Bu rezil düzenin kahrını çeken ve bedelini ödeyen bütün kadınlara atfen…
Şafak Türküsü
Beni burada arama, arama anne
Kapıda adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne ağlama.
Kaç zamandır yüzüm tıraşlı
Gözlerim şafak bekledim
Uzarken ellerim kulağım kirişte
Ölümü özledim anne.
Yaşamak isterken delice
Ah… Verebilseydim keşke
Yüreği avucunda koşan her bir anneye, tepeden tırnağa oğula ve kıza kesmiş bir ülkeye armağan.
Düşlerimle sınırsız
Diretmişliğimle genç
Şaşkınlığımla çocuk devrederken sırdaşıma
Usulca açı verdi yanağımda tomurcuk
Pir Sultan’ı düşün anne, Şeyh Bedrettin’i
Börklüce’yi, Torlak Kemal’i
İnsanları düşün anne
Düşün ki yüreğin sallansın
Düşün ki o an güzel günlere inanan
Mutlu bir Yusufcuk havalansın
Yani benim güzel annem
Ala şafağında ülkemin yıldız uçurmak varken
Oturup yıldızlar içinde kendi buruk kanımı içtim
Ne garip duygu şu ölmek
Öptüğüm kızlar geliyor aklıma
Bir açıklaması vardır elbet giderken dar ağacına
Geride masa üstünde boynu bükük
Kaldı kağıt kalem.
Bağışla beni güzel annem
Oğul tadında bir mektup yazamadım diye kızma bana.
Elleri değsin istemedim, gözleri değsin istemedim
Ağlayıp koklayacaktın belki bir ömür taşıyacaktın koynunda.
Yaşamak ağrısı asıldı boynumda
Oysa türkü tadında yaşamak isterdim
Ölmek ne garip şey anne
Bayram kartlarının tutsaklığından aşırıp bayramı
Sedef kakmalı bir kutu içinde vermek isterdim çocukların ellerine
Sonra, sonra benim güzel annem, damdan düşer gibi vurulmak isterdim bir kıza.
Gecenin kıyısında durmuşum kefenin cebi yok
Koynuma yıldız doldurmuşum
Koşun çocuklar koşun sabah üstüme üstüme geliyor
Kısacası güzel annem
Bir çiçeği düşünürken ürpermek yok
Gülmek umut etmek özlemek
Ya da mektup beklemek
Gözleri yatırıp ıraklara ölmek ne garip anne
Artık duvarları kanatırcasına tırnağımla şaşkın umutlu şiirler yazamayacağım
Mutlak bir inançla gözlerimi tavana çakamayacağım
Baba olamayacağım örneğin
Toprak olmak ne garip şey anne.
Uçurumlar ki sende büyür, dağdır ki sende göçer
Ben bayram derim çiçek derim
Çam diplerine açmış kanatlarını kozalak derim, gül yanaklı çocuğa benzer
Yinede oğlunu yitirmek ne garip şey anne
Her kavgada ölen benim, bayrak tutan çarpışan, her kadın toprağı Tırnaklayarak
Doğurur beni.
Özlem benim, kavga benim, aşk benim
Bekle beni anne.
Bir sabah çıkagelirim.
Bir sabah anne bir sabah
Acını süpürmek için açtığında kapıyı
Adı başka sesi başka nice yaşıtım
Koynunda çiçekler, çiçekler içinde yeni bir ülke getirirler.
Nevzat ÇELİK
































