Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Eğitimde “farkında olmak”

Bütün bilim dallarında hemen hemen aynıdır. Sorunu çözmek için önce sorunlardan veya olan bitenden haberdar olmak, farkında olmak gerekir. Eğitimde de durum böyledir. Mesela biz şu anda eğitimdeki sorunlardan haberdar mıyız veya farkında mıyız?

Şu anda eğitimde yaşadığımız en önemli sorun veya sorunlar nedir? Var mı mesela bu konuda bir bilimsel çalışma? Ülkeyi yöneten iktidarın eğitimde yaşanan sorunların farkında olup olmadığından emin değilim. Farkında olsak bile sorunları çözecek finansman ve bilgi noksanlığımız var. Bunu gidermenin yolu bilimin gösterdiği yoldan gitmektir.

Gündelik sorunları tartışmak ve onlara palyatif çözümler üretmekten bahsetmiyorum. Artık ülkede gerçek anlamda eğitimin tartışılması ve yeni nesillerin geleceğe hazırlanması gerekiyor. Bugünkü koşullarda bunu başarabildiğimizi söylemek çok zor…

İki yılı aşkındır covid-19 salgını dünyada eğitimi de ciddi oranda etkilemiştir. Tüm dünyada yapılan birçok bilimsel çalışmada çocukların becerilerinde ciddi bir gerileme olmuştur.

Peki bizde durum nedir, bu konuda bir bilimsel çalışma var mı, kayıplarımız nedir biliyor muyuz? Bu konuda sorulacak çok sorumuz var. Peki, bu soruların cevaplarını bilmeden gençleri geleceğe nasıl hazırlayacağız?

Bizim bilimsel veri ve araştırma sorunumuz var. Bizim sorunlardan önce bir “farkında olma” sorunumuz var. Pandemi döneminde okulların en çok kapalı olduğu ülkelerden biriyiz. Çocukların becerilerindeki noksanlığın farkında mıyız, farkındaysak yapılması gerekenleri yaptık mı? Yapmadıysak ne zaman yapmayı düşünüyoruz?

Pandemi ile birlikte ülkede yaşanan ekonomik sıkıntılar ve bunun etkileri nedeniyle okul sonrasında çalışan öğrenciler, belki de okulu bırakmak zorunda kalan öğrenciler vardır. Soyal medyaya yansıyan görüntüler vardır. Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı’nın ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bir denetimi var mı?

Son dönemde ülkede eğitim adına ne konuşuluyor diye etrafı bir yokladım. Okullardaki son bir ay içinde artan covid-19 vakalarının sanırım son günlerde düşüşe geçtiği yönünde yorumlar var. Başka ne konuşuluyor? Okulların kendi sorunları ile baş başa kaldığı ve bu öğretim yılını kazasız belasız bitirme hedeflediğini görüyoruz.

Sadece gündelik sorunlar ile ilgilenerek, çocukları ve gençleri nasıl geleceğe hazırlayacağız ve nasıl dünyadaki yaşıtları ile yarışır hale getireceğiz? İşte bu sorulara cevap verebilmek için bilimsel veriler ışığında bilimsel çalışma yapmak, ülke şartlarına uygun değişim ve dönüşüm faaliyetlerine başlamak gerekiyor.

  1. yüzyılda, bilginin çok hızlı bir şekilde yayıldığı bir ortamda, dünyadaki tüm akran gruplarının birbirlerinden haberdar olduğu bir durumda, bu hıza yetişecek yönetişim becerileri geliştirmek gerekiyor. Bu yönetişim becerilerini geliştirdiğimiz oranda eğitimimiz de, dünyadaki çağdaş eğitim düzeylerine yetişebilecektir. Aksi taktirde hep geriden takip etmek zorunda kalacağız.

Pandemi öncesinde dünyadaki yaşıtları ile yarışan gençlerimiz olduğunu bugün bulundukları ülkelerde yaptıklarından anlıyoruz. Ancak bu gençlerin çoğalabilmesi ve kendi ülkesine katkıda bulunabilmesi için ülkeyi yönetenlerin bu yönde politikalar geliştirmesi gerekiyor.