Resmi adı Neriman’dır ama her nedense kendisine Nur denilmesini ister.
Biz oralarda gazetecilik yaptığımızda Sevim hanımın asistanı olmuştu.
Şimdi “bizim yanımızda çalışıyordu, ahlaksız ve anti depresan bağımlısı olduğu için işten attık, gidip Ali Pilli’nin yanında basın işlerine başladı” dediği arkadaşımız var ya, gazetecilik eğitimi almış cevval bir muhabirdi ve tuttuğunu koparır, gündem yaratacak haberler yapardı.
“Bunlar hepsi FETÖ’cüdür” diyor.
Kimler FETÖCÜ’dür?
Kocasının sahip olduğu gazete ve televizyon dışında kalan medya.
Başka?
Ali Pilli’nin görevden alınmasını isteyen UBP’liler.
Başka?
Sayabildiği CTP, TDP oldu ama tüm muhalefet.
“Bunların yaptığı suçtur, Başsavcılığı göreve çağırırım” diyor.
Aman Tanrım söyleyecek başka lafım olamaz.
Asil Nadir için bir miktar üzülmek isterim ama elimden bir şey gelmez.
***
Belli bir yaşın üstünde olanlar anımsarlar mutlaka;
Eskiden “şükran sana anavatan” sloganıyla miting yapanlar vardı.
Büyük bir çoğunluğu mücahit ve TMT kökenli olan bu kişiler “kurum-kuruluşlar tertip komitesi” adı altında her 20 Temmuz dönemi büyükelçiliğe giderler “şükran, şükran” diye slogan atarlar ve büyükelçiye hediyeler takdim ederlerdi.
Bu insanlar “anavatan bir an önce gel ve bizi kurtar” diyen neslin insanlarıydı.
Taksimi savunuyorlardı. Yani Kıbrıs’ın ortasından ikiye bölünmesini ve Türkiye ile Yunanistan arasında taksim edilmesini.
Aralarında tanıdıklarım da var, yaşları epeyce ilerlemiş olmasına karşın hala aynı düşünceyi savunuyorlar.
Savundukları yanlıştı ama ben bu kesimi düşüncelerinde samimi bulurum.
“Kıbrıs Yunanistan’a bağlanmalıdır” diyen Rum sağcılara (ve dahi bazı solculara) karşı Kıbrıs’ın Taksim edilmesini istiyorlardı.
Türkiye’de hangi yönetim olursa olsun “anavatan, anavatan” diye ağlaşıyorlardı.
Şimdilerde yenileri türedi.
Annan planı sonrası zenginleşip semirenler.
Kurulan “devlet” yapısını sömürüp parasına para katanlar.
Bunların ideolojileri yoktur çünkü dinleri imanları paradır.
Annan planı döneminde çözümcüydüler, muhalefet iktidara geldiğinde Avrupacı, AK Parti hükümranlığı başladığında da Tayyipçi oldular.
“Ankara’da anne sıcaklığını hissettim” diyerekten yağ çekip bu kötü dönemde cukka hesapları yaparlar.
Acı ama gerçek, şimdi onların dönemidir.
Cahiliye dönemi…
































