Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

BİR MİLLİYETÇİNİN BAYRAKLA İMTİHANI VE ÇÖKMEKTE OLAN GÖRÜŞMELER…

Bir milliyetçi bayrakla imtihan edilir mi?

Herhalde en zor durumdur.
Eroğlu’nun şu anda içinde bulunduğu durum.
ABD Başkan Yardımcısı geliyor.
Eroğlu’nu ofisinde ziyaret edecek.
Bu önemli bir gelişmedir.
Rum tarafı bir süredir “Kıbrıs’ı” ziyaret eden devlet yetkililerine “Kuzey’i ziyaret yasağı” uyguluyor.
“Eğer bizim resmi misafirimiz olacaksanız Kuzey’i ziyaret edemezsiniz” diyor.
Büyük çoğunluk bu yasağa uyuyor.
Söz konusu olan ABD Başkan Yardımcısı olunca Rumların yasağı sökmedi.
Biden’ın Kuzey’e geçip Eroğlu’nu ziyaret edeceği açıklandı.
Fakat Rum tarafında müthiş bir yaygara koptu.  DİKO ve Lillikas’ın başını çektiği muhalefet “bu ziyaret son derece tehlikelidir” kampanyası başlattı.
Anastasiadis zor durumda kaldı.
Geçmişte kendisinin de konuk olduğu KKTC Cumhurbaşkanlığı ofisinde Biden’ın konuk olmasını sorun haline getirdi.
Sorunun adı “resmi semboller olmasın”dır.
Resmi sembol dedikleri KKTC bayrağı, KKTC Cumhurbaşkanlığı forsu falandır.
Dün bir Rum gazetesinde binanın fotoğrafı yayınlandı.
Hani bildiğimiz Cumhurbaşkanlığı içindeki beyaz bina. Rahmetli Denktaş zamanında konut maksatlı inşa edilmişti. Fakat Denktaş hiç orada ikamet etmedi. Sonrasında Talat da Eroğlu da öyle.
Ta Denktaş zamanından itibaren resmi görüşmelerin ve yemeklerin bir kısmı orada yapılıyor.
Benim hemen hatırladığım Rum tarafından Klerides ve Anastasiadis, BM eski Genel Sekreteri Annan ve daha birçok yetkili o binaya girdi.
Sembol krizi falan da çıkarmadılar.
Şimdi Eroğlu’nun önüne böylesi bir kriz koyuyorlar.
Milliyetçi Eroğlu’nu bayrakla imtihan ediyorlar.
Bu yüzden Biden’in Kuzey programı henüz kesinleşmedi.
Amerikalılar dün gazetecilere bir brifing düzenlediler ve  off the record bunu teyit ettiler.
Doğrusu bu “imtihanın” nasıl sonuçlanacağını merak ediyorum.

     ***

Gelelim daha önemli konuya.
Görüşmeler nerdeyse çökmek üzeredir.
Liderler hükmettiklerinde bir araya geliyorlar. 
Görüşmeleri özel temsilciler yürütüyor.
Özel temsilcilerin ortaya koydukları konular ise akıllara zarar.
Rum temsilci ortak devletin yönetiminde bakanlar kurulunun basit çoğunlukla karar alınmasını önermiş. Bakanlar Kurulu 7 Rum 3 Türk bakandan oluşacak. Yani Rum bakanlar el kaldırdı mı istedikleri kararları alabilecekler. Kıbrıslı Türklerin veto hakkının da kaldırılmasını önermiş.
Bu öneri 1960 Anlaşması’nın da gerisindedir.
Dahası var.
Garantörlük anlaşmasının da tümden ortadan kaldırılmasını istemiş.
Bu da 1960’ın gerisindedir.
Türk tarafı toprak ve mülkiyet konusunda Rumları çıldırtacak önerlerde bulunmuş.
Anlayacağınız görüşmeler aslında çökme noktasındadır.
Ve bu çöküşü kimin durduracağını da kimse bilmiyor.
Ortak açıklama anlaşmasına atıfta bulunuluyor ama fayda etmiyor.
“Kıbrıslılar” maksimum talepleriyle uzlaşma masasında bir anlaşmaya varılamayacağı tavırları sergiliyor.
Dolayısı ile Amerikan müdahalesini kendileri otomatik olarak davet ediyorlar.
Durum budur.
Biden’ın ziyaretinin sonuçlarını ve etkilerini bu gerçeklerle birlikte değerlendirmekte fayda vardır…