Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

8 bin öğrenci online eğitime ulaşamıyor

Bildiğiniz gibi 4 Ocak’tan beri ülkede yüz yüze eğitim durdu. Ocak ayının son günlerinde ortaöğretim ve ilköğretimde online eğitim geçildi. Ancak bildiğim kadarı ile ilkokullarda Ana, 1 ve 2’nci sınıflarda online değil de uzaktan eğitim yapılıyor.

KTÖS’ün geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamadan anlıyoruz ki ilköğretimde online eğitime katılım %75… Kısa bir araştırma sonrasında ortaöğretimde de online eğitime katılımın %82 olduğunu öğreniyorum. Elbette bu oranlar her okulda aynı değil. Bazı okullarda bu oran %100 yakınken, bazı okullarda da %50 civarında olabiliyor. Bu tamamen bölgelerin ve ailelerin sosyo-ekonomik durumları ile alakalıdır.

Tüm dünyada olduğu gibi fakir ailelerin çocukları online olanaklardan yararlanmaları diğerlerine göre daha zordur. İşin üzücü tarafı ne yazık ki devlet şu anda pandemi süreci bir yıldır devam etmesi rağmen bu konuda gerekli önlemleri alamamıştır. İhtiyaçlı öğrencilerin bilgisayar, tablet gibi ihtiyaçları yardımsever vatandaşlar ve sendikalar tarafından karşılanmaya çalışılıyor. Ancak buna rağmen çok sayıda öğrenci online eğitimden yararlanamıyor.

Gelelim rakamlara… KKTC’de kamu ve özel okul olmak üzere, okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretimde toplam 53 bin öğrenci var. Bunların 11 bini özel okullara gidiyor. Geri kala yaklaşık 42 bin öğrenci de devlet okullarına… Özel okullarda öğrenim gören çocukların online eğitime katılma konusunda sıkıntı çektiklerini zannetmiyorum. Esas sıkıntı kamu okullarında… Muhtemelen açıklanan %75 ve %82 online eğitime katılım oranları devlet okullarını kapsıyor. Örneğin devlet okullarında Ana, 1 ve 2’nci sınıflarda online eğitim yok. Burada daha çok Whats App, az da olsa Zoom üzerinden öğretmenlerin gayreti ile eğitim yürütülmeye çalışılıyor. İlköğretimde 3,4 ve 5’inci sınıflarda online eğitim var. Elbette o da büyük sıkıntılar ile yürütülüyor. Ülkedeki internet altyapısı, bu kadar çok kişinin aynı saatler içerisinde online ders yapmasını kaldıracak kapasiteye sahip değil… Bunun yarattığı ciddi sıkıntılar var.

Hal böyle iken ve ilköğretim ile ortaöğretimde online eğitime katılım ortalama %80 ise, ciddi bir kesim de online eğitimde yararlanamıyor demektir. Kamu okullarına giden 42 bin öğrencinin içinden okul öncesini çıkarsak bile 38 bin öğrenci demektir. Bunların %20’si bu hizmeti alamıyorsa bu da yine 7500-8000 öğrenci demektir. 8 bin öğrenci az mı?

Hani anayasaya göre her vatandaş eşittir. Hani devlet her vatandaşa eğitim hizmeti vermeye mecburdur. Hani?

Elbette sağlık önemli ama eğitim da önemlidir. En erken bir zamanda ülkedeki covid 19 vakaların düşürülmesi ve yüz yüze eğitimin başlaması kaçınılmazdır. Ancak ne yazık ki çok da ümitli değilim. 70-80’lere ulaşan vaka sayısının 3-5 kişiye inmeden okullar açılsa bile vatandaşın çocukları okula göndereceğine inanmıyorum. Bir türlü sağlanamayan güven ne yazık ki vatandaşı bu noktaya getirdi. Hem Eylül’de hem Ocak’ta okulları bir gün açıp ertesi gün kapattık. Sadece bu bile ne kadar plansız ve programsız olduğumuzu gösteriyor.

Her şeye rağmen en büyük dileğim yüz yüze eğitimin en erken bir zamanda başlaması. Çünkü online eğitim veya uzaktan eğitim yaraya merhem olamadı. Ciddi bir fırsat eşitsizliği yarattı. Bugün 8 bin civarında çocuk eğitimden mahrum kalıyorsa ortada ciddi bir sorun var demektir. Devletin ve hükümetlerin görevi çözüm üretmektir. Bu sorunu öyle ya da böyle çözmek durumundayız. Geçtiğimiz bir yıl içerisinde bu çocuklar ancak 30 gün okula gidebilmişlerdir. Geçen yıl Mart ayından beri belki bir yıl geçti gibi görünüyor ancak unutmayalım ki salgın bu şekilde devam ettiği sürece, öğretim yılı bakımında kaybımız iki öğretim yılı olacaktır. Geçen yıl 4’üncü sınıf olan bir çocuk doğru dürüst eğitim almadan Eylül ayında ortaokula gidecektir. Birçok kademede bu durum böyledir. Kısacası kaybımız büyüktür.