Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ENFLASYON VERGİSİ VE FAKİRLEŞEN BİZ

Hepimiz bu ekonomik terimi çok iyi biliyoruz. “ENFLASYON” Özellikle son zamanlarda meydana gelen ekonomik gelişmeler hepimizin kulak aşinası olduğumuz “enflasyon” teriminin daha da çok pekişmesine neden olmuş ve hepimiz bir iktisatçı gibi konuyla ilgili yorum yapar durumdayız.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’n de 2021 yılı enflasyonu %46,09 ile son yılların en yüksek oranına ulaşmıştır. Aynı zaman dilimi için ise açlık sınırı 5.800,00 TL olmuştur.

Ülkemizde meydana gelen 2021 yılı %46,09’luk enflasyon oranının büyük kısmı Türk Lirası’nı kullanmamızdan ötürü Türkiye’den ithal edilmiştir. Bizim KKTC olarak kendimizin yarattığı enflasyon yılları itibariyle %5-8 arasında değişmektedir.

KKTC halkı olarak Türkiye’de meydana gelen yüksek enflasyonu iliklerimize kadar hissederken ayni zamanda Türk Lirasını kullanmamızdan mütevellit bir de enflasyon vergisi ile satın alma gücümüzün düşmesi sonucu yaşam standartımız da gerileme olmaktadır.

BİZDE Kİ ENFLASYON VERGİSİ NEDİR?

Türkiye Cumhuriyeti’nin bütçe açıklarını para basarak kapatmasının enflasyona yol açması nedeniyle bizlerin elimizde ki paranın satın alma gücünün sanki bildik anlamda vergi veriyormuşuz gibi azalmasıdır. Enflasyon vergisi para basımı sonucu yaratılan enflasyon oranında vatandaşların fakirleşmesidir. Reel gelir kaybıdır. Bizim ortaya çıkan bu reel gelir kaybımız Türkiye Cumhuriyetine bir vergi gibi satın alma gücümüzün aktarılmasına neden olmaktadır.

Senyoraj olarak da isimlendirdiğimiz bu vergi türü cebimizde ki paranın kaynak olarak basıldığı yere transferidir.

Kıbrıslı Türkler enflasyon vergisine dönen Senyoraj giderini Türk Lirasının ana yurdu Türkiye Cumhuriyetine ödemektetir. Çünkü senyoraj “Hükümranlık hakkı” dır ve bu Türkiye Cumhuriyeti’nindir.

Olaya hane halkı ve sabit gelirli orta direk kategorisinde ki insanımıza baktığımız zaman bu kesim parasını faiz ve benzeri finansal araçlara yatıramayıp yalnızca harcamalarında kullandığından dolayı enflasyondan doğrudan etkilenir.

Oysa yüksek gelirli kesimin elinde ki para enflasyona paralel olarak finansal araçların nominal getirisinin artmasıyla değerini korur. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde orta gelirli insan sayısının fazla olduğunu dikkate aldığımızda enflasyon vergisinden ötürü ciddi bir etkilenme olduğunu zaten görmemek mümkün değildir.

KKTC’de enflasyon vergisi miktarı 2013 yılından sonra arttığı ve özellikle 2018 yılında gerçekleşen enflasyon değerinin çok yüksek olması nedeniyle 749.113.000,00 Türk Lirası’na ulaştığı gözlemlenmektedir. (Kaynak DPÖ, KKTC MB 2019) 2019 yılında ise 838 milyon Türk Lirası’dır.

Ortaya çıkan enflasyon vergisinin KKTC’nin GSYH’ya oranı %8 gibi yüksek bir orandır. Kalkınmamızı büyük oranda etkileyen, fakirleşmemize sebep olan bir unsurdur. Kıbrıs’lı Türklerin yaşam standartlarının düşmesi 2018 yılı ve sonrasında hız kazanmıştır. Bu hız artar oranda devam etmektedir.