de öğretmenin önemi azalmıyor aksine artıyor.
































