Havadis’in bugünkü manşeti, nasıl bir gazetecilik yapılması gerektiğinin klasik örneklerindendir.
“İdari” işlerden dolayı bir süredir ihmal ettiğim haber merkezini tebrik etmek bu yazının birinci amacıdır.
Tıpkı CTP ile ilgili yayımladığımız raporlarla ilgili.
Ve Kıbrıs Türkü’nün sağlığına gösterdiğimiz hassasiyetle ilgili.
Beşinci yılımıza giriyoruz.
İlk günden söz vermiştik: “Bu gazete gazetecilerin gazetesi olacak. Patronaj sistemini reddediyoruz, patronların ve çıkar gruplarının karanlık ve kirli ilişkileri doğrultusunda değil, Kıbrıs Türkü’nün bağrından çıkan gazeteciler olarak Kıbrıs Türkü’nün hizmetinde bir gazetecilik yapacağız.
5 yıllık sürede bu sözümüzü yerine getirmenin bahtiyarlığını yaşıyorum.
Üstelik rant gruplarının medyaya büyük paralar akıttığı bu günlerde yükselen bir ivme ile lider gazete olmanın mutluluğu.
***
Haberin detaylarını Havadis’te okuyacaksınız.
Elbette bu haber çok yorumlanacak, detaylarıyla değerlendirilecek.
Ben raporu okuduğumda ilk değerlendirmem şu oldu;
Partiler Yasası derhal değiştirilmeli ve meclisten geçmelidir.
Zaten hükümet partilerinin böylesi bir sözü vardır.
Açıklık, şeffaflık ve dürüstlük.
Partiler önce kendilerinden başlamalı.
Harcadıkları her kuruşun hesabını vermeliler.
Açık, şeffaf ve adil bir devlet düzeni yaratmak için bu şarttır.
***
1974 sonrası Kıbrıs’ın kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan tüm yapılar çöktü.
Kurulan sistem iflas etti.
Hem ideolojik hem de pratik açıdan iflas etti.
Sil baştan yeni bir düzen yaratmak gerekir.
Hukuka dayalı, çağdaş dünya standartlarında, halkın hizmetinde ve vatandaşına mutluluk verecek bir düzen.
Yoksa şimdiki ceberut yapı Kıbrıs Türkü’nü yok etmeye adaydır.
Her geçen gün parça parça ve adım adım.
Ya partiler tüm geçmişlerini unutup sil baştan başlayacaklar.
Ya da tarihe gömülecek bu yapının payandası olacaklar.
Başka seçenekleri yoktur…
































