Ülke tarihinin en zor günlerinden geçiyor.
1963-1964 ve sonrası direnişleri hatırlatıp da “o günlerdeki gibi toplumsal dayanışma içinde olmalıyız” diyen çok sayıda insan var.
Toplumsal direniş günlerinde birlik olmayı, fakirliği ve sefaleti bölüşmeyi, elde silah ailesini ve toplumunu korumayı beceren bu halk bu kez bela bir virüsle boğuşuyor.
Tek korunmanın izole olmak, ve kapanıp saklanmak olduğu daha birkaç ay öncesine kadar bunu yaparak ayakta kaldığı günler geçirdik.
Dünyadan değişik bir şekilde olarak başarılı da olduk.
İngiltere’de yüzlerce kardeşimiz bu lanet virüs yüzünden ölürken ve çaresiz bir şekilde bekleşirken biz, sıfır virüs, sıfır vakalı günleri de gördük.
Kendi küçük ortamımızda, korunarak ve sabrederek virüse karşı aşı bulunmasının ve tüm halkın aşılanarak bu belanın def edilmesinin şartlarını da oluşturduk.
Fakat, kazandıkları “tatlı” paraları kaybeden bir kısım aç gözlülerin baskısıyla, hükümet edenler, vahim hatalar yaptılar.
“Ekonomi çökecek” korkutmasına kandılar.
Karantinasız girişlere izin verdiler.
Kara, deniz ve hava limanlarını yeterince denetlemediler.
Uzmanların görüş ve önerilerini göz ardı ettiler.
Şimdi geldiğimiz nokta nedir bilir misiniz?
Tam bir vehamet…
***
Bakanlar Kurulu artan vaka sayısı karşısında Lefkoşa ve Girne’de kısmi kapanma kararı aldı.
Halbuki, uzmanlardan oluşan Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi ısrarla “tam kapanma” yapmalıyız diyordu.
Aç gözlü çevrelerin baskısı altında olan hükümet “kısmı kapanma” ile bu çevreleri memnun edeceğini sandı.
Fakat sandığı gibi olmadı.
Vaka sayısında tam bir patlama yaşandı.
Son 24 saatte pozitif vaka sayısı 90’a çıktı.
Virüs ile mücadele eden doktorlar “sağlık sistemimiz çökmek üzeredir” diye yüksek sesle uyarılarda bulunmaya başladı.
Yoğun bakım servisi kırmızı alarm verdi.
Mart’tan beri geçen süreçte sağlık servislerine hemşire bile alamayan bakanlık adeta çuvalladı.
Genç ölümler başladı.
***
Şimdi ne yapmak gerekiyor biliyor musunuz?
“Sağlık mı ekonomi mi” tartışmasını sürdürmek isteyen paragözleri susturmak gerekiyor.
Sağlığımız elden gidiyor ve insanlarımız ölüyor.
Eğer radikal tedbirler alınmazsa da ölümler artacak.
Sağlık olmazsa geri kalanların ne önemi var ki.
































