UYDURMA: Türk basınına yansıyan haritada, Kıbrıs Türk tarafına kalan toprak yüzde 25’in altına düşerken, Karpaz, Lefke-Güzlyurt, Vadili- Yeniboğaziçi, Maraş ve Mağusa’nın önemli bir kısmı Güney Kıbrıs tarafına kalıyor. Rum uzmanlara göre, “Anastasiadis bu toprak yapısını rüyasında bile göremez… Bu haritadaki toprak düzenlemesi imkansız”
“SEÇİME YÖNELİK ADIM”: KKTC’de yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde ortaya çıkan harita, Rum kaynaklar tarafından, “Kıbrıs’ta çözüm istemeyen çevrelerin seçimlere yönelik bir girişimi” olarak değerlendirildi
GEMİLER VARSA MÜZAKERELER YOK: Türkiye’nin, Kıbrıs Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde gemileriyle yer alması, müzakere masasına da yansıdı. Rumlar, “gemiler olduğu sürece, müzakere masasında olmayacağız” kararında ısrarlı. BM Kıbrıs Temsilcisi Eide, gerginliği aşıp, müzakereleri başlatmak maksadıyla mekik diplomasisi başlattı
***
MASAYA HARİTA GELMEDİ: Cumhurbaşkanlığı eski Müzakereci Kudret Özersay, konuyla ilgili Havadis’e yaptığı açıklamada, “Ne biz, ne Rum tarafı masaya harita koydu” dedi. Özersay, “Bu haritalarla Kıbrıs Türk tarafının tezlerine zarar veriliyor. Cumhurbaşkanlığı seçimiyle bağlantılı olduğunu düşünüyorum” dedi
Esra AYGIN
KKTC ve Türkiye basınında gündem olan haritayla ilgili Rum kesiminden yalanlama geldi.
Havadis Gazetesi’nin Kıbrıs Rum Başkanlık Sarayı’na yakın kaynaklardan aldığı bilgiye göre, müzakerelerde şu ana kadar masaya herhangi bir harita gelmedi.
Basında çıkan haritanın kamuoyuna sunuluş tarzı ve zamanlaması bakımından endişe verici olduğunu belirten kaynaklar, bunu “Kıbrıs’ta çözüm istemeyen çevrelerin seçimlere yönelik bir girişimi” olarak değerlendirdi.
Havadis Gazetesi’nin konu ile ilgili görüşlerine başvurduğu Rum uzmanlar ise, söz konusu haritanın kesinlikle gerçekçi olmadığını ve “Kıbrıs Rum tarafının böyle bir haritayı rüyalarında bile göremeyeceğini” vurguladı. Uzmanlar, bir süredir Kuzey’de ve Türkiye’de gündemi işgal eden “harita, seçimlere yönelik sinsice hazırlanmış bir haritadır” görüşünde birleşti.
Masadaki tek belge…
Kıbrıs Rum tarafının 23 Temmuz 2014 tarihinde Kıbrıs Türk tarafına toprak düzenlemesinin nasıl yapılabileceğine dair öneriler ve genel bazı kriterler içeren iki sayfalık bir kağıt sunduğunu belirten Kıbrıs Rum Başkanlık Sarayı’na yakın kaynaklar, masada bunun dışında bir belge veya harita olmadığını kaydetti.
Abartılı çizilmiş…
Anımsanacağı üzere, kaynağı belli olmayan bir harita, önce Türkiye’de yayımlanan Milliyet Gazetesi, ardından da birçok gazetede yer almıştı. Bu haritaya göre, Karpaz, Lefke- Güzlyurt, Vadili- Yeniboğaziçi, Maraş ve Mağusa’nın önemli bir kısmı Güney Kıbrıs tarafına kalıyor.
Cumhurbaşkanlığı eski Müzakerecisi Kudret Özersay, Havadis’e yaptığı açıklamada, Kıbrıs Rum Başkanlık Sarayı’na yakın kaynakları doğrulayarak, “Ne bizden ne de Kıbrıs Rum tarafından masaya konan bir harita yok” dedi.
Gemiler varsa, müzakere yok
Türkiye gemilerini bölgeden çekmedikçe Rum tarafının müzakere masasına dönmeyeceğini vurgulayan Rum Başkanlık Sarayı’na yakın kaynaklar, Türkiye ile görüşen yabancı liderlerden aldıkları izlenimin, Türkiye’nin geri adım atmayacağı yönünde olduğunu, dolayısıyla yakın gelecekte müzakerelerin yeniden başlamasına pek fazla şans vermediklerini söyledi.
“Anastasiadis masaya dönmek istiyor”
Görüşmelerin durmuş olmasından mutlu olmadıklarını, en kısa zamanda masaya geri dönmeyi istediklerini belirten Rum kaynaklar, BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi Espen Barth Eide’nin şu anda Türkiye hangi şartlar altında Navtex’i iptal edebileceği konusunda çalıştığını belirtti. Rum tarafı, Eide’nin bu gerginliği aşmakta başarılı olmasını umuyor.
Beş ana konu masada
Kıbrıs Rum Başkanlık Sarayı’na yakın kaynaklar, tarafların New York’ta Eide ile görüşerek müzakerelerde bir sonraki aşamaya geçme kararı aldıklarını ve görüşmelerin nasıl başlayacağı konusunda da mutabakata vardıklarını belirtti.
Tarafların birbiri ile bağlantılı olarak ele alınacak beş ana konuda anlaştığını belirten kaynaklar, buna göre, ilk aşamada Yönetim ve Mülkiyet konusunun ele alınması, Eide’nin ise tarafların pozisyonlarını birbirlerine yakınlaştıracak köprü kurucu ancak bağlayıcı olmayan öneriler ile sürece yardımcı olması konusunda mutabakata varıldığını aktardı.
Birbiri ile bağlantılı konular üzerinde, söz konusu köprü kurucu öneriler sayesinde yakınlaşma sağlandığı taktirde al-ver aşamasına geçileceğini belirten kaynak, Türkiye’nin de sürece katkı koymaya hazır olduğunu BM ve ABD kaynaklarına iletmiş olduğunu vurguladı.
Şaşkınlık yarattı
Türkiye’nin New York’ta ilettiği yapıcı mesajların ardından Navtex yayınlayarak bölgeye sismik araştırma gemisi göndermesine çok şaşırdıklarını ifade eden kaynaklar, “Taktir edersiniz ki, bu durumda bir şey yapmamız gerekiyordu” dedi.
Müzakereler askıda
Rum tarafının müzakereleri kesmediğini, sadece askıya aldığını tekrarlayan kaynak, “Kimi taraflar, Eroğlu’nun 2012 yılında Kıbrıs AB Dönem Başkanlığı’nı devraldığında yaptığı gibi görüşmeleri kesmemizi istedi. Ancak Anastasiadis müzakereleri kesmedi, sadece askıya aldı çünkü üçüncü taraflara olaya müdahale ederek Navtex’in başlama tarihi olan 20 Ekim’e kadar Türkiye’nin kararını değiştirme şansını vermek istedi” dedi.
Kaynaklara göre, özellikle ABD ve İtalya’nın perde gerisinde Türkiye’ye büyük bir baskı uyguladı ancak Navtex’i iptal etmek konusunda ikna edemedi.
Ya platform kurulursa?
Türkiye’nin daha önce de Navtex yayınlayarak Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’ne gemi gönderdiğini kabul eden kaynak, ancak o dönemde bölgeye gelen Piri Reis gemisinin teknik olarak sismik araştırma yapma kapasitesinin olmadığını ancak şu anda bölgede olan Barbaros’un sismik araştırmalar yaptığını ve bunun bambaşka bir durum ortaya çıkardığını belirtti.
Rum tarafı, Türkiye’nin bölgeye, araştırma gemisinin ardından, platform da kurabilecek olmasının endişesini de taşıyor.
Doğalgaz çalışmalarında en iyi senaryoya göre ilk gelirlerin 2020-2022 yılında gelmeye başlayacağını belirten kaynak, bu sürenin Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulmak için yeterli bir süre olduğunu, çözümden sonra da, gelirin iki toplum arasında adil bir şekilde paylaşılacağını belirtti.
%70-80 oranında yakınlaşma
Rum Başkanlık Sarayı’na yakın kaynak, bugüne kadar Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafının masaya sunduğu kağıtlar incelendiğinde, iki taraf arasında %70-80 oranında yakınlaşma bulunduğunun görülebileceğini vurguladı ve doğalgaz konusundaki gerginliğin aşılıp müzakerelere yeniden başlanabilmesi durumunda hızla ilerleyerek çözüme ulaşılabileceğini, Kıbrıs Rum tarafının bunu yapmaya hazır olduğunu belirtti.
***
Özersay: Seçime yönelik kullanılıyor
Uzun süre müzakere masasında Kıbrıs Türk tarafını temsil eden Kudret Özersay, “Bu haritalarla Kıbrıs Türk tarafının tezlerine zarar veriliyor” dedi.
Özersay, Havadis’e yaptığı açıklamada, halkın huzurunun kaçırıldığını ifade ederek, şu ifadeleri kullandı:
“Cumhurbaşkanlığı seçimiyle bağlantılı olduğunu düşündüğüm bu ve benzeri davranışlar hem halkın huzurunu kaçırıyor, hem de belirsizliği besleyerek piyasayı olumsuz etkiliyorlar.
Biz uluslararası toplumu diplomasi yoluyla ‘harita ve rakamlar en son aşamada görüşülmelidir’ noktasında uzun uğraşlar sonunda ikna ettik.
Harita ve rakam şimdi müzakere edilirse Rum tarafı bunu basına sızdırır ve ülkede hayat durur dedik.
Oysa şimdi yapılanlar, bundan sonra bize kimsenin inanmamasına neden olacak. İnanırlığımızı, tezlerimizin inanırlığını olumsuz etkileyecek bir gelişme olarak görüyorum.”
































