Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

KIBRIS TÜRKÜ’NÜ YOK EDE YOK EDE…

 

Kudret Özersay’ın söylediği hakikaten doğrudur.
Hakikaten midemiz bulandı artık.
Öyle ki kusmak da fayda etmiyor.
Yargılanıp mahkum olmadıkça hiç kimse suçlu değildir ama ya suçunu itiraf edenler?
“Abi ben yaptım sen yapma” deyip, el öpüp de af dileyenler?
Ve affedenler?
Neyi affettiler?
Dünyanın başka neresinde görüldü Başbakan’ın imzasını sahteleyerek sahte belge hazırlama, bunu tetikçiler vasıtasıyla yayıp da kara propaganda yapma?
Hade bu görüldü.
Tespit edilip de itiraf alındıktan sonra serbest bırakma.
Üstelik iş birlikçileriyle beraber.
Ve biri çocuklarımıza öğretmen diğeri devlet kurumlarının başına tetikçiler ve gazeteci edasıyla ortalıkta fink atsınlar.
Kudret Özersay şahit olduğunu söylüyor.
Cumhurbaşkanlığı’nda Kıbrıs Türkü’nü temsilen dünyanın tanıdığı bir isim.
Yetkili birisi.
“Gözlerimle tanık oldum, arkadaşların çekleri sahtelendi” diyor.
Götürülen paranın haddi hesabı yok.
Peki ne oldu?
Koca bir hiç.
Ne acıdır ki dün bana Özersay’ın hangi olaydan bahsettiğini soranlar bile oldu.
Yani konu tam da “hafızayı beşer nisyan ile maluldür” noktasına dönüştü.
Yani “insan hafızası unutma özürlüdür.”
Aynı özür şu meşhur para işlerinde de yaşanmıyor mu?
Sonay Adem milletvekili seçilemedi o konular unutulup gitti.
Şu meşhur HSCB olayı.
Türkiye’de bir ayakkabı kutusundan milyon dolarlar çıktı diye yer yerinden oynadı da, bizde bir banka hesabında bulunan milyon dolarların akıbeti ne oldu?
“Bunca yıldır devlet işindeyim, biriktirdim” sözüne karşılık bir babayiğit çıkıp da Meclis’e sunulan son mal varlığı beyanının açıklanmasını istemedi.
Nasıl olsa insan hafızası unutma özürlüdür ya.
Unutulur geçer gider.
Bu düzen de böyle sürer gider.
Kıbrıs Türkü’nü yok ede yok ede…