Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

1 hafta önce tam kapatsalardı, en az 300 insan bulaşmayacaktı…

17 Ocak’ta gece sokağa çıkma yasağı başladı, 27’sinden itibaren Girne ve Lefkoşa’da, 29’undan itibaren tüm ülkede sokağa çıkma yasağı başladı.

Bir tek şu tarihlere bakarak, karar vericilerin önlerini görmekten ne kadar uzak olduğunu saptayabilirsiniz…

Deve mi kuş mu olduğu belli olmayan kararlar.

Hiçbir işe de yaramadığı ortada.

O günden bu yana, günlük ortalama 40 yeni vaka.

Ama en tuhaf rakam; üç gün önce, Pilli’nin açıkladığı bir rakam, “temaslı otellerinde temaslı sayısı 900”…

Bu ne demek? Sözde kapanma kararının bir işe yaramadığı demek.

Çeşitli kaynaklar, hala bir kişinin 15-20 kişi temaslısı olduğunu söylüyor.

Bu nasıl olabilir?

Bu kapanma sırasında hala bir kişi nasıl oluyor da 15-20 kişiyle temasta bulunabiliyor.

Demek ki, kapanmanın adı var, kendi yok…

Demek ki, kapanmanın gereğini yapmayan vatandaş, denetlemeyen devlet…

Her zaman söylerim, devlet vatandaşını kendine rağmen koruyacak. Vatandaşı için iyi olanı kural olarak geçirecek, uymayanı cezalandıracak. “Sen kendini korumazsan, ben seni zorla korurum” diyecek.

Ancak ne vatandaş kendini koruyor ne de devlet yapması gereken denetimi yapıyor.

Sonunda yine Sağlık Bakanı çıktı ve “Kapanma diye bir şey yoktur, hareket durmadı, ortada çok insan var, böyle kapanma olmaz” dedi.

Bunu söyleyen, bu saçma kapanma kararının altında imzası olan aynı kişi.

Üstelik “tam kapanma” kararının da altında imzası var…

Hem Bakanlar Kurulu’nda söz geçiremiyor hem istemediği kararların altına imza atıyor, sonra da çıkıp eleştiriyor.

Böyle bir hakkınız yok Sayın Pilli…

Hangisine inanıyorsanız onun arkasında duracaksınız. Siyasi gailelerinizle inanmadığınızı söylediğiniz saçma sapan kararlara imza atmayacaksınız. Atarsanız, ağlamayacaksınız. Siz muhalefet milletvekili değilsiniz. Olup bitenlerin sorumluluğundan kaçamazsınız. Saner ne kadar suçluysa, siz de o kadar suçlusunuz…

UBP milletvekili kendisi de bir hekim olan Faiz Sucuoğlu da isyan etmiş, “Ülkede nasıl bir sokağa çıkma yasağı var. Sokaklar araba ve insan dolu… Böylesi bir sokağa çıkma yasağının hiçbir anlamı yok” diyor.

Ama gelin görün ki, kararlarını ve uygulamalarını eleştirdiği birinin partisinde kalmayı sürdürüyor, hem de etkisiz bir şekilde. Sudan sebepler için, mesela atamalar için toplanan UBP MYK’sı, böyle ciddi hatalar yapılırken toplanmıyor. Partide ciddi sayıda bir kesimin “Saner yıpransın” diye sesini çıkartmadığını düşünüyorum. Ama bu bizi mahvediyor. Çünkü Saner’in doğru kararlar almayacağı ortada…

Hekimler onca işin gücün arasında feryat edip, yönetenlere seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Kapasite dolmak üzere, corona olmayanlar hastaneden uzak duruyor, ölüm vakaları artabilir diyorlar.

Şimdi bekleyin, yakında tam kapanma kararı çıkartacaklar. Yine gecikmiş olacak. Geçen ay patlama olduğunda 2 haftalığına kapatsalardı, bugünlere gelmezdik. Geciktirdikçe, hem sağlıkta hem ekonomide kayıpları artırıyorlar.

Böyle yönetimi düşmanıma bile dilemem…

 

 

YERİN KULAĞI VAR

ÜLKEYİ BİTİRDİNİZ:

O koltuğa oturduğu günden beri bilime kulaklarını kapatıp ısrarla “kapanırsak ekonomi biter” diyen Saner sonunda ülkeyi bitirmeyi başardı. Hoş, insan sağlığının önünde tuttukları ekonomide olumlu bir şeyler olsa yüreğim yanmayacak. Sayelerinde ne ekonomi kaldı ne sağlık. Ülke her geçen gün daha da kötüye gidiyor ama onlar hiç sıkılmadan hala daha çıkıp, ne kadar başarılı bir yönetim sergilediklerini söylüyorlar…

 

KAÇ SAATİNİZİ ALACAKTI?:

Tahmin etmiştik… Muhalefetle yapılacak toplantı ertelendi. Sanki erteleme lüksümüz varmış gibi. Gerekçe de hazır, Türkiye Dışişleri Bakanı’nın ziyareti. Bu ziyaret Başbakan’ın 24 saatini doldurur da. Saner’i ileride ertelemelerin şampiyonu olarak da anacağız. Hani “hemen erken seçim” deyip, ertesi gün caydığı gibi…

 

MUHALEFET TOPLANTISI GÖSTERMELİK: Muhalefetle ertelenen toplantı da bugün yapılıyor, ekonomik paket de bugün açıklanıyor. Demek ki, muhalefeti dinlemeyecekler bile. Her şey hazır olduğuna göre. Madem bildiğinizi okuyacaktınız, ne toplantıya açğırdınız? Ben eminim muhalefetin özellikle ekonomik paket konusunda önerileri vardı. Daha toplantı yapılmadan dalga geçtiler.

 

CANINIZA KASTINIZ MI VAR:

İnsanları bu virüsün öldürdüğüne nasıl inandıracağız bilemiyorum. Başbakana göre “acil ihtiyaçlar dışında sokağa çıkmak yasak”. Halbuki durum tam tersi, sokaklar normal zamandan çok daha kalabalık. Günlük vaka sayısında 100 bandına ulaştık, bu gidişle hastaları yatıracak yatak bulamayacağız. Tamam bu hükümet aldığı saçma sapan kararlarla işi çığırından çıkardı, sizi düşündüğü falan yok ama, oturun evinizde be kardeşim, canınıza kastınız mı var…

 

HIZLA SONA YAKLAŞIYORUZ:

Acil Durum Hastanesinin yatak sayısını takip eder olduk toplumca. Ne acizlik, ne çaresizlik. Görünen o ki, özellikle dün ve bugün katlanan sayılarla, dolacak. Ya Sonra? Sanki büyük bir marifetmiş gibi, Devlet Hastanesi’ni yine pandemiye çevirecekler. Bir süre de öyle oyalanacağız. Hiç umut yok. Bu kafalarla sona yaklaştık…

 

AŞI NEREDE?:

Kapanmaya karşı olan iş çevreleri, “kapanma yerine aşı” diyor. İyi güzel söylüyorlar da aşı nerede? Gelen sayı ortada. Arkası nasıl gelir, ne zaman gelir, elimizde olan bir şey değil. Keşke şu aşılar dağıtılmaya başlandığında, iş adamları o zamandan bir girişim yapsalar, aşıyı getirmek için bir finans kaynağı oluştursalar, devletin karşısına böyle bir planla çıksalardı. Şimdi söylemesi kolay…

 

FOTO GÜNDEM: Güney Kıbrıs yeniden açılma kararı alırken, en büyük silahı, hızlı test. Ada çapında 17 merkezde sürekli hızlı test uygulaması yapılıyor. Önümüzdeki hafta açılacak işyerlerinin çalışanlarının hızlı testlerinin negatif olması zorunluluğu getirildi. Uygulamayı çiğneyenler 300 Euro ceza ödeyecek. Vakaların patladığı yerlerde hem en hızlı hem en ucuz yöntem hızlı test. Ne yazık ki, biz bundan çoktan vazgeçtik.