Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

DEBELENMEK

Doğru mu gerçek mi bilmiyoruz, dünya eskisinden daha hızlı dönüyormuş, bu yüzden zaman hızlı geçiyormuş.

40-50 sene öncesinin zaman akışı ile şimdiki zaman akışı aynı değilmiş.

Günümüzde “zaman ne çabuk geçiyor” gibi sızlanmaların ardında yatan gerçek buymuş…

Bilim insanları 24 saatte tamamlanan bir günün, 0,5 saniye gerilediğini söylüyorlar…

Bilimsel görüşlere kulak vermek gerekir fakat söz konusu kısalma milisaniyelerle ifade edildiğine göre, dünyanın oluşumundan günümüze ne kadar zaman geçmişse, herhalde bir o kadar zamana daha ihtiyaç duyulacaktır, zamanın çok daha kısalması için.

24 saatlik bir günün 0,5 saniye kısalması dünyada pek fark etmiyor ama uzayda mesai harcayanlar için önemli.

Konu ile ilgili bir haberde şöyle deniyor:

“Bu çok ufak bir fark olarak görülse de özellikle uydular ve iletişim ekipmanları Ay, Güneş ve diğer yıldızların konumlarına bakılarak belirleniyor ve Güneş zamanı ile hizalanan gerçek zamana dayanıyor.

Bu nedenle milisaniyelik farklar bile bilim insanları için oldukça önemli.”

50 yıl önce günler, haftalar ve yıllar geçmek bilmezmiş gibi gelirdi insana.

Bunun nedenini tama zamanlı bir günle izah etmek mümkün mü?

Alt tarafı günümüzdeki fark 0,5 saniye.

Eskiden okula başlayanlar için eğitim yılı bitmeyecekmiş gibi gelirdi.

Eğitim yılları bir yana, yaz aylarındaki öğle vakitlerinde zaman durur akmazdı sanki.

Öte yandan kış geceleri ne biter ne tükenir gibiydi.

Bir kahvehaneye vakit öldürmek için gidenler, sanki kahvehanede yıllanırlardı.

Bir memurun dirsekleri gerçekten de çürürdü çalışma masalarında; mesailer hiç bitmeyecekmiş gibi gelirdi çalışana.

Zaman uzunmuş gibiydi halbuki gün yine 24 saatti…

Yapılacak işlerin, meşguliyetlerin, hobilerin ve zevklerin, eğlenmenin, bir yerlere seyahat etmenin çok kısıtlı olduğu o dönemlerin koşullarından kaynaklanıyor olsa gerekti zamanın duruyormuş gibi algılanması.

Bisikletli bir hayatta zaman ne kadar hızlanabilirdi ki?

Herkesin mücahit olduğu bir dönemde; vakitler bir nöbet kulübesinde nasıl çarçabuk geçebilirdi ki?

Başka ülkeleri bilmeyiz ama,

Şu virana kent Lefkoşa’da ne Taksim sahasında ne Yusuf Kaptan sahasında oynanan futbol müsabakaları bile hızlandıramazdı zamanı.

Zaman her şeyi yapmaya yeterdi, fakat yapılacak çok şey yoktu…

Günümüzde 0,5 saniyelik kısalma algılanamaz.

Ama günler gerçekten kısa, haftalar da, aylar da, yıllar da ve ömür de.

Niye?

Her şey için debelenmekten…