Yine başa sardık.
Bu hükümetin karakteri olacak galiba.
Ne zaman bir sorun ortaya çıksa, hükümet içinden bazıları “bozalım-bozalım” çığlıkları atmaya başlıyor.
Sonra adı konulmamış bir bilek güreşine tutuşuyorlar.
Hükümeti bozmak isteyenlerle sürmesinden yana olanlar arasında.
Sonra çözemedikleri sorunlar unutuluyor, bilek güreşçilerin yaptıkları gündem oluyor.
Bir kez daha yaşıyoruz aynısını.
Ama bu kez para da girdi işin içine.
Yani maaşlar.
Ve öyle unutulacak cinsten de değil.
Bu hükümetin önünde yapacağı 2 seçenek var.
Birincisi Türkiye ile ekonomik protokol pazarlığını bugün-yarın bitirecek para akışı serbest kalacak, sadece maaşlar değil devletin bütün borçları kapanacak ve ötesi yatırımların önü açılacak.
Eğer bunu yaparlarsa sendikalarla uğraşmaya da hazırlık yapmaları kaçınılmazdır galiba.
Ya da “ben böyle bir protokole imza atmam” deyip protokolsüz bir icraat dizayn edecekler.
“Testi çatladı” muhabbetleri var ya, sonu erken seçimdir.
İcraat yapmadan gidecekler bir erken seçimde her iki parti de perişan olur.
***
Bir okur görüşü:
Sayın Başaran Düzgün;
Önemli bir süreçten geçiyoruz.
Hiçbir fedakarlık yapmadan aydınlık olmaz.
Herkes durumu çok iyi biliyor.
Bilmesine biliyor da çok kalıtsal karakterini bir türlü terk edemiyor.
Ganimet , yardım, öz kaynaklarımızı satarak bir gelecek kuramayız.
Kuzeyde ganimet bolluğu tükendi .
Geriye kalan bizim öz varlıklarımız.
Kıb- Tek, limanlar, telefon, gibi sektörler çok uygun bir yolda değildir.
Hiç de yapımıza uygun olmayan bir tehlikeli sermayeye geçmek üzere.
İşte o zaman yok olduk demektir.
Evet özelleştirme liberal ülkelerde gerekli görüldü.
Çünkü siyaset bu kurumları sadece oy deposu gibi kullandı.
Zararlar yardımlarla kapatıldı.
Borç yükü artı.
İki bölgeli ,iki toplumlu bir federal yapıya gitmekte samimiysek, devlet ciddiyeti gerekir.
Toplum sorumluluğu üstlenmeli , kurumların eski aymazlığı bitmeli.
Sizin yazınızda da yeni bir siyaset reklamı kokusunu hissetmek çok aydınlık gelecek işareti değildir.
Gazeteler önemli.
Hele sizler geçmişin analizini sorumluluk anlayışı ile yorumlayacağınıza inancım vardır.
Çözüm siyasette olmalı fakat çok yönlü etkiler olduğu için , çözüm doğru yoldadır.
Toplum , kurumlar, kuruluşlar , gazete yazarları konuları hep birlikte masaya yatırmalı,
Aydınlık o zaman yakalanır.
Ertelemek kolay. Yıllarca bu yol denendi ve bir kurtarıcı beklendi.
Tek kurtarıcı biz kendimiz olmalıyız.
Küçük hesaplar yapmayalım.
Piyasa maaşlarla yürümüyor.
Suni büyüyen bu ekonomi durdu ve geriye gidiyor.
Geriye gidişi durduramıyoruz.
İnşaat ile büyüdüğümüzü sandık.
İnşaatların ekonomiye büyüme getirmediğini uzmanlar açıklasın.
Esnaf zorda.
Marketler zorda.
Tek iyi sektör kumar.
Daralan ekonomilerin en belirgin özelliği budur
Çok içine kapanan bir toplum olduk
İflasımız gerçekleşti ama kimse görmek istemiyor.
Yakında daha net görebileceğiz.
Saygılarımla
Ali Bağlarbaşı
































