Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

BİR DÖNEM SONA ERDİ

1990 yılıydı.

Rauf Denktaş hayatta idi.

Glafkos Kleridis de öyle.

“Onların hedeflerini öğrenmek isterseniz, çocuklarını takip ediniz” başlıklı bir yazı yazmıştı.

Glafkos Kleridis Rum siyasi yaşamını domine ediyordu.

Solcuların ve komünist AKEL’in Vasiliu zaferini tersine çevirmeyi bilmiş ve partisi DİSİ’yi en büyük parti yapmıştı.

Kleridis kızı Kety’yi DİSİ’den milletvekili seçtirdi ve siyasete soktu.

Aynı dönemde Türk tarafının siyasi hayatını domine eden Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş da oğlu Serdar’ın milletvekili ve hatta bakan olmasına izin verdi.

Belli ki her ikisinin de ortak isteği siyasi hedeflerini bir sonraki nesille devam ettirmekti.

1990 seçimlerinde Denktaş yeniden Cumhurbaşkanı seçildi.

Partisi UBP tek başına hükümete geldi. Derviş Eroğlu Başbakan oldu.

Muhalefet  seçimlere müdahale ve dış karışma olduğu için parlamentoyu boykot etti. Muhalefet milletvekillerinin tümü istifa etti.

Eroğlu bunu fırsat sayıp ara seçim yaptırdı ve nerdeyse meclisin tümünü kontrolü altına aldı.

Kayış da bu noktada koptu.

Mutlak gücü eline geçiren Eroğlu Denktaş’a kafa tutmaya başladı.

Adeta tek adam rejimi kurdu.

Ailesini ve yandaşlarını beslemeye başladı.

Siyasetin sol tarafındaki muhalefet meclis dışında sert eylemler yapmaya başladı.

Fakat patlak veren Denktaş-Eroğlu kavgası hükümete ve UBP’ye çok daha fazla zarar veriyordu.

Kavga o kadar şiddetli ve taraflar o kadar zıvanadan çıkmıştı ki bel altı konular bile gündeme getirildi.

Eroğlu’nun hükümranlığı uzun sürmedi. 1992 yılında aralarında Serdar Denktaş’ın da bulunduğu 9 milletvekili UBP’den istifa edip “Dokuzlar Hareketini” kurdular.

Daha fazla demokrasi ve adil düzen vaat ediyorlardı.

Dokuzlar Hareketi daha sonra Demokrat Parti’ye dönüştü. İlk Genel Başkan Hakkı Atun oldu. Rahmetli Denktaş cumhurbaşkanı olmasına rağmen DP’ye açık destek verdi. Hatta benim de bulunduğum bir basın toplantısında “DP’ye üye olabilirim” bile dedi.

1993’ün Aralığında erken seçim yapıldı.

Demokrat Parti oy patlaması yaşadı.

1994’ün ilk günlerinde ise DP-CTP hükümeti kuruldu.

Hakkı Atun Başbakan, Özker Özgür Başbakan Yardımcısı oldu.

UBP tarihinde ilk kez muhalefette kaldı.

 

***

 

Vaka uzundur.

Özet geçelim.

Hakkı Atun’dan sonra DP’nin başına Salih Coşar geçti. Ama uzun ömürlü olamadı. Tartışmalı ve çekişmeli bir kurultayda Serdar Denktaş DP Genel Başkanlığı’na seçildi ve baba Denktaş’ın hayali gerçekleşmiş oldu.

***

 

Serdar Denktaş geçtiğimiz gün, “artık milletvekili adayı olmayacağım” diyerek sanırım aktif siyasete nokta koymuş oldu.

Zaten cumhurbaşkanlığı seçiminde “bağımsız aday” imajı yaratmak için DP’nin başkanlığını bırakmıştı.

Kendinden sonra gelen   Fikri Ataoğlu ile de bazı sorunlar yaşadı.

Yaşadıklarını da zaman zaman dile getirdi.

Daha sonra oğlu Rauf Denktaş’ın UBP’ye ilgi göstermesi ve hatta üye olması durumu gözler önüne serdi.

Siyasette Serdar Denktaş vakası böylece sona erdi.

Oğul Denktaş muhtemelen UBP’den milletvekili adayı olacak.

Demokrat Parti ise yoluna devam edecek.

Nereye kadar devam edeceğini bu seçimlerde mutlaka göreceğiz…