Belki de tarihin en “garip” seçim ortamından geçiyoruz.
Enteresan da denilebilir fakat son bir haftadır, enteresan olmaktan çıktı bir garip oldu.
Bu seçimin garip olmasını şöyle bir örnekle açıklayabiliriz:
Birkaç seçim önce seçim propaganda startını Lefke’den başlatan ve Lefke’ye binlerce kişi yığanlar, bu seçimde sadece basit bir kokteyl ile yüz kişiyi geçmeyen kalabalıkla yetinmek zorunda kalıyorlar.
İşin ikinci garipliği rakiplerinin durumunun da farksız olmayışı.
Örneğin 5 yıl önceki seçimde her ilçe merkezinde kalabalık açık hava mitingleri tertipleyenler ve kalabalıkları yarıştıranlar bu seçimde cılız salon toplantıları ile yetinmek zorunda kalıyorlar.
Bereket ki Mustafa Akıncı dün akşam ilk açık hava mitingini yaptı da memleket bir nebze seçim heyecanı yaşamaya başladı. Yoksa lise okul kaptanlığı seçimleri bile daha fazla heyecan yaratmış olacaktı.
***
Mustafa Akıncı, kendinin ve taraftarlarının beklediğinden fazla bir ilgi gördü ve son dönemeçte bu ilgiden de aldığı cesaretle dün akşam açık hava mitingi yaptı başkent Lefkoşa’da.
Aslında Mustafa Akıncı ciddi bir riski de göze almış olmalı.
Çünkü parti desteğinin zayıf olduğu ve partili kalabalıkların meydanları dolduracak kadar çok olmadığı aşikardır.
Geçmişte başka partilere oy verip de şimdi Mustafa Akıncı’yı destekleyenlerin meydan mitingine rağbet etmeyeceği de aşikardır.
Mustafa Akıncı’nın bu riski alması, kendine olan güvenini gösteriyor.
Gördüğüm kadarıyla taraftarları da mitinge katılımdan oldukça heyecan duydular.
Fakat bu durum Akıncı’nın hanesine artı olarak yazılmayabilir çünkü rakiplerinin cuma günü yapacakları mitingler belirleyici olacak.
***
Şimdiden söylemek gerekir ki bu seçimin kazananı Kudret Özersay’dır.
Adaylığını açıkladığında neredeyse herkes (bu satırların yazarı hariç) Özersay’ın yüzde üç ile yüzde beş arasında bir oy alacağını söylüyordu.
Özersay’ın oyları inanılmaz bir şekilde arttı.
Özellikle içine girdiğimiz haftada çoğunluğu DP’den ve UBP’den olmak üzere Özersay’a yönelik muazzam bir akış var.
O kadar ki bazı DP yöneticileri bu akışı engellemek için üyelerine sandığa gitmemeleri telkininde bulunuyor.
Derviş Eroğlu’na gelince.
Yüzde kırkın altında alacağı her oy kendisi için yıkım olacak demiştik ama yanıldık.
Eroğlu’ndaki düşüş artan hızla devam ediyor.
Yüzde otuzun biraz üstünde bir oyla ikinci tura kalması kendisi için başarı sayılacak.
***
Bence bu seçimin sonucunu CTP’liler ve kadınlar belirleyecek.
Önemli sayıda CTP’linin çeşitli nedenlerle Sibel Siber’e oy vermeyeceği sır değildi.
Bu da Sibel Siber’in en zayıf tarafıydı.
Son haftaya girilirken CTP yönetiminin sadece küskün CTP’liler üzerinde çalışması bir nebze bu durumu değiştirdi.
Eğer küskün CTP’liler harekete geçip etraflarını da etkilerlerse belirleyici olabilir.
Ve tabii ki kadınlar.
Son haftanın dikkat çeken bir başka yönü de kadınların tavrıdır.
Belki de ilk defa kocalarından farklı bir adaya oy verme hazırlığı yapıyorlar.
Benim gördüğüm, kadın aday olması yönünü ön plana çıkardı diye Sibel Siber’i eleştirenler fena halde yanıldılar.
Kadınlar onlara ve herkese sürpriz yapabilir…
































