Kimdir bu Guterres. Kıbrıs konusunda son yaptığı girişimde, Tatar ile görüşmesinden sonra, Tatar’ın, Guterres Kıbrıs dosyasını iyi biliyor dediği Guterres’e daha yakından bakalım.
Antonio Guterres, 30 Nisan 1949 tarihinde Lizbon, Portekiz‘de doğmuştur.
Instituto Superior Técnico, Camões Secondary School’da fizik ve elektrik mühendisliği okuyarak 1971 yılında mezun oldu.
1974 yılında Sosyalist Partiye katıldı. Karanfil Devrimi’nin ardından partide aktif rol alarak partinin önde gelen isimlerinden birisi haline geldi.
1992 yılında Sosyalist Parti Genel Sekreteri olan Antonio Guterres, 1995 yılında Sosyalist Parti’nin seçimleri kazanmasıyla birlikte başbakan oldu. 2 dönem başbakanlık yapan Guterres’in görevi 2002’de istifa etmesiyle birlikte son buldu
1999 yılında Sosyalist Enternasyonal Başkanı olan Guterres, bu görevini 2005’e kadar sürdürdü. Sonrasındaysa Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne seçildi ve 15 Haziran 2005 – 31 Aralık 2015 tarihleri arasında bu görevi yürüttü.
5 Ekim 2016 tarihinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden oy birliğiyle Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri olması önerildi.
13 Ekim 2016 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yapılan oylamada, BM Genel Sekreterliği’ne Portekiz eski Başbakanı Antonio Guterres seçildi.
Antonio Guterres, 1 Ocak 2017 tarihinde BM’nin 9’uncu Genel Sekreteri olarak göreve başladı. Bu görevi 2027 yılına kadar sürdürmesi bekleniyor.
Antonio Guterres, Portekizce, İngilizce, Fransızca ve İspanyolca bilmektedir.
BM Genel Sekreteri olarak, Kıbrıs Sorununa el atan Guterres’in, BEŞ ARTI BİR toplantısı çalışmalarında, ÜMİT GÖRMEMESİ durumunda bu toplantıy TOPLAMAYACAĞI söylemi çoğu çevrelerce UNUTTURULMAK İSTENİYOR.
BM Genel Sekreteri, görüşmelerde, BM parametrelerini esas alan bir çizgi izleyeceğini açıkça ifade ederken, yeni fikirlere de açık olduğunu söylemişti.
Yeni fikirlerden esas olarak İNGİLİZ FİKİRLERİ bu toplantılarda uzlaşıcı ara fikirler olarak ön plana çıkacaktır.
Türk tezi olan iki devletli çözüm fikri şimdiden gündemden kalkmıştır.
Rumların iki bölgeli federasyon tezinde izledikleri yol ise, Türk tarafını MASANIN DIŞINA İTME stratejisi olarak kullanılmaktadır. Rumlar Türklerin SİYASAL EŞİTLİĞİNİ tanımamak için, bu toplantıda haklı taraf olmaya çalışacaklardır.
Guterres, tarafları İNGİLİZ PLANI çerçevesinde bir araya getirme kartını mutlaka kullanacak ve taraflara bu planın görüşülmesini kabul ettirecektir.
Guterres işini bilir.Kariyeri bu kadar DOLU bir insanın, KIBRISLILARIN OYUNBOZAN tuzaklarına düşeceği hiç beklenmemelidir.
Türkiye ise, İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM siyasetini, Rumları sıkıştırıp, FEDERASYON tezine ve Türklerin SİYASAL EŞİTLİĞİNE zorlamak için savunmaktadır.
Guterres, bu gayrı resmi toplantıdan sonra tarafları ciddi bir al-ver süreci için masaya yeniden oturtacaktır. Görünen TEK YOL budur.
































