Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

BUNLAR DARBECİ DEĞİLSE DARBEYİ KİMLER YAPACAKTI

Kimse beni inandıramaz bu askerlerin darbe yapmaya yeltenmediklerine.

Belki komutanlarının müebbet ile yırttığı 1980 model bir darbe değildi hazırladıkları.
Hoş, aralarında onu da teklif eden ve ısrarcı olanlar vardı ya.
Kendilerince Türkiye’yi dizayn edip istediklerine “solcu-vatan haini” istediklerine de  “dinci-şeriatçı” damgası basıp ülkeyi paşa gönüllerince yönetmek hevesindeydiler.
Bunun için de her türlü  yasa ve düzeni yerle bir ettiler.
Devlet, onlara,  üzerilerine bir üniforma bellerine bir tabanca ve emirlerine bir ordu verdi ülkeyi korumaları için.
Anlayacağınız ülke için çalışan birer memur olmaları gerekirdi.
Ama onlar, tarihten de kendilerine misyon vehmederek darbelerle ülkeyi yönetmeye kalkıştılar.
İstediklerini astılar, istediklerini zindanlarda süründürdüler.
Ve son demde baltayı taşa vurup, tutuklandılar, yargılandılar ve cezalarını beklemekteydiler.
Yargılanma süreçlerinin adil olup olmadığı elbette önemli bir detaydır.
Adil bir yargı demokrasinin olmazsa olmazıdır.
Hani şu her 10 yılda bir ortadan kaldırdıkları demokrasinin.
Fakat konunun özünü,  meselenin esasını değiştirir mi?
Birlikte görev yaptıkları Genel Kurmay Başkanı “bunlar yasaların dışına çıktılar ve kendilerini uyardım” dedikten sonra kim ne söyleyebilir ki.
Ki, o Genel Kurmay Başkanı’na her Allahın günü küfrettiler.

      ***

Türkiye, yeni bir dönemece giriyor.
Aile içi çatışmanın ta kendisi olan “paralel yapı”  kavgası Türkiye’yi yeniden şekillendirmeye adaydır.
Balyoz ve benzeri davalar için Başbakan’ın “paralel işi” dedikten sonra içerdekilerin tahliye edilmemesi beklenmezdi.
Yeniden yargılanmak üzere tahliye edildiler ve dolayısı ile Türkiye yeniden dizayn edile sürecine girdi.
Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olacağı, 14 yıllık düşmanlıkların hasır altı edileceği, bu uzlaşmayla daha otoriter ve daha agresif bir Türkiye’nin dizayn edileceği yeni bir süreç başladı.
Peki bu süreçte Kürtler ne olacak?
Darbecilerin açık kurbanları.
Binlercesi kirli bir savaşı ölüleri oldu.
Binlercesi şimdi zindanlarda çürümeye terk edildi.
Yönetenlerin aklında eğer tarihi bir uzlaşma varsa, Kürtlerle uzlaşmayan bu topraklara en büyük kötülüğü yapar demektir.
Darbeciler yeniden yargılanmak üzere serbest ama Kürtler hapishanelerin değişmeyen müdavimleri.
Bunu hayal edenler eskilerin deyimi ile kısa sürede sükut-u hayale uğramaya mahkumdular.
Hem de misliyle…