Yıllar önce öğrendiğimde büyük hayrete düştüydüm. Meğer tanınmamış Devletimizin dış ülkelerde yirmiyi aşkın “Temsilciliğiyle konsolosluğu” vardı. Örneğin Abu Dabi’den Londra’ya, Bisket’ten Doha’ya kadar.. Aylık giderleri de dış ülkelerde çalışmalarının getirdiği özellikle tabi ki astronomik olacaktı ve öyleydi! ÖTE yandan KKTC’nin bir şerefi ve gururu vardı! Dolayısıyla tanınmamış Devletimiz hem tanınma yollarında uğraş verecek hem de izaz ikramlarıyla kendini kanıtlayacaktı ki “siyasi yönden buna ne kadar layık olduğunu ispat etsindi!” Tabi bunun için de ekstradan parasal ödenekler gerekirdi!
NE VAR Kİ geçen yıllar içinde bizim de dış ülkelerde Temsilcilerimizin Konsoloslarımızın olduğunu unutup gitmiştim! ki vakti zamanında medyada galiba benden başkası da bu olayı dürtmek gereğini duymadıydı buna karşın unutup gitmiştim! SAĞ OLSUN Sucuoğlu Hükümeti “pahalılığa karşı mücadele edeceğim” derken fincancı katırlarını iyice dağıtıp son çarede, “bizde ancak bu kadar hükümet edilir çünkü ne parasal kaynaklarımız vardır ne TC’den yeterince akışı” yakınmalarına başladığında… “İyi amma” dedilerdi “onca yeni atamalara kaynak var! Tanınmadığımız halde 27 ülkedeki Temsilci ve Konsoloslarımıza hem de astronomik olanından para var da… Asgari ücretlere, hayat pahalılıklarına zam yapacak para mı yok” deyiverdiklerinde hatırladım dıştaki konsoloslarımızla Temsilcilerimizi! SONRA beni bir gaile aldı. Yoksa onlar da mı KKTC’dekiler gibi battık mahvolduk diye yakınıyorlar? Sakın ola greve falan gitmeyi düşünmüş olmasınlar KKTC’nin şerefine halel gelir dünyaya rezil olmayalım!
*** PARA MI YOK? Geçen gün yine medyada salındıydı. KKTC limanlarından Ocak 2021 yılında 1 milyon 86 bin 91 TL olan liman gelirleri Ocak 2022 de bir kat artarak 2 milyon 174 bin TL’i geçti..
DİKKATİNİZİ çekerim: Bu artış pandeminin.. Bu artış KKTC’i bastıran pahalılığın.. Yani insanların alım gücünün dibe vurmasının.. Keza turizm sektörünün, kumarhanelerin çökmesine karşın… Gerçekleşti!
YANİ iyice içimize kapandığımız, ekonomiyi daraltıp gözden çıkardığımız bir dönemde!
***
MADALYONU çeviriyorum ama! Peki ne verdiniz bugüne kadar size para yumurtlayan bu limanlara? Mağusa’daki viran harap oldu bir taş oturtmadınız! SÖZDE İsrail’den feribotlarla turistler gelecekti. Emirlerine amade (galiba finansmanı yine kendilerine ait) eski gümrük binası restore edildiydi. Ne oldu? Koskoca bir “hiç!”
ÖTE YANDAN Lefkoşalılar soruyor: AB’nin 3 milyon dolarlık katkısı ile inşa edilen modern mezbaha on yıldır açılamıyor… Neden diyorlar?
VE hâlâ “Kıbrıs Türk Limanları Şirketi” sorunu da çözülmedi! Sayıları dört beşi geçmeyen kadük duruma düşmüş eski Yönetim kurulu üyeleri Şirket adına işveren durumuna geçtiler! Ki Mağusa Limanının asıl kaymağını da bu üç dört kişi yemekte! Yani:
*** ARTIK KİMİN ELİ kimin cebinde, kim haklı kim haksız, kim namuslu kim namussuz, kim temiz kim kirli… Bilinmiyor!
Nitekim günah keçisi durumuna soktuğumuz KIB-TEK bile “greve gidebiliyor!”
NE var ki bunların derdi başka! İşitmişler ki KIB-TEK özelleştirilmek isteniyor! Maruzatlarının bir diğeri de bilinçli olarak batırılmak istenmeleriymiş!
BİR başka neden Sn. Sucuoğlu’nun söz verdiği akaryakıttaki zam indirimini hâlâ gerçekleştirmemiş olması… BURAYA bir nokta koyup hatırlatayım: Sn. Sucuoğlu zamlanan alkollü içeceklerde de indirim yapılacağının sözünü verdi ama hâlâ bir liranın beşliği kadar bile indirim olmadı! Yani siz Sn. Sucuoğlu’nun söylediğine değil yaptığına bakacaksınız eğer yapmışsa tabi… Ki “sözüm sözdür” derken koordinatörümüz Fuat Oktay beyefendiye bile rest çekerek ne dedi? Olay şuymuş:
*** SON ZAMANLARDA koordinatörümüz Fuat Oktay beyefendi artık Türkiye’nin bile Kıbrıs Türk halkını paraya doyuramadığı kanaatine varmış ki Sn. Sucuoğlu’nun yeni kaynak para talebine bir “taleple” karşılık vermiş: “Hayat Pahalılığı zamlarını dondurun!” Yoksa “kaldırın” mı demiş işte öyle bir şey!
FAKAT başını dikleştirip kaşlarını çatarken ne karşılık vermiş Sn. Sucuoğu? “Ben demiş yerine getiremeyeceğim şeylerin sözünü vermem!”
ASİL bir duruş! Fakat Sn. Sucuoğlu Başbakan olduğunuzda da “eğer başaramazsam çantamı alır giderim” demediniz miydi? Maşallah hâlâ makam koltuğunuzdan bir santim kadarlık bile kaymadınız! Oysa memleket ayakta isyanı oynuyor!
ÖTE YANDAN Alkollü içkilere konan zamlarda da indirim yapacaktınız ama yukarıda da yazdık hâlâ uygulanmadı! Ve:
***
BELEDİYELER olayı büyüyor! Belediyeleri birleştirerek bütçesel tasarruf gözleniyor ama bu güne kadar ne sağlanacak tasarruf rakamları ne de “birleşik Belediyelerin” çalışma şekil ve koşulları kimseler tarafından bilinmiyor! BANA sorarsanız aslında Hükümetin böyle bir gailesi de yoktur! Şöyle ki: Merkez Belediyelere bağlanan “tali belediyeler” kısa süre sonra bekledikleri belediye hizmetlerini göremedikleri için bağırıp çağırırlarken yorulacaklar ve az biraz sustuklarında da kaderlerine boyun eğip “Belediyesizliği” sineye çekecekler! İşte o zaman Sn. Sucuoğlu Hükümetinin gözlediği “tasarruf” tam tamına gerçekleşmiş olacak! Ki bu memlekette işler öyle geldi böyle gider!
































