Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun Kıbrıs Futbol Federasyonu’na (KOP) üyelik başvurusu, referandumlardan sonra Kıbrıs sorununda sağ politikaların bir kez daha iflasının ilanı olmuştur.
Bu aynı zamanda referandumlardan sonra dizayn edilen “ambargolara karşı savaşalım” politikasının da tarihe karıştığının bir göstergesidir.
Sadece dünyadan değil Türkiye’den bile izole olmanın her türlü tahribatını yaşayan Kıbrıs Türk futbolu, Ulusal Birlik Partisi’nden aday olan bir başkanın döneminde yani ideolojik olarak Cumhurbaşkanı ve Başbakan Yardımcısı ile aynı kulvarda olduğu bir dönemde “KOP’ta haklarımız vardır, bu haklarımıza sahip çıkacağız ve Kıbrıs Türk futbolunu dünyaya açacağız” demesi, demekten öte somut adımlar atması ve bu adımların geleneksel olarak muhafazakar politikalara oy veren kesimler tarafından da desteklenmesi, Kıbrıs Türkü’nün mental olarak girdiği yeni evreyi işaret etmektedir.
Rum tarafının futbol da dahil hiçbir alanda bizi istemediği ve tek yolumuzun devletimize yani KKTC’ye sahip çıkmak olduğu üzerine kurulu sağ siyaset, yine kendi çocukları tarafından mağlup edildi.
Kendi çocukları “Rum’a karşı çıkalım, devletimize sahip çıkalım” politikasının aslında Kıbrıs Türkünü hızla yok oluşa götürdüğüne inanıyor artık.
Tıpkı “Rum’a güven olmaz” denilerek referandumlarda hayırcı yaklaşım sergilenirken kendi çocukları tarafından terk edilen sağ, şimdi de sıkıştığı kapandan çıkmaya çalışan futbolcu çocukları tarafından ikinci bir terk edilişi yaşamaktadır.
Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun seçim taktiklerini bir yana bırakıp Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu’nu eleştirmesi, spordan da sorumlu Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş’ın “KTFF ile ilişkilerimizi askıya aldım” diyecek kadar hiddetlenmesi iflasın başka bir kanıtıdır.
***
Aslında bu politika Fenerbahçe’nin Larnaka üzerinden Güney Kıbrıs’a gidip maç yaptığı gün sarsılmış, Türkiye Futbol Federasyonu’nun FIFA ve UEFA’ya bağlılığını teyit edip Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nu görmezden geldiği gün çökmüştü.
Şimdi, futbol oynayan ve dünya hayali kuran binlerce genç soruyor: “Siz UEFA, FIFA ve KOP’u tanıyorsunuz da biz niye tanımayalım?”
Sağ politikaların bu soruya verecek yanıtı kalmadı.
Fenerbahçe’nin maç yaptığı gün bütün yanıtlar tükenmişti.
Yapabildikleri stadyuma gidip KKTC bayrağı açmak olabilirdi ama o da Fenerbahçe’nin “tahrik etmeyin” açıklamasıyla büyük bir hayal kırıklığına dönüşmüştü.
Geriye kalan yol “haklarımıza sahip çıkmalıyız” adı altında şuan Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu yönetiminin yaptığıdır.
Bunun ne fayda sağlayacağını da hep birlikte göreceğiz.
***
Sağ politikalar ve sağ yönetim sadece futbolda değil Kıbrıs sorunun pratiğinde de benzer bir iflasla karşı karşıya kalacaktır.
Diğer kurumların Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nu takip edip benzer anlaşmalara imza atması değil “devletimize sahip çıkalım” minvalinde ayrılıkçılığa zemin hazırlama tinyözlüğü Kıbrıs Türküne çok şey kaybettirecektir.
Bu tinyözlük oyununun ayan beyan sergilendiği ve seçimlere de bulaştırılmaya çalışıldığı ortadadır.
Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun KOP ile giriştiği macera nasıl sonuçlanır bilinmez ama bilinen ve görülen şudur ki ayrılıkçı ihtiraslarla barışa değil felakete sürükleniriz.
































