Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

YÜZDE ELLİNİN BEŞTE BİRİ: EVET

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiades arasında sürdürülen görüşmelerle ilgili bilgi sahibi olmadığından sık sık şikayet eden anamuhalefet Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, mecliste yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Akıncı’yı “ayrımcılık” yapmakla suçladı ve Havadis’te yeralan belgeyi  Havadis’e sanki de Akıncı’nın sızdırdığı imasında bulundu.

Havadis o belgeyi Akıncı ve/veya Akıncı’nın çevresinden almış değildir.
Zaten bu yazının konusu da Akıncı’yı korumak değildir.
Bilakis konuyu vesile yapıp “niye sızdırmıyorsun” eleştirisini de açıkça ortaya koymaktır amacım.
Görüşmelerde neler olup bittiğini Rum basınından öğrendiğimize ilişkin artık dillerimize pelesenk  olmuş hayıflanmanın bir nedeni de Akıncı’nın bizatihi kendisidir.
Rum partneri işine yarayacak her türlü gelişmeyi anında Rum basınına sızdırırken Akıncı’nın ketumiyeti başta kendisine ve kendisinin yürüttüğü görüşmeleri destekleyenlere zarar veriyor.
Bu zararın derhal önüne geçmek gerekir.  Bunun yolu da doğru ve sağlıklı bilgilerin şu veya bu yöntemle basın üzerinden kamuoyu ile paylaşılmasından geçer.
Anamuhalefet Serdar Denktaş’a gelince;
Sarfettiği lafları basit bir eleştiri içgüdüsü olarak sayıyorum.
Veya öyle saymak istiyorum.
Gailesinin de anamuhalefet olmasını altını doldurmak olduğunu düşünmek istiyorum.
Aksi, “bilgi sahibi olmaktan şikayetçi olan” bir muhalefet milletvekili gibi absürt pozisyona düşmek olur.

       ***

Belgenin içeriği doğrusu mülkiyet ve toprak konusunda kendini uzman sayan bendenizin bile kafasını karıştıracak cinstendir.
Hazırlanan şemalar ve krokiler içinden çıkılmaz bir labirente dönüşülecek gibi görünüyor.
Belgeyi hazırlayanın Rum tarafı olduğu aşikar.
Cumhurbaşkanı’nın açıklamasından anlıyoruz ki bizim uzmanlar da belge üzerinde çalıştılar.
Ve bu belge görüşmelerde halen ele alınmakta.
Yani üzerinde pazarlık yapılmakta.
Pazarlıkların nasıl sonuçlanacağını bekleyip görmekte elbette büyük fayda vardır.
Bir de  pazarlığı yürüten Akıncı’nın söylediklerine güvenmek gerekir.
Akıncı  ortak federal devleti oluşturacak Türk eyaletinde mal ve nüfus çoğunluğunun Kıbrıslı Türklerde olması gerektiğini her fırsatta vurguluyor.
Umalım ki Akıncı bu hedefine ulaşır.
Yoksa belgedeki labirentlerden bizim çıkardığımız sonuç şudur;
Rum tarafına ciddi bir miktarda toprak vereceğiz. Bize kalan bölümün ciddi bir miktarı da Rumların olacak.
Böyle bir duruma evet diyecek Kıbrıslı Türklerin sayısının değil yüzde elliyi, onun beşte birini bile bulacağını sanmıyorum.
Onlar da 1974’de göçmen olmayan ve elerlinde Türk koçan bulunduranlardır.