Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ZATEN ARADA GİBİSİNİZ…

 

Eskiden bayramlarda gazeteler yayınlanmazdı.
Gazeteciler tatil yaparlardı.
Gazeteci örgütleri bayram gazetesi yayınlarlardı.
Bütün gazeteciler bu bayramlık gazeteye yazı veya haber verirlerdi.
Okur tüm gazetecileri bir gazetede okuma fırsatı bulur, gazeteci örgütleri de nerdeyse bedavaya getirdikleri bu gazeteden para kazanırlardı.
“Haberin tatili olmaz” denildi ve bu uygulamadan vazgeçildi.
Bayram tatillerinde çalışanlar sınıfına gazeteciler de girmiş oldu böylece.
Ama bayramlarda, tatillerde çalışanların sayısında ciddi bir artış olmadı.
Çünkü çalışmayanların sayısı o kadar arttı ki.
Pek fark etmedi.

***

Hükümet perşembe gününü de niye tatil vermedi ki?
Çarşamba’ya kadar bayram tatili var.
Cuma 1 Ağustos bayramı.
Arada bir Perşembe vardı. O da tatil olsaydı 9 gün keyif yapacaktı çalışanların devlette olanları.
Özel sektördekiler yine tıpış tıpış ikinci günden işbaşı yapmak zorunda kalacaklardı ama olsun.
Memleket bir haftadan diğer haftaya tatil havası teneffüs etmenin mutluluğunu yaşayacaktı!

***

Üniversitedeyken “arşivcilik” diye bir dersimiz vardı.
Arşivcilik Genel Müdürlüğü’nden emekli yaşlı bir adamcağız verirdi bu dersi.
Sesi pek kısıktı, zaten dersin konusu bizi açmazdı, arka sıralarda pineklerdik 3 saat boyunca.
Çıkıp gidemezdik de çünkü çok sıkı bir şekilde devam zorunluluğu vardı.
Yaşlı hocamız, ön taraftaki üç-beş parlak öğrenciyle ders yapar arkada da koskoca amfi kendi arasında sohbet ederi. Pencere kenarlarında oturanlar işi abartıp nöbetleşe sigara da içerlerdi.
Pencere kenarlarında oturmayanlar bu duruma isyan ederler ve başlarlardı söylenmeye;
“Hocam ara verelim, ara verelim hocam…”
Yani ara verin de biz de sigara içelim, kantinde kaynatalım, derse geç gelelim” demek isterlerdi.
Yaşlı hocamız bu durumu bilirdi ta ki.
“Ara verelim” diyenlere şöyle yanıt verirdi;
“Evladım hep arada gibisiniz, ne gerek var ara vermeye…”

***

Yanlış anlaşılmasın.
“Zaten hep tatilmiş gibi yaşıyoruz ne gerek var bunca tatile” demeye getirmeyeceğim konuyu.
Hükümete de teessüf edeceğim buradan alenen.
Keşke perşembeyi de tatil verselerdi.
Böylece perşembe sendromu yaşamadan huzurlu bir bayram yaşanırdı.
Neyse bu defa olmadı ama sendikalar bu işin peşini bırakmasınlar lütfen.
Kimsenin bu kadar insana perşembe sendromu yaşatmaya hakkı yoktur.
Hükümetin bilhassa.
Herkesin bayramı ve 1 Ağustos’u kutlu olsun…