Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Tatminkar Ödül

Oyuncular: Hüseyin Köroğlu – Şenay Saçbüker

Yönetmen: Hüseyin Köroğlu
Yazan: Carole Frechette

Kıbrıs’ın bağrından çıkıp, sınırları aşan bir ün yakalayan, büyüdükçe büyüyen, tiyatro dünyasının ışıklı yüzü, büyü yetenek, tiyatrocu, yönetmen Hüseyin Köroğlu ve yine yeteneği, ışığı, güzelliği ile sahnede parlayan eşi Şenay Saçbüker’in iki kişilik oyunu oynandı geçen hafta Gazimağusa’da. Öncelikle belirtmek isterim ki izlemediyseniz çok şey kaybettiniz. Tek veya iki kişilik oyunların zorluğunu herkes bilir. İzleyicinin ilgisini ve dikkatini sahnede tutmak zordur çünkü. İki kişilik “Tatminkar Ödül” oyununda her iki oyuncu kelimenin tam karşılığı ile devleşti o gece. Erkek ve kadın arasındaki ilişkide doğru bildiğimiz her şeyi sorgulatıp bizi darmadağın ettiler Tatminkar Ödül ile. Senaryosu güçlü, oyundaki roller canlı, espri ile gülümsenen yerlerde bile pek çok ironi olan çok başarılı bir tiyatro ziyafeti sundular bizlere.
İnsanın içindeki kuyuya inmesi,
Kadınla erkek arasındaki bütün ezberleri yıkması,


Aşkın arayışı,
Alışmanın, yalnızlığın korkusu,
Ezberlerin şangur şungur yere vurması,
Çocuklukta yaşananların insan hayatına yansıması,
Susuz, çatlak dudaklarla hayata hasret kalan bir kadının arayışları,
Ödül avcısı bir erkeğin yalnızlığı, ıssızlığı,
Aşkın otopsisi ve daha neler neler vardı o gece o sahnede. İlişkilerimizdeki tuzaklar, ezberler ve bunların iki kişi arasındaki tuzla buz olması.


Şenay Saçbüker, oyunda kadının bütün gel gitlerini, susuzluğunu, arayışını, yorgunluğunu, inadını, bıkkınlığını ve daha pek çok duygusunu, duygu değişimlerini çok başarılı bir oyunla sundu bizlere.
Sahnede devleşen bu iki sanatçıdan Kıbrıs’ın bağrından çıkan Hüseyin Köroğlu tüm izleyicileri barış adına barış güvercinlerini uçurmaya davet etti. Gözlerimizi kapayıp, el ele verdik ve düşsek bir yolculuğa çıktık. Muhteşem bir akşamdı. Onlar artık bizim gönül dostlarımız. Medarı İftiharımız olan bu insanlar aynı zamanda alçakgönüllülükleri ve hayattaki duruşları ile de özeldirler. Hüseyin Köroğlu geldiği yeri, ailesini, dostlarını unutmayan, ün, başarı ile şımarmayan bir Kıbrıs evladı. Başarıları ışıklı ve uzun soluklu. Her iki sanatçımızın sahne performansı, ışığı, yeteneği, taşıdıkları güzellik, karizma ve kişisel özellikleri de takdire şayandır. Orada şahit olduğumuz aile birliktelikleri ve dayanışması da ayrıca başarılarının ince detaylarından bir tanesiydi. Onları yürekten kutlar izleyemeyenler için bu oyunun Kıbrıs’ta yeniden oynanacağını da müjdelerim. Bu oyunun bizlerle buluşmasını sağlayan Gazimağusa Belediyesi’ne de ayrıca teşekkür ederim. O gece müjdesi verilen Belediye Tiyatrosunun kuruluşu ve başına getirilen başarılı tiyatrocu İlke Suzulu’yu da ayrıca kutlarım.
—–

ZAMANA ASILI MEKTUPLAR

Merhaba dostlar…
Bence günümüzün en büyük travmalarının başında YALNIZLIK ve KORKU geliyor… Farkında mısınız?
Dünya kuruldu kurulalı, yalnızlık ve korkularla kuşatılarak yönetiliyoruz… Ya da birileri bizi istediği gibi yönetebilmek için, her nefesimizi, her adımımızı gözetliyor, kaydediyor ve işine geldiği gibi yönlendiriyor. İçimizdeki yalnızlık ve korku duygularını öne çıkararak kendine bağımlı hale getiriyor. Biz de demokrasi adı altında özgürce yaşadığımızı sanıyoruz. Peki ya çıplak gerçek ne? Bütün bunlara karşı biz ne yapıyoruz?

Tatminkar Ödül adlı oyunumuzu okumaya başladığımda, yukarıda yazdığım gerçeklerle yüzleştim. İnanıyoruz ki, oyunu izleyecek olan seyircilerimizi de, hayata bakış açılarına göre kendi yolculukları beklemektedir. Kurgusu gereği ister istemez oyun karakterleri ile siz de bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Çarpıcı bir şekilde oyunda yaşanan her anın içinden, başka bir an doğuyor; muhteşem bir kurgu örgüsü içinde, sürprizlerle dolu bir yolculuk yapıyorsunuz. Kara komedi tarzında olan “Tatminkar Ödül” adlı oyunumuz; bu kadar mı gerçekçi, bu kadar mı düşündürücü, bu kadar mı eğlenceli, bu kadar mı baştan çıkarıcı olur.
Yukarıda bahsettiklerimden yola çıkarak diyebilirim ki, oyunda can bulan her iki karakterin aradığı, günümüz insanının aradığıdır aslında… Ne demek istediğimi, oyun bittiği zaman perde kapandığında anlayacaksınız. Sahi siz ne arıyorsunuz bu dünyada? Hiç düşündünüz mü? Bu noktada bizlere tuttuğu bu müthiş ayna için yazarımız Sayın Carole Frechette’e içtenlikle teşekkür ederim…
BEATRİCE- “Bir erkeği sevince acı veren şeylerin daha az düşünüldüğü söylenmişti bana. Geçen zaman gibi.”
Bir kadın… Beatrice… Hayatının sıfır noktasında… Koca bir şehirde, adeta Olympos’un tepesi gibi olan bir binanın 33. katında, günümüz insanının en büyük korkularından biri olan yalnızlığın pençesine yakalanmış… Bir de gizemlerle dolu bir hastalıkla başa çıkmak zorunda… Yalnızlığını paylaşacak, hayallerini süsleyecek, hayata dönmesini sağlayacak beyaz atlı prensini beklemekte… Ya da belki de yalnızlığını devredebileceği birini…
JEAN- “8 yaşındadır. Başkalarının nefesini sayarak hayatta kalamayacağını anlar.”
Bir erkek… Jean… Çocukluğundan beri hep hayatın sıfır noktasında nefes almak zorunda kalmış… Hayatta kalma mücadelesi veren, korkularla cebelleşen bir garip yolcu… Hayat bu defa ona 33. katta hiç ummadığı bir oyun hazırlamıştır… Olympos’un tepesinde kalmayı başarabilecek midir bakalım? Aslında geldiği nokta çok basittir, sadece hayatta kalmak için para kazanmak istemektedir o kadar. Tek amacı bir an önce işini yaparak, “Tatminkar Ödül”ünü alıp, iki buçuk odalı sırça kümesine dönmektir. Bugün çoğu insanın yaptığı gibi… Sahi, siz ne yapıyorsunuz? Hiç düşündünüz mü?

Yüzleşmek… Aşkı, sevgiyi aramak… Gülmek… Düşünmek… Sabırlı olmak… Ve umut…

O zaman buyurun tiyatronun büyüsüne… İyi seyirler diliyorum…
Ve perde…
Hüseyin Köroğlu
Tiyatro AŞHK Sanat Yönetmeni
________________________________________

ALINTI
Kadın; yalnızlığa tahammülü olmayan, sevilmeyi, arzulanmayı bekleyen varlık. Her anında yanında, yamacında olmayı arzuladığı erkeğini türlü yalanlarla hep boyunduruğu altında tutmaya çalışan kadın. Erkek; çiçekten bal almak istercesine etrafında dolanıp dil döktüğü kadını kandırana kadar çevresinde durduğu, istediğini aldıktan sonra başka bir çiçeği kandırmak için ortalıktan kaybolan varlık.
(…)
İnsanın yalnızlık çukurunda sıkışıp kalması, kalabalıklar içinde yalnız kalışını görüyoruz sahnede. Yüzümüze tutulan aynada kah kendimizi kah partnerimizi ya da yakınlarımızı görüyoruz. İletişim için kullandığımız elektronik cihazlar arttıkça ve geliştikçe, yalnızlığımıza giden yolun taşlarını da kendi ellerimizle döşediğimizin farkına varamıyoruz. Yalnızlığımızı doyurmak için iletişim kurmaya çalıştıkça daha da yalnızlaşıyoruz.
Kadının erkeğini elinde tutmak için çırpındığı bu dünyada, belki de sadece erkeği sevme duygusunu sevdiğini ispatlarcasına planlar yapmasını görüyoruz. Hazırladığı ilanla kağıda yapışmaya hazırlanan sinekleri çekercesine planlar yapmasını fark ediyoruz. Erkeği yakalamak ve savaşı kazanmak uğruna her yolun mubah sayıldığı mücadeleyi izliyoruz.
(…)
Aile fertlerinin isimlerinin baş harfleriyle oluşan ama aynı zamanda aşka da sebep olan Tiyatro AŞHK, sanatın sıkıntılar içinde kıvrandığı bir dönemde perdelerini açıyor. Bu uzun yolculuğunda AŞHK, kendileriyle beraber seyircilerini de davet ediyor. Şehir Tiyatroları oyuncusu ve aynı zamanda evli bir çift olan Şenay Saçbüker ve Hüseyin Köroğlu ödenekli tiyatro dışında, sanatlarıyla kendi ayakları üstünde durabilecekleri meydana çıkmanın verdiği heyecanı, coşkuyu seyircilerine yansıtıyorlar. Yalnızlığınıza ayna tutulmasını, duygularınıza eş aradığınız tuzaklarınızı izlemek istiyorsanız Tatminkar Ödül oyununu mutlaka seyredin.

Milliyet-Kültür Sanat