Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

KIBRISLILARIN PAŞA GÖNÜLLERİ…

Aslında cin şişeden çıktı.

Maraş ile ilgili cin şişeden çıktı.
Artık o cin o şişeye geri girmez.
ABD Başkan Yardımcısı Biden’ın Kıbrıs ziyaretinde Maraş’ın derhal açılacağını ve Rumların öbek öbek Maraş’a akacağını bekleyenler hayal kırıklığına uğradılar.
Çünkü bu gerçekçi bir beklenti değildi.
Biden’ın ziyaretinde Maraş’ı gündeme getirmemek için canhıraş çalışanlar da öyle.
“Çeker giderim” tehditleri sökmedi.
Maraş resmi olarak müzakere masasına getirildi.
Üstelik bir değil iki görüşmede.
Önce KKTC Cumhurbaşkanlığı ile yapılan görüşmede.
Sonra liderlerle yapılan akşam toplantısında.
Masaya getirilen Maraş önerisi de öyle sürpriz falan değildi.
Mağusa İnisiyatifi aylardır tekrarlayıp duruyordu bu önerileri.
Yani kapalı Maraş için önce bir fizibilite çalışması yapılarak durum tespiti yapılması ve haliyle Maraş’ın topyekun tamiri için ortaya bir plan ve mali tablo çıkarılması, ardından da altyapıdan başlayarak işe koyulması.
“Maraş hiç de öyle sanıldığı gibi kolay bir konu değildir” diyenler haklıdırlar.
40 yıldır büyük bir yıkımdan geçen bir şehirden bahsediyoruz.
Eğer bir anlaşma olursa yaşadığı yerleri terk edecek Kıbrıslı Türkler için yeni köyler ve kasabalar kısa sürede inşa edilir, Kıbrıslı Rumlar kısa sürede terk ettikleri yerlere dönerler de Maraş daha uzun süre bekler.
Bekler çünkü altyapısı ile birlikte tahrip edilmiş bir şehirdir söz konusu olan.
Ama bir yerden başlamak gerekir.
İlk adım da fizibilite çalışmaları olmak zorundadır haliyle.
Mağusa İnisiyatifi’nin sunduğu Maraş önerileri sadece “kapalı Maraş’ı” da içermiyor.
Mağusa Suriçi’ni de kapsayan liman da bütünlüklü önerilerin bir parçasıdır.
Öyle ya Maraş karşılığında Mağusa Limanı da uluslararası hukuka açılacaksa Mağusa Limanı da hazırlanmalıdır, Suriçi de.
İşte masaya gelen Maraş önerisi yaklaşık bunları içeriyordu.
Biden Türk-Rum ve yabancı uzmanlardan oluşan bir ekibin Maraş’a girmesini önerdi.
Türk tarafı (henüz doğrulanmadı) Rum uzmanlara itiraz etti.
Ve böylece Maraş müzakeresi başlamış oldu.
Amerika’nın bu işin peşini bırakacağını sananlar fena halde yanılırlar.
Çünkü Maraş Amerika için küçük bir çerezdir.
Rum tarafını ikna etmeye yönelik küçük bir çerez.
Amerika Türkiye-Kıbrıs-İsrail üçgeninde oluşacak doğal gaz birliğinin peşindedir.
Ancak bu yolla Doğu Akdeniz’deki çıkarlarını sağlama alabilir.
Ve ancak bu yolla koskoca Avrupa’nın Rusya’ya gaz bağımlılığını azaltabilir.

***

Eğer birkaç yıl içinde (ki doğal gazın çıkarılması için bu kadar süreye ihtiyaç vardır) Amerika’nın bu planı doğal olarak devreye girecek.
Yok bir anlaşmaya ulaşılmazsa ne mi olacak?
Ya Türk tarafı “Rum uzmanlar” itirazını geri çekecek ya da Rumlar “illaki bizden de birileri olsun” ısrarlarından vazgeçecek.
Uzmanlar Maraş’a girecekler.
Eğer bütünlüklü bir çözüme varılmazsa haliyle parça parça uzlaşmalar dayatılacak.
Öyle ya dünya ve dünyanın jandarması Amerika bir kırk yıl daha Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türklerin paşa gönüllerini bekleyecek değil ya.
Evet Kıbrıs çok önemli bir yerdir ama önemini kullanan için.
Eğer Kıbrıslılar kullanamazsa kullanacak olanların planlarına uymak zorunda kalacaklar.
Bu böyle biline…