Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

PARASIZLIK HERŞEYDİR, ÇÖZÜMDEN BAŞKA…

 

Rivayetler, yorumlar, dedikodular muhteliftir ama bana sorarsanız bu hükümetin bozulacağı falan yoktur.
Erken seçime gidileceği de yoktur.
Zaten “erken seçim” lafını duyan vatandaşa artık kusmak gelir.
Tıpkı “DP ile hükümet” lafını duyan UBP’liler gibi.
Dolayısı ile bu hükümetin önündeki sorunları çözüp yoluna devam etmesi  ihtimali hala en yüksek ihtimaldir.
Ve/fakat bu hükümetin önündeki sorunları çözme takati kalmış mıdır?
İşte yanıtlanması gereken soru budur.
Su krizinden epeyce bir yara aldılar.
Peşisıra, henüz imzalanmayan ekonomik protokolden dolayı maaşları ödeyemeyecek duruma düştüler.
Yani yaralarına tuz basıldı.
Ekonomik protokolde bekleyen konular için sendikalarla papaz olacakları aşikardır.
Anlayacağınız su sorununu aşsa da (ki aşacaklar) hükümet yaralı bir vaziyette bir sonraki konu olan ekonomik protokole geçecek.
Ne olacağını da hep birlikte göreceğiz.

      ***

Hani bir reklam sloganı vardır;
“İmaj hiçbir şeydir ama susuzluk her şeydir” der.
Herkesin bir köşesinden tutup da çekiştirdiği bu hükümetin imajı  aslında hiçbirşeydir.
Ancak Başbakan’ı ve hükümet ortağı partilerin başkanlarını ilgilendirir.
Fakat parasızlığımız her şeydir.
Maliyemiz maaşları bile ödeyecek paradan yoksundur.
Türkiye  katkı yapmasa büsbütün parasız ve  maaşsız kalacağız.
Zaten kaldık da.
Ve ne gariptir ki en az su krizi kadar tartışılması- konuşulması gereken konu dedikodulardan öteye gitmiyor.
Bazı sendikacıların “bulacan canım, bulamazsan gidecen canım” seranatı, bazılarının da “maaş hakkımızdır ödemezseniz eylem yapacağız”  tehditlerinin ötesine geçemiyor.
Eylem yapılsa bütün memurlar Maliye Bakanlığı’nın önüne yığılsa hoş ne değişecek.
Sendikacıların “zevahiri kurtarmasından” başka ne olacak.
Değişmeyen tek gerçeğimiz vardır: Parasızlık.

      ***

Çoğu zaman gerçeklerin ışığında entelektüel tartışmalar yaparız ve “nasıl da memur devleti olduğumuzu” söyleyip dururuz da, memurlar ödenmediğinde özel sektörün nasıl da perişan olduğunu görmezden geliriz.
Beğenmesek de, değiştirmek istesek de ülkenin gerçeği budur.
Yüzlerce esnaf dahil özel sektör memur maaşları üzerinden işini döndürüyor.
Onlar ödenmediğinde de yanındaki personelini ödeyemiyor, yeni mal siparişi veremiyor, biriken borçlarını öteliyor, faiz yükü altında eziliyor.
Parasızlığın bedelini tüm memleket ödüyor.
Ve bu düzen böyle sürüp gidiyor.
1974’den beridir.
Ne acıdır ki bu düzeni ortadan kaldıracak hiçbir siyasi güç kalmamıştır.
Çözümden başka…