Kötü bir yılı geride bıraktık. Her anlamda kötü… Sağlık, ekonomi, eğitim ve daha niceleri… Yılın son günü yeni yılın gelişini kutladık kutlamasına da değişen bir şey olmadı. Covid ile yattık covid ile kalktık.
İngiltere’de yılın son günlerinde günlük vaka sayısı 200 bine dayandı. KKTC’de ise rekor kırıldı ve 666 vakaya ulaşıldı. Pandeminin en başından beri okulların kapanmasını istemeyen ben bile bu rakamlardan ürktüm. Sonuçta benim de çocuklarım okula gidiyor.
İngiltere’de ciddi bir tartışma başladı. Yılbaşından sonra okulların açılıp açılmayacağı konusu gündemi meşgul ediyor. Galler eğitim bakanı yılbaşından sonra okulların açılmayacağını ve eğitimin online devam edeceğini açıkladı. İngiliz hükümeti okulların açık kalmasından yana ancak özellikle okul müdürleri sendikası ve diğer eğitim sendikaları bu konuda hükümetle ayni fikirde değil… Çünkü vakaların 200 bine dayandığı bir ortamda ciddi bir personel eksikliği var. Tabii ki bu personel eksikliği de eğitimi ciddi şekilde etkiliyor.
İngiltere’nin Irak kökenli Eğitim Bakanı Nadhim Zahawi “Bütün okulların açık kalacağından, korunduğundan emin olmak için çok çalışıyoruz” dese de hafta içinde açılması beklenen okullarda eğitimin nasıl ilerleyeceğini kestirmek güç…
Noel Tatili öncesinde yaklaşık 250 bin öğrencinin covid nedeniyle okula gidemediği söyleniyordu. Yılbaşı sonrası rakamların ne olacağı merakla bekleniyor. Geçtiğimiz yıl bu dönemde yine okulları açılacak denirken, son dakikada okullar açılmamış ve Mart ayına kadar dersler online yapılmıştı. Sadece KKTC’de değil dünyanın birçok yerinde online derslerden istenilen verim alınamamıştı.
Bugün tartışmaların göbeğinde bu duruyor. Yaklaşık iki yıldır ciddi eğitim kayıpları yaşanırken okulların kapatılmasının doğru olmadığını söyleyen çok sayıda bilim adamı ve eğitimci var. İngiltere’de sendikalar okulların açık kalması durumunda okullara daha fazla maddi destek sağlanması ve korumanın artırılmasının bir zorunluluk olduğunu söylüyor.
KKTC’de de İngiltere ve dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi okullarda vakaların arttığını görüyoruz. Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın verilerine göre yılın son haftasında 1759 öğrenci, 94 öğretmen ve 16 da çalışan pozitif veya temaslı durumunda… Bakanlığın verileri içerisinde dikkatimi çeken bir başka önemli nokta, ortaöğretimdeki pozitif veya temaslı vaka sayısı ilköğretimdekine göre üç kat daha fazla olması. Dolayısı ile ortaöğretimde önlemlerin daha da artırılması kaçınılmazdır.
Yeni yıla girerken, tüm dilekler, umutlar bir yana tek gerçek covid denilen bu bela başımızda olmaya ve hayatımızı etkilemeye devam edeceğidir. Salgının ne kadar daha süreceği ile ilgili kesin bir bilgi yok. Ancak tahmin edilenden da uzun süreceğini söyleyenler var.
Elbette ki eğitim de bundan nasibini alacak. Önemli olan bu süreçte eğitimde yaşanacak kayıpları en aza indirmek. Hükümetlerin görevi ve elbette toplum olarak bizlerin de sorumlulukları vardır. Bu sorunla mücadele etmenin yolu paydaşların birbirini suçlaması yerine dayanışması önemlidir. Çünkü asıl önemli olan çocuklarımızdır.
En önemlisi bilimsel veriler üzerinden hareket etmek bizi doğruya götürecektir. Popülist ve duygusal yaklaşımlar bizi bilimden uzaklaştırır. Covid ile mücadelede bizleri yanlış yola sürükleyebilir.
Dolayısı ile KKTC’de Ocak ayı içinde yapılacak olan seçimlerde ortaya çıkacak olan hükümeti covid ile mücadele ve eğitim konusunda ciddi sorunlar beklemektedir. Bu süreçte eğitim en az ekonomi kadar önemlidir. Eğitimi oluruna bırakmak, çocuklarımıza zarar vermekten öteye gitmez. Doğruyu söylemek gerekirse bunun vebalini de hiç kimse ödeyemez.


































